Engin Makak: “Edirne ile alakalı dertlerimiz var, Edirne’ye duyduğumuz bir aşkımız var ve bunun için gayret göstereceğiz.”

Engin Makak: “Edirne ile alakalı dertlerimiz var, Edirne’ye duyduğumuz bir aşkımız var ve bunun için gayret göstereceğiz.”

  • Kendinizi tanıtır mısınız?

Engin Makak: 20 yıldır kırtasiyecilik yapıyorum ve Ezgi Kırtasiyenin işletmeciliğini yürütmekteyim. Yıllarca kırtasiyeciliğin yanında gıda sektöründe ve manav olarak da faaliyet gösterdim. İstanbul’a yaptığımız bir yolculuk esnasında bir arkadaşımızın tavsiyesi ile gittiğimiz börekçide tattığımız lezzet hoşumuza gitti ve bunu Edirne’ye getirmeye karar verdik. Hemen bayilik için başvurduk ve kabul edilmesinden sonra 20 yıllık kırtasiyecilik serüvenimizi bir kenara bırakarak Franchising olarak Bülent Börekçilik’i açtık. Börekte kullanılan peynirin değişik olması; yöresel ve doğal olması insanların dikkatini çekti ve ‘biz bugüne kadar suböreği yememişiz’ gibi söylemlerle karşılaştık. Elbette bu bizi ziyadesiyle mutlu etti. Böreğin üretildiği fabrika İzmit bölgesinde. Adana usulü su böreğini Edirne halkının damak zevkine sunduk ve şu ana kadar aldığımız tepkiler oldukça olumlu.

  • Edirne belediye meclis üyeliğine seçildiniz. Yeni göreviniz hayırlı olsun. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Engin Makak: Teşekkür ediyorum. Ak Parti’den Edirne Belediye meclis üyesi olarak seçildim ve çalışmalara başladık. Elimizden geldiğince Edirne halkına hizmet etmeye çalışacağım. Daha evvel bütçe komisyonunda görev almaktaydım. Bütçe komisyonundaki üye sayısının beşten üçe düşürülmesiyle, katı atık birliği komisyonuna geçiş yaptım. Burada üzerinde durmak istediğim husus şu; biz Edirne’ye hizmet için seçildik. Komisyonlarda, yapılan görüşmelerde bunu düşünerek hareket etmeliyiz. Edirne’nin sorunlarını görmezden gelirsek bu görevlere gelmenin hiçbir önemi kalmaz. Edirne’de yapılması beklenen ara yollar, kırılmış dökülmüş kaldırımlar ve hizmet bekleyen sokaklar var. Kaldırımları tamir etmek, çöpleri toplamak çok zor olmasa gerek… İşletmemizin çok yakınlarında da bu sorunları görmek bizleri üzüyor. Yetkililere bu durumu bildirdiğimizde maalesef ilgileneceklerini söyleyip, taleplerimizi ciddiye bile almıyorlar. Bizler Ak Partili Edirne Belediye Meclis Üyeleri olarak bu sorunlardan mustarip olduğumuz için, son mahalli seçimlerde Edirne halkına şunu söyledik: Siyasi görüşlerinizi bir kenara bırakarak, Ak Parti’ye oy verin ki Edirne’ye hizmet gelsin. Edirne halkının iradesine saygı duyuyoruz. Bundan sonra belediye meclisinde, mevcut mahalli iradeye elimizden geldiğince katkı sağlamaya çalışacak ve yapıcı bir muhalefet ile Edirne halkına hizmet etmeye çalışacağız. Derdimiz Edirne’ye hizmet etmek. Edirne ile alakalı dertlerimiz var, Edirne’ye duyduğumuz bir aşkımız var ve bunun için gayret göstereceğiz.

  • Edirne bir tarih ve kültür şehri… Belediye meclis üyesi olarak Edirne’yi tarihi ve kültürel açıdan değerlendirmenizi rica ediyoruz.

Engin Makak: Bence Eskişehir’i buraya, Edirne’yi de Eskişehir’e transfer ederek işe başlayabiliriz. Edirne’yi, Eskişehir’e taşıyalım ve Eskişehir belediye başkanı düzeltip, bize teslim etsin! Eskişehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen bunu başarmış. Biz niye başaramayalım ki! Edirne’nin birçok tarihi güzelliği var. Camilerimiz, nehirlerimiz, Kaleiçi’ndeki hepsi birbirinden farklı, değerli konaklarımız var… Eskişehir’de Odun pazarı örneği var. Bizim Kaleiçi’ndeki tarihi evlerimiz Odun pazarındaki evlerden daha değerli çünkü mimari açısından hepsi farklılık gösteriyor. Ancak biz bu güzelliklerin kıymetini bilmiyor, bu nadide eserleri turizme kazandırmıyoruz. Edirne belediyesinin valilikle beraber bu işe el atması gerekiyor. Kaleiçi’ndeki evleri kaderine terk etmeyelim! Şu soruyu kendimize soralım: Bugün hangi misafirimizi, hangi turisti Kaleiçi bölgesine götürebiliriz? Kaleiçi bizim yüz akımız olacağı yerde utanç tablomuz durumunda… Edirne’deki her işletmenin belirli bir standardı olması gerektiğini de unutmamak gerekiyor. Siz Selimiye’ye komşu çay bahçesi işletecekseniz, tarihi konaklarımızın yanında restoran hizmeti verecekseniz bunların da bir standardı olmalı. İnsanların göz zevkine hitap eden, estetik kaygılarla oluşturulmuş işletmeler oluşturulmalı. Maalesef Edirne bu konuda da oldukça eksik… Bizim gençliğimizde Saraçlar caddesinin albenisi, büyüsü vardı. Bu büyü artık yok… İnsanları alışveriş merkezlerine mahkûm ettik. Saraçlar Caddesini tekrar cazibe merkezi yaparsak, buradaki tarihi konakların değeri de artar, buradaki tarihi mirasa dikkat çekmiş oluruz. Söğütlük bölgesinin hali de içler acısı. Edirne’nin her yerine gereksiz parklar yapılacağına, Söğütlük bölgesi A’dan Z’ye yenilensin; gerekirse park, mangal parası da alınmak suretiyle, cüzi bir giriş ücreti ile bu iş kolayca halledilebilir.

  • Edirne’ye gelen turist sayısını arttırmak için neler yapılabilir?

Engin Makak: Edirne’de turist sayısını arttırmak için sosyal aktiviteleri arttırmak gerekiyor. Örneğin, Türkiye’de ünlü hale gelmiş meyve sabunlarımızı, dekoratif mumlarımızı daha da tanınır hale getirmek için geleneksel meyve sabunu ve dekoratif mum kursları düzenleyebilir, bu kurslara katılmaları için tüm Türkiye’yi ve Balkanları Edirne’mize davet edebiliriz. Keza bunun gibi peynir günleri düzenlemek de düşünebilir. Burada önemli olan turist sayısını arttırırken, turistlerin niteliğini de arttırmak. Yurt içi veya dışından gelip de Edirne’de konaklayan, Edirne’de vakit geçiren, sosyal aktivitelere katılan insanlara turist demeliyiz. Günübirlikçiler; ciğer, köfte yemek için Edirne’ye gelenleri turistten saymamalıyız. Özetle, sosyal aktiviteleri arttırmak ve insanların burada kalmasını sağlayacak imkânlar yaratmak şart.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: