Av. Koray Uymaz: “Edirne’yi dünyanın imrendiği, belediyenin halkını kucakladığı bir şehir haline getirmek için projelerimizle hazırız.”

Av. Koray Uymaz: “Edirne’yi dünyanın imrendiği, belediyenin halkını kucakladığı bir şehir haline getirmek için projelerimizle hazırız.”

Av. Koray Uymaz: “Edirne’yi dünyanın imrendiği, belediyenin halkını kucakladığı bir şehir haline getirmek için projelerimizle hazırız.”

Av. Koray Uymaz: “Edirne’yi dünyanın imrendiği, belediyenin halkını kucakladığı bir şehir haline getirmek için projelerimizle hazırız.”

Kendinizi tanıtırmısınız?

Av. Koray Uymaz: Öncelikle Edirne halkının ve ilimize gelen yerli yabancı misafirlerimizin, bütün insanlık ve İslam âleminin savaştan, zulümden ve katliamlardan azade nice yıllara ulaşmasını diliyorum. 1973 Edirne doğumluyum. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezunum, 20 yıldır Edirne Barosu’na kayıtlı olarak avukatlık mesleğimi sürdürüyorum.

AK Parti’nin Edirne İl kurucu üyelerindenim. AK Parti Edine Merkez İlçe ve İl başkanlıkları görevinde bulundum.

3 dönem Edirne Barosu yönetim kurulu üyeliği ve saymanlığı görevlerini de yaptım, pek çok sivil toplum kuruluşunda yönetici olarak görev aldım.

Evli ve bir çocuk babasıyım. Edirne’nin sorunlarını ve çözümlerini Edirne halkı ile birlikte tespit ettim. Ak Parti Edirne Belediye Başkan adayıyım ve bu sorunları iktidarın da desteğini alarak sadece çözebilirim. İnşallah Edirne’mizi hak ettiği yerlere taşıyacağız.

Size göre Edirne’nin öncelikli sorunları ve çözümleri nelerdir?

Av. Koray Uymaz: Edirne, hiçbir şekilde hak ettiği yerde değil. Edirne’nin her manada sorunları, eksikleri var. Edirne’nin en acil sorunu altyapıdır.  Öncelikli hedefimiz altyapı sorununu çözmek. Şehrin bina, taş, toprak, imar, çöp, çukur, çamur, kanalizasyon, su gibi temel kelimelerle anlatılabilecek sorunları var. Ak Parti’nin Türkiye genelinde belediyecilik noktasında ne kadar başarılı olduğu yönettiği belediyelerde yaptığı işlerle ortada. Bunlar Ak Parti belediyeciliğinin kriterleri. Bizim de temel hedefimiz belediyecilik hizmetlerini insanımız ile paylaşarak planlamak. Yaşlılarımızın, engellimizin, gençlerimizin, esnafımızın katılımı ile belediye hizmetlerini uygulayacağız. Edirne’miz, Sinop ve Kastamonu’dan sonra yaşlı nüfus bakımından nüfusuna oranla Türkiye’de ilk 3 sırada yer alıyor.  Edirne’nin %13.54 ’ü 65 yaş ve üzeri yaş grubunda. 2018 yılı verilerine göre 406.855 olan il nüfusumuzun 55.094 kişisini 65 yaş üzerindeki insanımız oluşturuyor. Üniversitede okuyan gençlerimiz olmasa tamamen yaşlı şehri olacağız. Belediyecilik olarak temel prensibimiz, yaşlı bireyleri kendi bulundukları sosyal ortamda desteklemek olacaktır. Bunlara evinde hizmet, kendi sosyal ortamından koparmadan sosyal yardımı ayaklarına götürmek temel hedefimiz.

Bizim bakış açımız insanımızın yaşam biçimi ve düşünce özgürlüğüdür. Toplum kurallarına aykırı olmamak şartı ile davranış özgürlüğüdür. Yani yediği, içtiği, giydiği, rengi, dili, inancı ve düşünce biçimi ne olursa olsun herkesi eşit ölçüde kucaklamaktır. Herkes inancını yaşayabileceği mutlu bir Edirne istiyoruz. Çocuklarımızın eğitimlerini üst seviyeye çıkartacak imkanları hazırlamak istiyoruz. Dar gelirli mahallelerde oturan çocuklarımızı eğitim konusunda desteklemek, etüt merkezleri ile onları hayata hazırlamak, ellerinden tutmak istiyoruz. Çocuklarımızın geleceği eğitimden geçiyor. Eğitim seviyesini yükseltmek durumundayız. Bu mahallelerde merkezler oluşturmak noktasında projelerimiz var. Uzman ekiplerimizin hazırladığı çok ciddi projelerimiz var. Sadece bu konuda değil, ulaşım noktasında, otopark noktasında, turizm konusunda, tuvalet konusunda, pazar yeri konusunda, temiz çevre konusunda, millet bahçesi konusunda çok ciddi çalışmalar yapacağız.

Nehirlerimiz konusunda da çalışmalar yapmak zorundayız. Edirne işgaller öncesinde Londra, Paris, Napoli’den sonra dünyanın en büyük dördüncü şehri idi. İnsanlık ve uygarlık tarihine yön veren Edirne’miz bunu biraz da nehirlerine borçlu idi. Su medeniyet ve uygarlık demektir. O dönemde nasıl ki gondollar ile saltanat kayıkları ile bu nehirlerimizde gezinmiş isek, etrafında kasırlar, insanlar için mesire yerleri oluşmuş ise bizler de Edirne’de aynı ortamı mutlaka yaratmak istiyoruz. Bunu belki millet bahçesi adı altında yapacağız ama şunu herkes bilmeli ki Edirne bu mezbelelikten, çöpten kurtulacak. Öncelikli hedef altyapı. Eğer altyapı sorunlarını halledersek, gerisi zaten gelecektir. Ama en büyük amacımız insanımıza hizmet olacaktır. İnsanların ayağına hizmet götürmek, sosyal belediyecilik yapacağız. Gencimizle, yaşlımız la, çocuğumuzla, bakıma muhtaç insanımız ile tüm Edirne’nin yanında olacağız. Amacımız bir arada olmak…

Edirne’nin her mahallesi bir kültür, her mahallesi bir değer. Her mahallemiz için hazırladığımız ayrı projeler var. Bunun dışında esnaf ile ilgili sorunlarımıza yönelik çözümlerimiz, sanayi sitesi ile ilgili çalışmalarımız var. Sanayi sitesindeki arkadaşlarımızın talepleri doğrultusunda gerekli çalışmaları yapıyoruz. Kaynakçı ile LPG tamircisi yan yana duruyor. Bu hoş değil. İki eli ile çalışan ustamızın yanında galerici çalışıyor. Bu ekonomik anlamda kira konusunda küçük esnafımızı zora sokuyor. Bunları değerlendiriyoruz. Farklı farklı yerlerde toplanmaları için çalışmalar yapıyoruz. Yağmur yağıyorsa sanayi içinde gezmeniz mümkün değil. Buradaki altyapı sorununu da çözeceğiz. Bunun dışında hurdacıların da sıkıntıları var, onların da belirli bir yerde toplanması gerekiyor. Eski Sanayi Sitesinin çevre güvenliğinin sağlanması konusunda sıkıntılar var. İstihdam konusunda çok ciddi çalışmalar yapılması için projelerimiz var. Eski çöplüğün olduğu yeri de mesire alanı haline getirmek istiyoruz. Balon binasını turizme kazandırmak istiyoruz. Asker hastanesini canlandırmak, tarihi dokuyu tekrar yaşatmak istiyoruz. Burası şehit yakınları ve gazilerimiz için rehabilitasyon merkezi ve sosyal tesis olarak hizmeti verebilir. Çok alanda kullanıma müsait. Otopark sorunumuz olmazsa olmaz, bunu da çözeceğiz. 40-50 araçlık projeler bizi kurtarmaz. Edirne’ye 3000-4000 araçlık projeler gerekiyor. Bunun için 25 Kasım Stadyumun bulunduğu yere, altında ki, tarihi dokuyu bozmayacak şekilde, otopark yapmak istiyoruz. Kervansaray’ın altındaki alana, Set boyundaki eski kerestecilerin bulunduğu yerde otopark olarak değerlendireceğiz. Her şekilde bu sorunu çözeceğiz. Cumartesi pazarı yağmurlar dolayısıyla çöktü. Burayı komple yıkıp, altını kapalı otopark, üstünü de modern bir Pazar yeri yapmak istiyoruz. Meteorolojinin olduğu yere otopark yapılması projelerimiz arasındı. Karaağaç bölgesinde açık bir halk pazarına ihtiyacımız var. Belki orada dünyanın en güzel fasulyesi, biberi, patlıcanı yetişiyor. Orada bir konserve fabrikasına yönlendirme, kooperatifleşme ile insanların ürettiklerini değerlendirmek konusunda projelerimiz var. Edirne için, çocuklarımız için, geleceğimiz için bu yola baş koyduk. Edirne trafik sorununu da çözmek zorundayız. Birçok yerde baktı çıktıya ihtiyaç var. Bu konuda projelerimiz var. Ulaşım sorunun kökten çözeceğiz. Şu an çevre yollarımız açıldı ama HillyHotel’in, Lalapaşa, Süloğlu istikameti ile kesiştiği noktada her gün yoğun trafik oluşuyor. Bu sorun her geçen gün artıyor ve artmaya devam edecek. Sırt bölgesinde bir alt geçit ile kuzey-güney yönü tamamen araç beklemeksizin hızlandırılabilir. Bunun gibi şehir merkezinde de Trakya Birlik gibi, İstasyon kavşağı gibi, Tıp Fakültesi gibi alanlarda gerek üst geçitler ile gerekse battı çıktılarla trafiği rahatlatacak projelerimiz var. Edirne halkı isterse, Edirne’ye turizm amacıyla gelen otobüsler, Edirne girişinde bir noktada toplanarak oradan insanların servis aracılığıyla Edirne’nin her noktasına ulaşacağı, bu arada çayını kahvesini içip, dinleneceği bir sistem de düşünüyoruz. Belediye olarak o noktadan esnafın, alış veriş merkezlerinin, açık pazarların, tarihi, kültürel, turistik alanlarımızın her noktasına servisler koyarak insanlarımızı taşıyacağız.  Badem ezmesi,  ciğer, mis meyve sabunu satan esnafımızın yanında tüm esnafımızın kazanç sağlayabileceği projeleri geliştiriyoruz. Şu anda kullanılan Edirne Belediye Başkanlığı binasını Atatürk Müzesi yapacağız.

Edirne bir turizm kenti. Size göre Edirne’nin turizm konusunda eksikleri nelerdir?

Av. Koray Uymaz:  Edirne’de onarılmayı bekleyen koruma altındaki binalar, zamanın acı kuvvetine mağlup oluyor. Osmanlı İmparatorluğu’na 92 sene baş şehirlik yapan, her gün binlerce turistin ziyaret ettiği Edirne’de, birçok tarihi eser bulunuyor. Osmanlı’dan izler taşıyan şehirde, sivil mimarlık örneği 535 yapı bulunurken, ibadethane, idari binalar, askeriyeler, mezarlıklar, abideler ve kalıntılar olmak üzere toplam bin 355 adet tarihi eser mevcut… Tarihi eser zenginliği bakımından dünyada Floransa’dan sonra 2. sırada yer alan Edirne’mizin, başta Kaleiçi ve Karanfiloğlu semtleri, Eski İstanbul Caddesi olmak üzere birçok mahallesinde bulunan özel mülkiyete ait binalar, koruma altına alındıktan sonra, kendi haline terk edilirken, bazıları da henüz onarımına başlanmadan ağır ağır çöküyor. Bugün Edirne turizmini başta Bulgarlar, sonra Yunanlar ihya ediyor. Yabancı turistin Edirne ekonomisine çok büyük katkısı var. Şunu söylemeye çalışıyorum turizm dendiğinde alışveriş ve inanç turizmi akla gelmemeli. Örneğin, Kaleiçi’ndeki evlerin durumunu düşünelim. Turizme kazandırılırsa Edirne için muhteşem olur. Avrupa’da hemen hemen her şehrin bir oldtownu yani eski şehri var. Turistler özellikle onu görmeye gelirler.

Kaleiçi Edirne’mizin ‘Eski Şehri’  Birkaç proje ile bu ruh kazandıracağız. Bunun için ilk etaptaki evleri belirlenerek, rölöve ve restorasyon projeleri hazırlayacağız. Bunun için Belediye bünyesinde Proje Ofisi oluşturacağız. Bununla ilgili Türkiye’de Göynük, Beypazarı, Mudurnu, Safranbolu,  Odunpazarı, Ankara Hamamönü örnekleri var. Kültür Bakanlığı, Trakya kalkınma ajansı, AB Projeleri finansman sağlamanın dışında Girişimcilerimize, Edirne’mizin turizm elçisi olan çiğerci, mis meyve sabuncu,  badem ezmecilere tahsis edilmek suretiyle, Yap İşlet Devret Modeli vasıtasıyla bu tespit ettiğimiz evler bitirilip, Turizme kazandıracağız.

Üç Şerifeli Cami’nin arka tarafında kalan Karanfiloğlu semtinde de durum aynı. Şehrimizin görsel açıdan kötü durumda olduğu ortada. Şehir yapılanmasında estetik gözetilmemiş. Sadece bina yapılıyor, sosyal aktivite yapacağınız alanlar oluşturulmuyor. Turizm konusunda öncelikle tanıtım şart. Bunun için de öncelikle kendi insanımıza Edirne’yi layığı ile tanıtmak zorundayız. Edirne Floransa’dan sonra kilometre kare başına en çok eser düşen şehir. Fatih Sultan Mehmet’in doğduğu ilde yaşıyoruz ama bunun idrakinde değiliz. Sarayiçi şu anhak edildiği yerde değil, Kırkpınar güreşlerimiz bir panayırdan daha sıkıntılı hale geldi. Fatih’in doğduğu sarayın hemen başındaki Yeni İmaret Mahallesini düşünelim. Yeni İmaret Mahallesi aslında hem Tunca nehrinin geçtiği bir yer, hem de Edirne sarayının ve Edirne saray çalışanlarının bulunduğu bir yer. Oraya baktığımızda Osmanlı Saray Mezarlığı var ama maalesef ki neredeyse yok edilmiş. İçine bakıldığında Maksut Baba gibi, Aşçı Yahya Baba gibi Osmanlı alimlerinin bulunduğu bir saray mezarlığından bahsediyoruz. Hemen yanına baksak,16.yüzyılda yapılmış şifa hanemiz, Beyazıt Külliyemiz, bugünkü haliyle sağlık müzemiz var. Avrupa’da akıl hastaları içinde cin var, şeytan var diye türlü eziyetlere maruz kalırken, şifa hanemizde musiki ile su sesi ile psikolojik rahatsızlıkların tedavi edildiğini biliyoruz. Edirne bu yönü ile 1500’lü yıllardan itibaren bir sağlık merkezi aynı zamanda. Burada zamanın en büyük tıp adamları yetiştirilmiş. Ancak şu anki haline bakıyoruz, orada araç park edecek yer bile yok. Biraz daha yukarıya çıkacak olursak Edirne sarayının üst noktasında Kapalı cezaevi olarak kullanılan yer, hemen padişahın sarayının bitişiğinde olan yerden bahsediyorum. Sarayı ve padişahı koruyan ordunun kışlası burası. Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusunun kışlası eskiden burada bulunurmuş. Eskiden kışla olarak kullanılan bu yer, maalesef dökülmek üzere. Buradaki cezaevi yeni yerine taşındıktan sonra bir şekilde turizme kazandırılmalı. Orada 30 dönümlük bir arazi var. İçine ne isterseniz yaparsınız. 1000 yataklı bir otel konumuna dönüştürülebilir. İstihdam konusunda katkı sağlayacağı gibi Edirne’mizin konaklama sorununa da çok ciddi bir çözüm olur. Bunun dışında, Kırkpınar dönemi dışında, yaz dönemi dışında kongre turizmi açısından da kullanılabilir. Yapılacak tüm kongrelerimiz yer olmadığı için ya Antalya’da ya da Afyon gibi illerde yapılıyor. Biz bunu burada, Edirne’de yapmak zorundayız ki insanlar Edirne’yi tanısın, buraya gelsin. Bir başka konu da zamanın bin yataklı askeri hastanesi, zamanında Balkan Savaşlarında, Çanakkale Savaşlarında yaralananların tedavi edildiği, Doktor Rıfat Osman Bey’in başhekim olduğu bin yataklı askeri hastanemiz var. Muazzam mükemmel bir bina ve 19.yüzyılın en büyük hastanesi. Yani o dönemde de Edirne, Balkanların sağlık merkezi. Aynı zamanda Karaağaç bölgesinde de büyük bir askeri hastanemiz var. 1000 yataklı askeri hastanenin taşları birer birer sökülüyor, maalesef bir tarih yok oluyor. Bunları kurtarmamız gerekiyor. 1000 yataklı askeri hastanemizin yanında da Çanakkale ve Balkan Savaşlarından gelip tedavi edilen, tedavi esnasında şehit olup, defnedilen, Türkiye’nin ikinci büyük şehitliği mevcut. Hemen biraz altında maalesef kara yollarının bir dönem tuz deposu olarak kullandığı, bir dönem bazı insanların hayvan baktığı, maalesef bir dönem yağmalanan balon binamız, zeplin binamız var. Balkan Savaşlarında, Almanlarla beraber inşa edilmiş. Düşmanın ilerleyişini görmek için balo uçurma faaliyeti yapılmış ancak zamanında helyum gazı yeterli olmadığı için bir defa uçurulmuş bir daha da kullanılması mümkün olmamış. Ama öyle mükemmel, öyle tarihi bir bina şu an kaderine terk edilmiş durumda. Edirne’mizin her yeri tarih, her yeri kültür. Saraçhane köprüsünden geçmeye kalksanız, taşlar, köprüler o kadar kötü durumda ki araçlar geçemeyecek durumda. Taşlar erimiş, korkuluklar devrilmiş. Saraçhane köprüsünün durumu ortada! Yıldırım, Yeni İmaret bölgesinde oturan vatandaşlarımızın özel araçları yoksa toplu ulaşım tercih etmiyorlarsa, yürüyerek, karanlıkta buradan nasıl geçecekler? Bu köprülerimizin acilen bakımının yapılması, ışıklandırılmasının yapılması gerekiyor. Gece yaya gidecekler için can güvenliğini tehdit eder durumda.

Edirne’ye gelen turist sayısının üç milyon küsur olduğu ifade ediliyor. Bunları nicelik olarak değil, nitelik olarak değerlendirelim. Transit geçiş yapanlar da bu hesaba dahil nitelikli turist istiyoruz. O yüzden çalışmalarımız bu noktada yoğunlaşacak. Sadece ciğerci ile badem ezmesi ile turizm yapılmaz. Bizler Edirne’ye gelen turistlerin ciğerciye, badem ezmecisine uğrayarak buradan ayrılmasını istemiyoruz, burada konaklamasını da istiyoruz. Edirne’ye ekonomik katkı sağlayacak projelerimiz var.

Edirne Kaleiçi bölgesinin de eskisi gibi ihtişamlı olmasını istiyoruz, o bölge hak ettiği değeri görmeli ve tarihi evlerin yenilenmesi ile daha fazla turist çekmeli. Edirne’de turizm dendiğinde akla gelen yerlerden birisi olmalı. Edirne’nin her yeri tarih, Edirne’nin her yeri müze… Kaleiçi’ndeki evlerimizin yıkılmasına izin vermeyeceğiz, onları ayağa kaldırmak için uğraşacağız.

Çocuklarımıza emanet bırakacağımız Edirne’mizi hak ettiği yere taşımak, insanımızın gönlüne girmek, Edirne’mizi birlikte yürütmek için bu yola baş koydum. İlimizi sahip olduğu değerler ile herkesin imrenerek baktığı, ülkemizin ve Dünya’nın göz bebeği olan bir şehir haline getirmek için projelerimizle hazırız. Biz ideoloji, felsefe için değil hizmet için Edirne Belediye Başkanlığı yapacağız. Bunun için Edirne Halkının oylarını alcağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: