Ciğerci Kemal: “Edirne’nin Kaleiçi semtinin durumu yürekleri sızlatıyor. Güzelim tarihi evler yıkılıyor ve bu duruma müdahale edilmiyor. Evleri birkaç şahsa verdiler ve güzel bir sonuç alındı. Neden müteşebbislere imkân tanınmıyor? Bu arttırılabilir. Bakın o bölgede bir ev Osmanlı Konağı olarak restore edildi ve butik otel olarak işletiliyor. Keza Gül Ercan Hanımın restore etmek için uğraştığı Klara’nın konağı var. Biz bu arkadaşlarımızla Edirneli olarak gurur duyuyoruz.”

Edirne Tava Ciğeri'ni markalaştıran isimlerden Kemal Usta namı ile tanınan Mustafa Kemal İmrak.

Ciğerci Kemal: “Edirne’nin Kaleiçi semtinin durumu yürekleri sızlatıyor. Güzelim tarihi evler yıkılıyor ve bu duruma müdahale edilmiyor. Evleri birkaç şahsa verdiler ve güzel bir sonuç alındı. Neden müteşebbislere imkân tanınmıyor? Bu arttırılabilir. Bakın o bölgede bir ev Osmanlı Konağı olarak restore edildi ve butik otel olarak işletiliyor. Keza Gül Ercan Hanımın restore etmek için uğraştığı Klara’nın konağı var. Biz bu arkadaşlarımızla Edirneli olarak gurur duyuyoruz.”

Edirne Tava Ciğeri’ni markalaştıran isimlerden Kemal Usta namı ile tanınan Mustafa Kemal İmrak.

 Ciğerci Kemal orak tanır herkes onu, adı Mustafa Kemal İmrak’tır. 1982’den beri, 37 yıldır ciğercilik mesleği ile uğraşıyor. Tava Ciğer’i Edirne’de markalaştıranlardın biridir. Babadan gelen bir sakatatçılık mesleği var. “Yıllardır Ustamdan ve babamdan gördüklerimi uygulamaya çalışıyorum.” diyor. Selimiye’yi ziyaret eden, sağlık külliyesini gezen insanlar, Edirne ciğerini yemeden gitmeyelim diyorlar. 

  • Edirne’yi turizm açısından değerlendirdiğinizde ne gibi eksikler görüyorsunuz?

Ciğerci Kemal: Tabi ki şehrimizin birçok eksiği var. En başta buraya gelen turistlere tuvalet imkânı sağlayamamak gibi… Esnaf elinden geldiğince kaliteli hizmet sunuyor ama tuvalet gibi temel ihtiyaçları karşılayamamak buraya insanların gelmesini güç hale getiriyor. Yollarımız yetmiyor ve nitelikli değil, yenilemek ve genişletmek zorundayız. Aynı zamanda turizm için tuvalet kadar önemli bir ihtiyaç da otopark. İnsanlar arabalarını park edecek yer bulamıyorlar. El ele vererek Edirne’yi daha iyi noktaya getirmek zorundayız. Bakın Kapadokya nereden nereye geldi. Neden biz de aynısını yapmayalım ki?

  • Şehrimize daha fazla sayıda turist çekmek için neler yapmak gerekiyor?

Ciğerci Kemal:  Geçtiğimiz yıl Edirne’ye 3 milyon 600 bin civarında turist geldiği iddia ediliyor. Bu rakamı gerçekçi bulmuyorum. Sınırdan transit geçen insanları turist olarak saymak yanlış olur. Daha fazla sayıda turist çekmek zorundayız. Bunun da en önemli yolu hizmet kalitesini arttırmaktan geçiyor. Gurbetçileri şehrin içine sokmakla başlayabiliriz bu işe, her sene yurt dışından bir sürü insan geliyor. İnsanlar otobana girmeden şehre girmeli. Bunun için de şehrin bir albenisi olmak zorunda. Sadece Selimiye ile bu iş yürümez. Yemiş kapanı hanının durumu ortada. O kadar kötü görünüyor ki. Dışarıdan gelen insanlar bizi ayıplıyor. Selimiye’nin hemen yan tarafında adeta bir harabe olması bu şehri yönetenlerin nasıl zoruna gitmez? Yemiş kapanı hanında geceleri içki içen de var, bali çeken de var. Haliyle insanlar rahatsız ve tedirgin oluyorlar. Dürüstlük ve çalışma anahtar kelimeler… Edirne’nin Kaleiçi semtinin durumu yürekleri sızlatıyor. Güzelim tarihi evler yıkılıyor ve bu duruma müdahale edilmiyor. Evleri birkaç şahsa verdiler ve güzel bir sonuç alındı. Neden müteşebbislere imkân tanınmıyor? Bu arttırılabilir. Bakın o bölgede bir ev Osmanlı Konağı olarak restore edildi ve butik otel olarak işletiliyor. Keza Gül Ercan Hanımın restore etmek için uğraştığı Klara’nın konağı var. Biz bu arkadaşlarımızla Edirneli olarak gurur duyuyoruz. Bunların sayısını arttırmak Edirne’yi yönetenlerin elinde. Kaleiçine kimin girdiği, kimin çıktığı da belli değil. Gerekli önlemler alınmaz ise Suriyeli sorunu artarak devam edecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: