Ayasofya’nın cami olması Yunanistan’ı çıldırttı! Atatürk’ün Selanik’teki evi için iğrenç teklif ve Türk mallarına ambargo. “Atatürk’ün Selanikte ki evi Yunanistan Kültür Bakanlığı tarafından “modern anıt” olarak tescil edilmiştir. Günümüzde mülkiyetimizde olan Başkonsolosluk alanı içinde bulunan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin toprağı sayılan bu ev, bugün sınırlarımız dahilinde bulunmasa da, her Türk’ün kalbinde özel bir yere sahip olup, Selanik’e giden her Türk’ün ilk olarak ziyaret ettiği ve Türkiye için manevi değeri son derece yüksek olan bir mekandır.”

Ayasofya’nın cami olması Yunanistan’ı çıldırttı! Atatürk’ün Selanik’teki evi için iğrenç teklif ve Türk mallarına ambargo. “Atatürk’ün Selanikte ki evi Yunanistan Kültür Bakanlığı tarafından “modern anıt” olarak tescil edilmiştir. Günümüzde mülkiyetimizde olan Başkonsolosluk alanı içinde bulunan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin toprağı sayılan bu ev, bugün sınırlarımız dahilinde bulunmasa da, her Türk’ün kalbinde özel bir yere sahip olup, Selanik’e giden her Türk’ün ilk olarak ziyaret ettiği ve Türkiye için manevi değeri son derece yüksek olan bir mekandır.”

  • Ayasofya’nın ibadete açılması üzerine, Yunan Parlamento Üyesi ve Yunan Çözümü Partisi lideri Kyriakos Velopoulos’tan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’te doğduğu ev hakkında iğrenç bir teklif geldi. Velopoulos, Atatürk Evi Müzesi’nin sözde “Rum Kırımı’na adanmış bir müze” olmasını ve Türk mallarına ambargo uygulanmasını teklif etti. “Atatürk’ün Selanikte ki evi Yunanistan Kültür Bakanlığı tarafından “modern anıt” olarak tescil edilmiştir. Günümüzde mülkiyetimizde olan Başkonsolosluk alanı içinde bulunan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin toprağı sayılan bu ev, bugün sınırlarımız dahilinde bulunmasa da, her Türk’ün kalbinde özel bir yere sahip olup, Selanik’e giden her Türk’ün ilk olarak ziyaret ettiği ve Türkiye için manevi değeri son derece yüksek olan bir mekandır.”

1934 yılından bu yana müze olarak hizmet veren Ayasofya’nınn yeniden ibadete açılması Yunanistan’ı çıldırttı. Yunan Parlamento Üyesi ve Yunan Çözümü (Elliniki Lisi) partisi lideri Kyriakos Velopoulos, Ayasofya’nın yeniden cami olmasına misilleme olarak, Selanik’teki Atatürk Evi Müzesi’nin sözde “Rum Kırımı’na adanmış bir müze” olmasını teklif etti. Oysa, “Atatürk’ün Selanikte ki evi Yunanistan Kültür Bakanlığı tarafından “modern anıt” olarak tescil edilmiştir. Günümüzde mülkiyetimizde olan Başkonsolosluk alanı içinde bulunan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin toprağı sayılan bu ev, bugün sınırlarımız dahilinde bulunmasa da, her Türk’ün kalbinde özel bir yere sahip olup, Selanik’e giden her Türk’ün ilk olarak ziyaret ettiği ve Türkiye için manevi değeri son derece yüksek olan bir mekandır.”

“TÜRK MALLARINA AMBARGO UYGULANMALI”

Star Gazetesi’nde yer alan habere göre, Elliniki Lisi partisinin lideri Kyriakos Velopoulos, İstanbul’daki Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürme kararına misilleme olarak, Türk sınırlarının kapatılması ve malların geçişi için genel bir ambargo uygulanmasını önerdi. Velopoulos, “Hükümet, siyasi partiler ve her Yunan, partimizin parlamentoda uzun zamandır önerdiği somut eylemlere destek vermelidir. Tüm Türk malları ve bunların geçişi için sınırların derhal kapatılması, Türk mal ve hizmetleri genel ambargosu yürürlüğe girmelidir” dedi.

“YUNANLILAR İÇİN DARBEDİR”

Değişim Hareketi partisinin lideri Fofi Gennimata da Cumhurbaşkanlığı kararnamesini hedef aldı. Gennimata, “Ayasofya’nın cami olması tüm Hıristiyanlığa hakarettir. Bu bizim, yani Yunanlılar için bir darbedir. Artık sözle değil yaptırımlarla cevap verilmeli” dedi.

NE OLMUŞTU?

Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Danıştay’ın gerekçesinde, Ayasofya’nın Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı mülkiyetinde olduğu, cami olarak toplumun hizmetine sunulduğu belirtildi. Danıştay’ın gerekçesinde Ayasofya’nın tapu belgesinde cami vasfı ile tescilli olduğu, bunun değiştirilemeyeceği kaydedildi. Gerekçede, “Vakıf senedindeki cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır” denildi. Bu kararın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ayasofya’nın Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilerek ibadete açılmasına yönelik Cumhurbaşkanlığı kararını imzaladı. Kararın Resmi Gazete’de de yayımlanmasının ardından Ayasofya resmen ibadete açıldı. İbadete açılan Ayasofya Camii’nde ilk namaz 24 Temmuz Cuma günü kılınacak.

Tarihçi Semih Rıdvan Cabalar konu ile yorumunda “Ayasofya meselesi, samimi Türk Milliyetçilerinin meselesidir. Bu hadiseyi yıllardır siyasal İslamcıların, takiyecilerin, din simsarlarının ülke gündemine meze yapması, Ayasofya’nın cami olması gerektiği gerçeğini değiştirmez. Kaldı ki Ayasofya’nın cami olması gerektiği gerçeği de hiçbir dini gerekçeye dayanmaz. Bu tamamen Türk milleti ile alakalı, milli bir gerekçedir. Fatih, Roma imparatoru olduğu andan itibaren; bir Türk devleti yönetiyor olmanın verdiği hakla Ayasofya’yı cami yapmıştır. Hadise tamamen kadim Türk devletinin kendi sınırları içerisinde arzu ettiği hükümleri verebiliyor olmasıdır. Mühür bizdedir. Ayasofya Türk’ün kadim merkezlerinden biridir ve orada namaz kılınması gayet milli bir karardır ve fakat Ayasofya meselesini siyasi ranta dönüştürmek isteyen geri zekâlı, şeref yoksunu siyasal İslamcıların yine yeniden Atatürk’ün Türkiye’sine dil uzatması bu kararın haklılığını zerre değiştirmez. Gazi Paşa, dün nasıl Ayasofya’yı müzeye dönüştürerek Türk devletinin menfaatine bir karar verdiyse, bugün alınan karar da doğrudur. Atatürk ve kurduğu Türkçü Türkiye’ye dil uzatanlar bugün orada Ezan okunmasını bile Gazi Paşa ve silah arkadaşlarına borçludur.1000 yıllık Türk yurdunda tasarruf hakkı bizimdir. Biz yaptık diyen bu millet milliyetçilerine kulak asmak da oldukça gereksiz olur. Bu zafer onların değil, 15 Temmuz’dan sonra mukavemet gösterme yetkinliğine ulaşan devletin Türk milliyetçisi kanadınındır. Alnı hiç secdeye değmeyen bir Türk bile bu işten samimi olarak mutlu olmalıdır çünkü Ayasofya’da namaz kılınıyor olması dünyaya verilecek kuvvetli bir Türkçü mesajdır. Atsız ve arkadaşlarının aziz ruhu bugün mesut ve bahtiyar! Hepsinin ruhu şad olsun! Ya Türkçüler devlet olacak ya da devlet Türkçü… 21. Yüzyılın kaderi buna bağlı.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: