Bülent Beştepe: “Edirne’nin bir giriş kapısı dahi yok. Girişte Edirne’nin marka değerlerinin sergilenmesi gerekiyor.”

Bülent Beştepe: “Edirne’nin bir giriş kapısı dahi yok. Girişte Edirne’nin marka değerlerinin sergilenmesi gerekiyor.”

  • Kendinizi tanıtır mısınız?

Bülent Beştepe: Doğma büyüme Edirneliyim. Edirne’nin Kıyık semtinde oturuyorum. Çocukluğum Kıyık’ta geçti. Hala yakın akrabalarım ile Kıyık’ta ikamet ediyorum. 28 yıl boyunca Olin’de bilfiil çalıştım. Emekli olduktan iki yıl sonra ayrıldım. Son 7 yılım satış müdürlüğü pozisyonunda geçti. Ondan önce Antalya Bölge müdürlüğü görevim de oldu. 20 yıl Antalya’da kaldım. Antalya, Isparta, Burdur, Uşak, Konya gibi şirketimizin çeşitli şubelerinde görevlerim oldu. Ayrıca Edirne’de kantin işletmeciliği de yaptım.  Nihayetinde sevgili eşim Nurhayat Hanımla birlikte yemek sektörüne yöneldik. An itibariyle Fatih Mah. Ümran Akkan Cad. 4/a Edirne adresinde yeni yep yeni bir anlayış ile Bulent ET Restorant isimli işletmemizde Edirne halkına hizmet veriyoruz. Düsturumuz hijyenik bir ortamda kaliteli ürünleri mümkün olan en ucuz fiyata Edirne ile buluşturmak. Turan ustamız kebap işine bakıyor, aynı zamanda kasaptır kendisi. Şahin ustamız pide ve lahmacun konusunda tam bir sanatkârdır. Yine Aybike Hanım da kasaptır ve etten çok iyi anlar. Eşim Nurhayat ile birlikte işletme müdürümüz Aybike Hanım, kebapçımız Turan usta, fırıncımız Şahin usta ve garson ile kuryelerden oluşan yaklaşık 15 kişilik kadromuzla güler yüzümüzle Edirne halkına hizmet vermeye çalışıyoruz.

Misyonumuz hijyenik bir ortamda kaliteli ürünleri mümkün olan en ekonomik fiyatlarla misafirlerimize sunmak.

  • O halde soralım. Lezzetli bir et nasıl olmalıdır? Et Lezzetli hale nasıl getirilir?

Bülent Beştepe: Öncelikle eti marine etmek yani marinasyon uygulamak gerekiyor.

1. Neden: Etlerin yumuşaması!

Izgarada, tavada, fırında ya da tencerede nerede pişecek olursa olsun etlerinizin yumuşaklığı çok önemli. Bu nedenle iyi ve lezzetli bir sosta beklemesi piştikten sonra dilediğiniz yumuşaklığa ulaşmasını sağlayacaktır.

2. Neden: Koku ve lezzet dengesi!

İster beyaz et olsun ister kırmızı et. Her ikisinin de kendine has kokuları var. Bu kokuları yok etmek ve eti lezzetlendirmek adına marine etmek ya da soslamak şart. Tabii ki her et türünün kendine özel sosları ve baharatları var ancak temel nedenlerden ikincisi kokularını yok edip lezzeti her lokmaya aktarabilmek.

Tavuk nasıl marine edilir?

Tavuk gibi fazlasıyla aroması olmayan bir eti marine etmek en kolayıdır. Genel anlamda içerisinde yağ, asit ve baharat olan her türlü marine sosu kendisine yakışacaktır.

Tavuk Marine Sosu Tarifi;

  • 1 ölçü zeytinyağı
  • 1/2 ölçü soya sosu ya da limon suyu ya da 1 ölçü sirke
  • 1 TK kekik
  • 1 TK köri ya da 1 TK karışık tavuk baharatı
  • 1 TK fesleğen ya da reyhan
  • 1 TK karabiber
  • 1 TK tuz

Bütün malzemeleri karıştırın. Dilerseniz baharat yoğunluğunu ya da aromatik lezzetleri kendi damak zevkinize göre değiştirebilirsiniz. Daha sonra tavukları içerisine koyup kabın ağzını kapatın. En az 1 saat en fazla 1 gece bekletin.

Kırmızı et nasıl marine edilir?

Kırmızı etleri marine etmenin iki yolu vardır. Ya yine tavuklarda olduğu gibi asitli bir sos hazırlamak ya da tam tersine eti iyice yumuşatıp bütün kokusunu alacak süt bazlı bir sos hazırlamak.

Süt bazlı soslar ızgara için tercih edilmese de fırın, tencere ya da tava için oldukça ideal oluyorlar.

Et Marine Sosu Tarifi;

  • 1 ölçü zeytinyağı
  • 1/2 ölçü soya sosu ya da limon ya da 1 ölçü sirke
  • 1-2 diş sarımsak ya da 1 küçük soğan
  • 1 TK adaçayı ya da biberiye ya da kekik
  • 1 TK pul biber ya da toz biber
  • 1 TK karışık et baharatı ya da kimyon
  • 1 TK karabiber
  • Pişirilmeden önce tuz

Soğan kullanıyorsanız onun dışındaki malzemelerin hepsini bir kapta karıştırıp etleri içerisine yatırın. Bu noktada önemli olan etin tamamının sos ile kaplanmış olması ve hava almaması. Eğer soğan kullanıyorsanız et ile sosu bir araya getirmeden önce ince ince dilimlediğiniz soğanları etin üzerine yayın ve daha sonra sos ile kaplayın. En az 1 saat en fazla 1 gece bekletip pişirin.

  • Edirne bir turizm kenti. Edirne’yi bir turizm kenti olarak değerlendirmenizi rica ediyoruz.

Bülent Beştepe: Edirne’nin turizm konusunda eksikleri oldukça fazla. Öncelikle tanıtımın çok yetersiz olduğunu düşünüyorum. Ayrıca şehrimize gelen tur firmalarının ve müstakil araçlarıyla yolu Edirne’ye düşen misafirlerimizin Edirne’nin merkezinde en büyük sorunu otopark bulamamak. Yıllardır bu sorunu telafi edebilmiş değiliz. Bununla birlikte gıda sektöründe çok ciddi bir alternatifsizlik olduğunu belirtmek isterim. Restoranlarımızı hem nitelik hem nicelik olarak geliştirmek durumundayız. Bununla beraber sabit bir fiyat baremimizde yok. Restoranlar arasındaki fiyatlarda bazen çok ciddi rakamlar oynuyor. Buna bir standart koymak gerekiyor. Edirne’ye misafir olarak gelenler en çok yiyecek sektöründeki pahalılıktan şikâyet ediyor.

  • Edirne’de gördüğünüz en büyük eksikler nelerdir?

Bülent Beştepe: Edirne’nin bir sınır kenti olduğunu da unutmayalım. Bunun da avantajlarını maalesef kullanamıyoruz. Sınır kapısındaki kuyruklar insanları mağdur ediyor. Oradaki keşmekeş yüzünden insanlar Edirne’ye gelmek istemiyorlar. Sınırdan geçen çoğu kez transit bir biçimde Edirne’ye uğramadan geçiyor. Bulgar yetkililer ile görüşerek müşterek hareket edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Karşılıklı bir mutabakat ile yollar genişletilerek bu mevzu çözülebilir. Ayrıca Kapıkule’de çalışanların sayısı arttırılarak bu sorun çözülebilir diye düşünüyorum. Kapıkule’de Akşam 8-9 arasında gerçekleşen nöbet değişimleri de oldukça uzun sürüyor. Bir saatten fazla nöbet değişimi olunca insanlar uzunca bir süre bekliyorlar ve mağdur oluyorlar.

Edirne’nin bir giriş kapısı dahi yok. Girişte Edirne’nin marka değerlerinin sergilenmesi gerekiyor. Broşür, katalog ya da harita yoluyla sınırdan geçen insanlara Edirne tanıtılıp, cazip hale getirilebilir. Ayrıca Edirne’ye yakışan bir giriş kapısına da ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

Önemli gördüğüm bir hususu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Edirne’nin yolları ve kavşaklarında trafiği rahatlatıcı önlemler alınması gerektiğini de düşünüyorum. Trafikte çok ciddi sorunlar mevcut. Bunu ortadan kaldırıcı önlemler almak için belediyeyi göreve davet ediyorum.

Bizim çocukluğumuzda Söğütlük diye bildiğimiz yer tamamen ağaçlık ve yeşillikti. Keza Devlet Su İşleri’ne ait çok geniş bir arazi vardı. Burada da ciddi bir yeşillik alan vardı. Bu yeşilliği kaybetmemiz Edirne açısından çok üzücü. Yolların durumu da ortada. Ciddi bir park sorunu olduğunu görmek gerekiyor. Her yer mezbelelik. Buraları özelleştirmek gerektiğine inanıyorum. Bu özelleştirmeye Söğütlük bölgesi ile başlamak gerektiğini düşünüyorum. Bu bölge tıpkı Sarayiçi gibi ne idüğü belirsiz insanların yaşadığı insanlarla dolu. Tarihi dokuya zarar veriyorlar ve buraya güvenli bir biçimde seyahat etmek mümkün olmuyor. Balkan Şehitliğimizin durumu vicdanları sızlatıyor. Bir duvar çekmişler gerisi mezbele. Girmek mümkün değil. Türkiye’nin en büyük ikinci şehitliğini getirdikleri hale bir bakın Allah aşkına!

Kıyık semtinde mevzuata uygun olmayacak şekilde anayolu kullanarak bahçe duvarı ören, kendi evine avantaj sağlamak için yolları rezil eden insanlar mevcut. Bu bizi ciddi manada sıkıntıya sokuyor. Evlerimizin hemen yanın bulunan dernek-lokal tarzı yerlerin de dışarıya masa atmak, argo konuşmak ve gece geç saatlerde gürültü çıkarmak gibi vatandaşları rahatsız eden davranışları mevcut. Kıyık’ta hem bir çevre düzenlemesine ihtiyaç var, hem de kafasına göre bahçe duvarı vs. örüp, keyfi uygulamalar yaparak yolları perişan edenlere dair ciddi bir ıslaha ihtiyaç var. Ayrıca arabalarımızı park edecek yer bulamıyoruz. İki arabanın yan yana duracağı bir ortam bile mevcut değil. Yıkılmaya yüz tutmuş binaların insanların sağlığını tehdit eder biçimde restore edilmeden, kendi kaderine terk edildiğini de söylemek gerekiyor. Tarihi eser olduğu için dokunmuyorlar ama binalar yüzünden sokaklara girilemiyor, park yeri bulunamıyor, insanlar her an risk altında. Bu sorun ne zaman çözülecek? İnsanların başına binalar yıkıldıktan sonra yaptıktan sonra neye yarar? Bu sorunu da sizler aracılığıyla dile getirmek isterim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: