Edirne Turancı Hareket Platformundan Andımıza (Öğrenci andı) destek

Edirne Turancı Hareket Platformundan Andımıza (Öğrenci andı) destek

Edirne Turancı Hareket Platformu Andımızın (Öğrenci andı) geri getirilmesi için basın açıklaması yaptı, Edirne’nin çeşitli yerlerine stantlar kurarak, imza topladı…

Edirne Turancı Hareket Platformu, Trakya Üniversitesi Ayşekadın Yerleşkesi karşısında toplanarak, Andımızın kaldırılma kararını protesto etti, basın açıklaması yapıldı.

Edirne Turancı Hareket Platformu Başkanı Oğuzhan Yalaman, basın açıklamasında şunları ifade etti: ‘’Andımız sözde demokratikleşme sebebi ile 2013 yılında dönemin hükumeti tarafından kaldırıldı, okullarda okutulması yasaklandı. Bizler hata yaptığının farkında olan hükümletin hatasından dönmesini talep ediyoruz. Bu mevzu tekrar tartışmaya açılmalıdır. Bizler de üzerimize düşen görevi yerine getirmeye gayret edeceğiz. Bir hafta boyunca Edirne’nin çeşitli noktalarında açacağımız imza stantları ile, Edirne insanını andımızı geri getirmek için imza vermeye davet ediyoruz. Bu imzaları Milli Eğitim Bakanlığımıza ileteceğiz. Edirne’deki Türkçü çalışmalarımız hız kesmeden devam edecektir.’’

Turancı Hareket Platformu yetkilileri, bir hafta boyunca şehrin çeşitli noktalarında stantlar kurarak, vatandaş ile buluştular. Edirne halkına andımız ile alakalı görüş ve düşüncelerini sordular ve halktan topladıkları imzaları Milli Eğitim Bakanlığına ilettiler.

Danıştay’dan andımız kararı 2018’de andımız tekrar okunacak mı? Andımız okullarda okutulacak mı? Andımız sözleri nelerdir? Danıştay 8. Dairesinin oy çokluğuyla aldığı kararda, “Öğrenci Andı” başlıklı yönetmelik maddesinin, 8 Ekim 2013 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesiyle kaldırıldığı hatırlatıldı. Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesinin görünümlerinden biri olan düzenli idare ilkesi gereği idarenin düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda hukuka uygun olan uygulamayı sağlamak adına objektif düzenlemeler yapması ve istikrarlı uygulamalarda bulunması gerektiği belirtilen kararda, idarenin haklı bir neden olmadan yerleşik, istikrar kazanmış uygulamalarından ayrılmasının sahip olduğu serbestiyi düzenli idare ilkesine ve bu ilkenin bağlı olduğu eşitlik ilkesine aykırı kullanması anlamına geleceği bildirildi. Böylelikle okullarda andımızın okunmasına dair bir engel bulunmuyor. Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin “Öğrenci Andı” başlıklı 12. maddesini yürürlükten kaldıran düzenlemenin iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı. Danıştay 8. Dairesinin oy çokluğuyla aldığı kararda, “Öğrenci Andı” başlıklı yönetmelik maddesinin, 8 Ekim 2013 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesiyle kaldırıldığı hatırlatıldı.

Andımız hakkında flaş karar alındı. Andımız tekrar okunacak mı? Andımız sözleri nelerdir? Danıştay 8. Dairesi, ilköğretim okullarında uygulanan ‘Öğrenci Andı’nı (Andımız) kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etti. Danıştay’da alınan bu kararın ardından okullarda andımız tekrar okunacak mı sorusuna yanıt aranmaya başlandı. Danıştay 8. Dairesinin oy çokluğuyla aldığı kararda, “Öğrenci Andı” başlıklı yönetmelik maddesinin, 8 Ekim 2013 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesiyle kaldırıldığı hatırlatıldı. Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesinin görünümlerinden biri olan düzenli idare ilkesi gereği idarenin düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda hukuka uygun olan uygulamayı sağlamak adına objektif düzenlemeler yapması ve istikrarlı uygulamalarda bulunması gerektiği belirtilen kararda, idarenin haklı bir neden olmadan yerleşik, istikrar kazanmış uygulamalarından ayrılmasının sahip olduğu serbestiyi düzenli idare ilkesine ve bu ilkenin bağlı olduğu eşitlik ilkesine aykırı kullanması anlamına geleceği bildirildi. Hukuk güvenliğinin; normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, idarenin de düzenleyici işlemlerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığı ifade edilen kararda, öğrenci andının 1933’ten bu yana uygulandığı kaydedildi.

DANIŞTAY’DAN ANDIMIZ KARARI

Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin “Öğrenci Andı” başlıklı 12. maddesini yürürlükten kaldıran düzenlemenin iptali istemiyle Danıştay’da dava açtı. Danıştay 8. Dairesinin oy çokluğuyla aldığı kararda, “Öğrenci Andı” başlıklı yönetmelik maddesinin, 8 Ekim 2013 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesiyle kaldırıldığı hatırlatıldı.

Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesinin görünümlerinden biri olan düzenli idare ilkesi gereği idarenin düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda hukuka uygun olan uygulamayı sağlamak adına objektif düzenlemeler yapması ve istikrarlı uygulamalarda bulunması gerektiği belirtilen kararda, idarenin haklı bir neden olmadan yerleşik, istikrar kazanmış uygulamalarından ayrılmasının sahip olduğu serbestiyi düzenli idare ilkesine ve bu ilkenin bağlı olduğu eşitlik ilkesine aykırı kullanması anlamına geleceği bildirildi.

Hukuk güvenliğinin; normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, idarenin de düzenleyici işlemlerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığı ifade edilen kararda, öğrenci andının 1933’ten bu yana uygulandığı kaydedildi.

Metinde yer alan kavram ve ilkelerin Anayasa’da anlamını bulan kavram ve ilkeler olduğu, milli eğitim sisteminin kanun ve yönetmelikle belirlenen, düzenlenen temel amaçlarını ortaya koyduğu belirtilen kararda, “İdari istikrar oluşturacak biçimde çok uzun zamandır bütün devlet okullarında ve hatta özel okullarda genç nesillerin anayasal vatandaşlık temelinde aidiyetini güçlendiren ve öğrencilerde değer oluşumuna katkı sunan ve her sabah ders başlamadan önce okutulması şeklinde uygulanan öğrenci andının kaldırılması, ancak bu değişikliği hukuka uygun kılacak bir bilimsel gerekçeye dayanması halinde olanaklıdır. Aksi tutum, idarenin sahip olduğu düzenleme yetkisini ve takdir hakkını hukuka uygun kullanmadığı anlamına gelecektir.” denildi.

Kararda, dava konusu düzenlemeyle öğrenci andının kaldırılmasını gerekli kılacak idarece yaptırılmış eğitim biliminin gerekleri ve pedagojik formasyon ilkeleri bakımından değerlendirmeler içeren dava dosyasına sunulmuş araştırma, inceleme ve tespit bulunmadığı da bildirildi.

Söz konusu öğrenci andının uygulanmaya başlamasından itibaren dayanağını teşkil eden anayasal ve yasal kurallarda bir değişiklik olmadığı gibi bu kuralları şekillendiren ve metinde de yer alan toplumsal değer yargılarının ve ilkelerin değişmesinin de mümkün olmadığı aktarılan kararda, şu tespitlere yer verildi:

“Dava konusu kararı hukuki bir zemine oturtacak, idarenin takdir hakkını ve düzenleme yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca kullandığını ortaya koyacak yeterli bilimsel gerekçenin bulunmadığı, Türk Devletini ve milletini ebediyete kadar yaşatacak, çağdaş uygarlığın ve medeniyetin ortağı ve öncüsü yapacak, toplumun ve kişilerin refah, huzur ve mutluluğunu sağlayacak yeni nesillerin yetiştirilmesi olan milli eğitim sistemimizin temel amaçlarını gerçekleştirmesini içeriği itibarıyla sağlamaya yardımcı olabilecek nitelikteki öğrenci andının kaldırılmasına ilişkin değişikliğin haklı ve hukuksal temellere dayandırılmadığı anlaşıldığından dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir.

Kaldı ki davalı idarenin savunma dilekçesinde dile getirdiği andın uygun olmayan hava koşulları ve fiziki koşullarda dahi söylenmesine ilişkin olarak ileri sürdüğü hususlar, öğrenci andının özüne ilişkin olmayıp icra ediliş şekline ilişkin olup, iddialar andın kaldırılmasını gerekli kılacak nitelikte görülmemiştir.”

DANIŞTAY’IN ‘ÖĞRENCİ ANDI’ KARARINA AK PARTİ’DEN TEPKİ: YASALAR ÇİĞNENDİ

Danıştay 8. Dairesi, ilköğretim okullarında uygulanan “Öğrenci Andı”nı kaldıran yönetmelik hükmünü iptal etti. Danıştay, 8 Ekim 2013’te kaldırılan Öğrenci Andı için “Yeniden okutulsun” dedi. Öğrenci andının kaldırılmasını aynı gün yargıya taşıdıklarını söyleyen Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, “Danıştay 8. Dairesi Türk Eğitim-Sen’in Öğrenci Andı ile ilgili açtığı davayı görüştü ve Öğrenci Andı’nı kaldıran işlemi hukuka aykırı buldu. Buna göre Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu kararı uygulaması ve okullarda yeniden Öğrenci Andı’nı okutması gerekmektedir” dedi. Geylan, kararın ardından Milli Eğitim Bakanlığı’na başvurarak, yönetmelik değişikliği istediklerini, okullarda yeniden okutulması için yazılı başvuruda bulunduklarını söyledi.

Türk Eğitim-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin “Öğrenci Andı” başlıklı 12. maddesini yürürlükten kaldıran düzenlemenin iptali istemiyle dava açtı. Danıştay 8. Dairesinin oy çokluğuyla aldığı kararda, “Öğrenci Andı” başlıklı yönetmelik maddesinin, 8 Ekim 2013 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 1. maddesiyle kaldırıldığı hatırlatıldı.

Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan eşitlik ilkesinin görünümlerinden biri olan düzenli idare ilkesi gereği idarenin düzenleme yetkisine sahip olduğu alanlarda hukuka uygun olan uygulamayı sağlamak adına objektif düzenlemeler yapması ve istikrarlı uygulamalarda bulunması gerektiği belirtilen kararda, idarenin haklı bir neden olmadan yerleşik, istikrar kazanmış uygulamalarından ayrılmasının sahip olduğu serbestiyi düzenli idare ilkesine ve bu ilkenin bağlı olduğu eşitlik ilkesine aykırı kullanması anlamına geleceği bildirildi.

Hukuk güvenliğinin; normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, idarenin de düzenleyici işlemlerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kıldığı ifade edilen kararda, öğrenci andının 1933’ten bu yana uygulandığı kaydedildi.

KALDIRILMASI BİLİMSEL GEREKÇEYE DAYANDIRILMASI HALİNDE MÜMKÜN

Metinde yer alan kavram ve ilkelerin Anayasa’da anlamını bulan kavram ve ilkeler olduğu, milli eğitim sisteminin kanun ve yönetmelikle belirlenen, düzenlenen temel amaçlarını ortaya koyduğu belirtilen kararda, “İdari istikrar oluşturacak biçimde çok uzun zamandır bütün devlet okullarında ve hatta özel okullarda genç nesillerin anayasal vatandaşlık temelinde aidiyetini güçlendiren ve öğrencilerde değer oluşumuna katkı sunan ve her sabah ders başlamadan önce okutulması şeklinde uygulanan öğrenci andının kaldırılması, ancak bu değişikliği hukuka uygun kılacak bir bilimsel gerekçeye dayanması halinde olanaklıdır. Aksi tutum, idarenin sahip olduğu düzenleme yetkisini ve takdir hakkını hukuka uygun kullanmadığı anlamına gelecektir.” denildi.

Kararda, dava konusu düzenlemeyle öğrenci andının kaldırılmasını gerekli kılacak idarece yaptırılmış eğitim biliminin gerekleri ve pedagojik formasyon ilkeleri bakımından değerlendirmeler içeren dava dosyasına sunulmuş araştırma, inceleme ve tespit bulunmadığı da bildirildi.

Söz konusu öğrenci andının uygulanmaya başlamasından itibaren dayanağını teşkil eden anayasal ve yasal kurallarda bir değişiklik olmadığı gibi bu kuralları şekillendiren ve metinde de yer alan toplumsal değer yargılarının ve ilkelerin değişmesinin de mümkün olmadığı aktarılan kararda, şu tespitlere yer verildi:

“Dava konusu kararı hukuki bir zemine oturtacak, idarenin takdir hakkını ve düzenleme yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri uyarınca kullandığını ortaya koyacak yeterli bilimsel gerekçenin bulunmadığı, Türk Devletini ve milletini ebediyete kadar yaşatacak, çağdaş uygarlığın ve medeniyetin ortağı ve öncüsü yapacak, toplumun ve kişilerin refah, huzur ve mutluluğunu sağlayacak yeni nesillerin yetiştirilmesi olan milli eğitim sistemimizin temel amaçlarını gerçekleştirmesini içeriği itibarıyla sağlamaya yardımcı olabilecek nitelikteki öğrenci andının kaldırılmasına ilişkin değişikliğin haklı ve hukuksal temellere dayandırılmadığı anlaşıldığından dava konusu düzenlemede hukuka uyarlık görülmemiştir.

İDDİALAR ANDIN KALDIRILMASINI GEREKLİ KILACAK NİTELİKTE DEĞİL

Kaldı ki davalı idarenin savunma dilekçesinde dile getirdiği andın uygun olmayan hava koşulları ve fiziki koşullarda dahi söylenmesine ilişkin olarak ileri sürdüğü hususlar, öğrenci andının özüne ilişkin olmayıp icra ediliş şekline ilişkin olup, iddialar andın kaldırılmasını gerekli kılacak nitelikte görülmemiştir.”

AK PARTİ’DEN İLK TEPKİ

Karara eski Adalet Bakanı ve Meclis Anayasa Komisyonu Başkanı Bekir Bozdağ tepki gösterdi. “Danıştay anayasa ve yasayı alenen çiğnemiştir” diyen Bozdağ, “Öğrenci andı kararı ile Danıştay 8. Dairesi; hukuka uygunluk denetiminin sınırlarını aşmış, kendisini yürütmenin yerine koymuş, yürütmenin takdir hakkını yok saymış dahası yürütmenin takdir yetkisini bizzat kullanmıştır” ifadesini kullandı.

Twitter hesabından açıklama yapan Bozdağ, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye, hukuk devletidir. ‘İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. Yargı yetkisi, idarî eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez. Öğrenci andı kararı ile Danıştay 8. Dairesi; hukuka uygunluk denetiminin sınırlarını aşmış, kendisini yürütmenin yerine koymuş, yürütmenin takdir hakkını yok saymış dahası yürütmenin takdir yetkisini bizzat kullanmıştır. Kısaca; anayasa ve yasayı alenen çiğnemiştir.”

ANDIMIZ – ÖĞRENCİ ANDI NEDİR?

Öğrenci andı ya da Andımız, Türkiye ve KKTC’deki ilköğretim okullarında her sabah öğrenciler derse girmeden okutulan ant. Dönemin Millî Eğitim Bakanı Reşit Galip tarafından hazırlanmış ve 1933 yılında uygulamaya konulmuştur. Daha sonra 1972 ve 1997 yılında çeşitli değişikliklere uğrayarak bugünkü halini almıştır.

Demokratikleşme Paketi kapsamında 2013’te Türkiye’de okullarda okunması uygulamasına son verilmiştir.

Andımız sözleri

Türküm, doğruyum, çalışkanım,

İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.

Ey Büyük Atatürk!

Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Ne mutlu Türküm diyene!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: