Av. Süleyman Ferhatoğlu: “Edirne’mizde Kırkpınar’ın heyecanını göremedik. Etkinlikler fazlasıyla sönük geçti.”

Av. Süleyman Ferhatoğlu: “Edirne’mizde Kırkpınar’ın heyecanını göremedik. Etkinlikler fazlasıyla sönük geçti.”

  • Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Süleyman Ferhatoğlu. Bir yıl evvel bugünlerde sizinle yine bir röportaj gerçekleştirmiştik. Bir yıl içerisinde Edirne’de neler değişti?

Av. Süleyman Ferhatoğlu: Maalesef Edirne’de olumlu manada değişen bir şey yok. Olumsuz manada ise yerel seçimleri CHP’nin kazanmasını söyleyebiliriz. Edirne’de belediyecilik manasında en çok mağdur olan bölge Kocasinan Mahallesi; Kocasinan Mahallesinin, belediye seçimlerinde yine CHP’ye oy verdiğini gördük. Bu bizi üzdü. İnsanlar belediye seçimlerinde siyasi gözlüklerini çıkartmadan oy veriyorlar. Yerel yönetim seçimlerinde siyasi ideolojilerin etkili olmaması gerektiğini defalarca söyledik. 15-20 senedir Edirne’yi CHP yönetiyor ama bir arpa boyu yol gidemedi. Belediye meclisinde de ağırlık CHP’de. Bu durum da bizi elbette üzüyor. Edirne halkının bu seçiminin ceremesini çekeceğini düşünüyorum ama her ne olursa olsun Edirne seçmeninin kararlarına saygı duyuyoruz.

  • Şehrimizde 658. Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve etkinliği yapıldı. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz?

Av. Süleyman Ferhatoğlu: Bu konuda geçmiş yıllarda yaşanan sıkıntılar aynen devam etti. Edirne’mizde Kırkpınar’ın heyecanını göremedik. Etkinlikler fazlasıyla sönük geçti. Eskiden Kırkpınar heyecanını bütün şehir yaşıyordu. Artık bunu göremiyoruz. Yalnızca Edirne halkının dahi yeterli ilgiyi göstermediği büyük bir panayır var. Şehirde Kırkpınar etkinliğinin olması dolayısıyla herhangi bir düzenleme yapılmadığını da görüyoruz. Yol düzenlemesi, otopark düzenlemesi konusunda herhangi bir önlem alınmadı. Yine reklam konusunda da oldukça çok eksiğiz. Bu dünya mirasını, bu ata sporumuzu dünyaya tanıtamıyoruz. Tanıtamadığımız için de sponsor faaliyetleri eksik kalıyor ve maalesef etkinlik Türkiye sınırları içerisinde bile gereken önemi görmüyor.

  • Geçtiğimiz yıl yaptığımız röportajda Kaleiçi’nin eski ihtişamına kavuşturulamadığını söylemiştiniz. Bir yıl içerisinde Edirne’de değişen bir şey olmadı?

Av. Süleyman Ferhatoğlu: Yaptığım gözlemler çerçevesinde daha da geriye gittiğini söyleyebilirim. Belediye kendi içerisinde kurumsallaşma ve değişime gidemediği için bir arpa boyu yol gidemiyoruz. Önce bu kadrolarda değişme gitmek gerekiyor. Hala Kaleiçi bölgesindeki tarihi konaklar ve evler ile ilgili adım atılmadığını görmek bizleri üzüyor.

  • Süleyman Bey, siz belediye başkanı olsaydınız bu sorunlarla alakalı ne gibi önlemler alır, ne gibi icraatlar yapardınız?

Av. Süleyman Ferhatoğlu:  Öncelikle şunu söylemek istiyorum, benim şahsi olarak hiçbir makam veya mevkide gözüm yok. Allah için Türk Milliyetçiliği adına MHP Edirne İl Başkanlığı görevini imkanlar dahilinde en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum. Ben değil, benim mantığım Edirne Belediye Başkanı olsa idi, kıt kaynakları en iyi şekilde kullanmaya çalışırdım.

İlk önce Edirne Belediyesinde idari personel değişikliğine ihtiyaç var. Başarısız daire Müdürlerinin sadece bir süreliğine yerleri değiştiriliyor. Yıllardır Edirne Belediyesini aynı kadro yönetiyor. Belediyenin idari personelini değiştirip, uzman kişilerle çalışırdım. Bu da iktisadi olarak bir rahatlık yaratırdı ve idari kadro dışında çalışan insanlara rahatlıkla para verilirdi. Kaynaklarımızı doğru kullanmak temel hedefim olurdu. Potansiyelimizi harekete geçirmek en önemli işimiz olurdu.

Eğitim ile ilgili de sorunlarımız var. Türkiye çapında, ÖSYM’nin yaptığı sınavlarda ilk üçe, dörde giren şehrimizin, bugün 45-50 bandında olduğunu görüyoruz ve bu bizi üzüyor. Buradan hareketle okullarımızdaki kalitenin ve eğitimci kalitesinin düştüğünü söylemek mümkün. Bana göre Edirne belediyesi, çocuk ve gençlerin eğitiminden, gelişiminden de sorumludur. Öğrenciler için kurslar açılmalı, belediye cüzi miktarlar ile öğrencilere ders vererek, çocuklarımızın gelişimini sağlamalı. Ben olsam bunu yapardım. Ben olsam muhakkak bu işlere de el atardım.

Bir başka konu da Edirne’nin turizm ile imtihanı. Turizm imkânlarını geliştirmek gerekiyor. Bunun da yolu reklamdan geçiyor. Reklam için ayrılan bütçeyi arttırarak, bilhassa sosyal medya ve sanal âlemde Edirne’nin tanıtımlarını arttırıp, Edirne’ye gelen turist sayısını arttırmak önceliğim olurdu.

Toplu taşıma da şehrimizin kanayan yarası. Edirne’de toplu taşımayı daha nitelikli, daha alternatifli bir hale getirmek gerekiyor. Bu konuda da çalışmalarım olurdu. Belki de en önemlisi ben belediye başkanı olsam halkımıza dokunur, devamlı onlarla buluşurdum. Bana göre belediye başkanımızın en büyük olumsuz tarafı bu. Halkla buluşmuyor, insan içine çıkmıyor. Belediye başkanları her daim halkın içinde olmalı. Ben böyle bir belediye başkanı olmaya gayret ederdim.

Altyapı meselesi hepimizin malumu zaten… Bakın ben TED kolejinin arkasında oturuyorum. O bölgedeki yollar berbat durumda. Borular patlamış, yollar sıkıntılı, kanalizasyon sistemi berbat… Buraya bir sürü çocuk gelecek, okulları burada. Bunu da unutmayalım. 2000 kişinin yaşadığı bu bölgede altyapı gibi en temel ihtiyaç bile yerine getirilemiyor. Edirne belediyesi, oradan-buradan kredi bekleyeceğine, bu sorunları kendi imkanları ile halledebilir diye düşünüyorum.

Yine konuşmamın başına geleceğim. Az, kıt kaynaklar ile çok güzel şeyler yapmak mümkün diye düşünüyorum. Yeter ki bütçe ayarlaması iyi yapılsın.  Bakın çocuk müzesi yaptık. Ben kötü olmuş demiyorum elbette ama o bütçelere çok daha iyisi yapılabileceği gibi, o bütçe ile altyapı sorunlarımızın hemen tamamını halletmek mümkün.

Önceliğimiz temel ihtiyaçlar olmalı. Edirne hala altyapısız bir şehir. Bu utanç hepimize yeter. Bakın çukur açıyorlar, kapatmıyorlar. Üstüne üstlük o bölgelere imar için belediye ruhsat veriyor. O bölgeyi imara açıyorsanız, oraya ruhsat veriyorsanız, oranın altyapısını yapmak zorundasınız. Az evvel TED Koleji ve civarından örnek verdim. Oraya yaklaşık 1000 çocuğumuz gelecek. Yazık değil mi? Bu ruhsatlar veriliyorsa altyapı da yapılmak zorunda.

  • Havsa bölgesini de değerlendirmenizi rica ediyoruz.

Av. Süleyman Ferhatoğlu: Havsa’ya yeni bir yönetim ve genç bir başkan geldi. Göreve geldiği günden beri kıt kaynaklarla mücadele ediyor. Havsa nüfusu 1990’lı yılların başında 9500 civarında iken şu an Havsa nüfusu 8000. Gençlerin hepsi göç ediyor. Bunun da temel nedeni işsizlik. Havsa için umutlu olmamız için sebepler de yok değil. Havsa’da bir organize sanayi bölgesi yapılması ve gümrük açılması gündemde. Orası açılırsa 4000 kişilik bir istihdam alanı oluşacak. Elbette ki bu bütün Edirne’ye faydası olacak bir çalışma. Edirne’nin mahallesi olarak nitelendirebileceğimiz Havsa maalesef köy gibi kaldı, çiftçilik ile yetinmeye çalışıyorlar. Birkaç tekstil firması hariç insanları Havsa’da kalmaya ikna edecek bir çalışma alanı mevcut değil.

Havsa bugüne kadar iyi yönetilmediği için Havsa halkı yönetimi değiştirdi. Bu bağlamda Havsa’da yaşayanlar, Edirnelilere göre daha bilinçli diyebilirim. İnsanlar Havsa’da partiye değil hizmete bakarak karar verdiler. Keşke Edirne halkı da öyle yapsaydı.

Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan partimizi ziyaret edeceğine dair haber gönderdi. Bekliyoruz. Geldiğinde Edirne’nin daha iyi konuma gelmesi için sorunlar hakkında ki çözüm önerilerimizi kendisine aktaracağız. Biz yine de Edirne için çalışmaya ve Edirne’ye katkı vermeye, Edirne halkına yardımcı olmaya gayret edeceğiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: