Bülent Reisoğlu: “Siyasi emelleri bir tarafa bırakıp, Edirne için savaş vermek zorundayız.”

Bülent Reisoğlu: “Siyasi emelleri bir tarafa bırakıp, Edirne için savaş vermek zorundayız.”

Bülent Reisoğlu: “Siyasi emelleri bir tarafa bırakıp, Edirne için savaş vermek zorundayız.”

Bülent Reisoğlu: “Siyasi emelleri bir tarafa bırakıp, Edirne için savaş vermek zorundayız.”

Kendinizi tanıtır mısınız?

Bülent Reisoğlu: Edirne Ulus pazarı Esnaf Kooperatifi Yönetim Kurulu başkanıyım. 2004 yılından beri Edirne’de halkımıza tekstil, hediyelik eşya, zücaciye gibi alanlarda hizmet etmeye çalışıyoruz. Merkez pazarının bulunduğu yerde sebze meyve haricindeki her alanda halkımıza hizmet götürüyoruz. 2014 yılında geldiğimiz Edirne’ye, Edirneli esnaflar ile beraber buraya özgü bir pazar kurduk.

Neden Edirne? Sorusuna nasıl cevap verirsiniz?

Bülent Reisoğlu: Öncelikle sınır kenti olması hasebiyle Edirne yalnızca ülkemiz vatandaşlarına değil, Yunanistan, Bulgaristan ve bütün Balkan Ülkeleri vatandaşlarına da hitap ediyor. Aynı zamanda bu bölgede ciddi bir nüfus popülasyonu olduğunu da ifade etmek gerekiyor. Bu durum ciddi bir hareketlilik getiriyor. Trakya’daki İnsanların İstanbul’daki meşhur pazarlara gitmesindense buraya gelmesi için gerekli çalışmaları yapmak üzere 2014 yılında çalışmaya başladık. Bizim pazarımız Edirne’nin pazarı, Edirne’ye hizmet ediyor… Edirne’nin tüm mahallelerinden insanlar ve sınır kentlerinden insanlar pazarımıza gelerek alışveriş yapıyor. Bunun yanında da Bulgar ve Yunan vatandaşlar pazarımıza gelip alışveriş yapıyorlar. Edirne’de mevcut ekonomik sıkıntıların hissedilmediğini söyleyebilirim. İnsanlar gelip, alışveriş yapıyorlar, piyasa bir şekilde dönüyor.

Edirne’de gözlemlediğiniz sorunlar nelerdir?

Bülent Reisoğlu: İlk gözlemlenen ciddi sorun otopark sorunu. Yunan ve Bulgar misafirlerimizin en büyük sorunu aslında otopark sorunu. Burası tarihi bir kent. Bu yüzden otopark oluşturmak sorun teşkil ettiğini kabul ediyorum ama yine de müsait alanlar olduğunu gözlemledim. Bayram, şenlik gibi önemli günlerde insanlar araçlarını park edecek yer bulamıyorlar. Üstelik arabaların yol üzerindeki bölgelere bırakılması şehir estetiği açısından kötü bir görüntü oluşturuyor. Bu yüzden otopark sorununu çözmek durumundayız. Az önce de ifade ettiğim gibi Edirne tarihi bir kent. Bir yeri kazıyorsunuz, altından tarih fışkırıyor. Bu yüzden dikkatli hareket edilmeli ama otopark sorunu da çözülmeli. Bir yeri kazıp, otopark yapmak isteseniz anıtlar kurulu karşı çıkacak. İş uzayıp gidecek ama olan da Edirne’ye gelen misafirlere oluyor. Bu yüzden kurumların ortak çalışması ve bürokratik engellerin aşılması gerekiyor. Siyasi emelleri bir tarafa bırakıp, Edirne için savaş vermek zorundayız.  Edirne’de gözlemlediğim en önemli sıkıntılardan birisi tarihi yapılara gereken önemin verilmemesi. Nikâh salonu olmak üzere tekrar restore edilen elektrik binasının yapılan bir şikâyet üzerine kullanılmadığını biliyorum. Onca emeğe, yapılan çalışmalara yazık oldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: