Hakan Ahmet Mursaloğlu: “Edirne Trakya’da bir Çorlu, bir Çerkezköy değil. Yani sanayi şehri değil ama bu ticari hayatı canlandırmamıza engel bir durum da değil.”

Hakan Ahmet Mursaloğlu: “Edirne Trakya’da bir Çorlu, bir Çerkezköy değil. Yani sanayi şehri değil ama bu ticari hayatı canlandırmamıza engel bir durum da değil.”

  • Kendinizi tanıtır mısınız?

Hakan Ahmet Mursaloğlu: 1990 Hatay doğumluyum. Edirne’ye zamanında ailem ile birlikte geldim. Edirne’nin Meriç beldesine yerleştik, yaklaşık 17 yıl önce. Liseyi Edirne’de okuduktan sonra kısa süreliğine Bulgaristan’a gittim. Döndüğümden beri de Edirne’de yaşıyorum. Alarm, güvenlik sistemi, bilgisayar ve bilişim üzerine çalışmalar yapıyoruz.

Yakın zamanda kendi kameramızı ve güvenlik sistemimizi çıkartacağız. Tamamen bizim üretimimiz olacak. Küçüklükten beri bilgisayara meraklıyım, bilgisayar mühendisliği eğitimi de görüp kendimi geliştirdim.  Bu süreçte ilk icadım, taşınabilir; prototip, telefon büyüklüğünde bir bilgisayar yapmak oldu. Bu çalışmalarımı geliştirmek için çalışıyorum.  Beş yıl içerisinde, Türkiye’nin Edirne’den çıkan en büyük firması olmak istiyoruz. Ayrıca borsada firmamın hisselerimi görmek de en büyük hayallerim arasında.

  • Uzun yıllardır Edirne’de yaşayan birisi olarak Edirne’yi değerlendirir misiniz?

Hakan Ahmet Mursaloğlu: Edirne’de kimse girişimci davranmıyor. Edirne’yi bir sınır kenti olarak kullanamıyoruz. Bulgaristan’a ve Yunanistan’a ticaret manasında daha çok açılmak zorundayız. Öncelikle Edirne bir turizm şehri… Edirne Trakya’da bir Çorlu, bir Çerkezköy değil. Yani sanayi şehri değil ama bu ticari hayatı canlandırmamıza engel bir durumda değil. Bir kere yapılması gereken ticareti arttırmak ve bunu uluslararası hale getirmek. Edirne’de sadece turizm yapılır diye geçiştirmek doğru olmaz.

Edirne’miz de Belediyecilik manasında büyük eksiklikler var. Belediye halk için çalışmıyor, samimi değil. Vatandaşın sorunları samimi bir şekilde dinlenmiyor, çözüm de bulunmuyor. Edirne’de bir şeylerin düzelmesini istiyorsak önce belediyecilik hizmetlerinin düzelmesi gerekiyor. En basitinden yolların halinin perişan olduğunu hepimiz görüyoruz.

Edirne’nin en büyük eksikliği sanayi… Edirne’de organize sanayi bölgesi olmamasını büyük eksiklik olarak görüyorum. Edirne’de ithalat ve ihracat konusunda ilerlemezse anlık olarak çöküşe geçer. Esnaf pandemiden dolayı zor durumda, öğrenci de olmadığı için durum maalesef iç acıcı değil.

Konut ve iş yeri fiyatlarında da büyük sıkıntılar görüyorum. Fiyatlar tamamen öğrenci odaklı. İnsanlar mecburiyetten fahiş fiyatlara söz konusu evleri kiralıyor dolayısı ile bu bütün Edirne’yi etkiliyor. İnsanlar nasıl geçinecek? Edirne de ki kiraların yüksek olması yaşam şartlarını olumsuz etkiliyor. Dikkat ederseniz pandemi dolayısı ile öğrenci bir anda Edirne’yi terk edince herkes mağdur oldu.

Ülkenin durumuna baktığımızda da gençlere yönelik bir politika olmadığını görüyoruz. Edirne’deki sıkıntılar ülkenin tamamında mevcut. Bu durumda gençlerin Edirne’de tutunmak zor çünkü ülkenin gençlere dair bir politikası yok. Bu aslında genel bir problem.

  • Bilişim ve bilgisayar sektöründe faaliyet gösteriyorsunuz. Bilgisayar seçerken nelere dikkat etmeliyiz?

Hakan Ahmet Mursaloğlu: Üretkenliği ve motivasyonu artırmanın önemi, çalışanların ve öğrencilerin başarısı, teknolojik ve dijital çözümlerin verimliliğine bağlı. Bu anlamda iş ve eğitim hayatının sorunsuz sürmesi, satın alma kararlarını da oldukça etkiliyor.

Artan ihtiyaç ve talep karşısında seçenekler artarken, bilgisayar alırken nelere dikkat edilmesi konusu da pek çok kullanıcı tarafından tartışılıyor. İhtiyaç listelerimizde önemli bir konu haline gelen bilgisayar seçimi ile ilgili araştırıyor, danışıyor ve bizde en uygun bilgisayarı vermeye çalışıyoruz.

Bilgisayar almadan önce kullanım amacını gözden geçirmeniz gerekir. İş, uzaktan eğitim, oyun ve performans gibi birçok farklı ihtiyaca göre değişen bilgisayar donanımlarını göz önünde bulundurmak gerek. Taşınabilirlik, mobilite ve ergonomik ihtiyacı, laptop seçimine yönlendirir. Daha profesyonel, güçlü donanım tercih edeneler ve oyuncular masaüstü veya performans laptoplarına yönelirler.

Bilgisayarların kullanım amacına göre ihtiyaç duyulan programları destekleyecek işlemci ve RAM’a sahip olması önemlidir. Meslek gruplarına göre değişkenlik gösteren programlara göre Core serisi işlemciler, 8GB ve üstü RAM tercih edilebilir. Yüksek işlem gücüne ihtiyaç duyan video ve ses düzenleme, oyun oynama gibi faaliyetler yapılacaksa son nesil bir işlemci kullanılması, hız açısından tatmin edici sonuçlar doğurur.

Mimar ve tasarımcılar gibi meslek gurupları için yeni nesil işlemciler ve yüksek RAM tercih edilmeli.

Taşınabilirliğe önem veriyorsanız küçük ekran boyutuna sahip modeller tercih edilebilir. Ekran boyutları 14 inçten küçük olan laptoplar kullanıcısına taşınabilirlik ve kolay kullanım imkânı sunar. Günlük kullanım için laptop almak isteyen kullanıcılar için 15-16 inç, oyun oynayan veya tasarımcılar için ise 17 inç düzeyindeki notebook modelleri ideal olacaktır. Masaüstü bilgisayarlar için monitör alacak iseniz boyuttan çok diğer teknik özellikleri ön plana çıkar. Genellikle 19-27 inç arasında olan monitörleri; IPS panel, 1 ms’ye kadar gecikme süresi, yüksek Hz yenileme hızı ve güncel bağlantı destekleri ile öne çıkar.

Ekranın büyüklüğü kadar çözünürlüğü de önem taşıyor. Orta ve büyük ekranlarda genelde Full HD çözünürlük sunulurken 14 inçten ufak cihazlarda daha çok 1366 x 768 çözünürlük kullanılıyor. Grafik tasarımıyla uğraşan, video düzenlemeleri yapan ve oyun oynamayı seven kullanıcılar, yüksek çözünürlüklü ekranları tercih ediyor.

Tercihiniz laptop bilgisayar almak ise bilgisayarınızın taşınabilirliği, ergonomisi ve hafifliği de önem taşımaktadır. Eğer sürekli mobil ortamda olup dizüstü bilgisayarınızı sürekli yanınızda taşıyacaksanız, o halde olabildiğince ince ve hafif modelleri tercih etmeniz yararlı olacaktır.

Bilgisayarınız ile mobilite olabilmeniz ve özgürce kullanabilmeniz için pil ömrünün önemi tartışılmaz. Evden çalışanlar ve uzaktan eğitim alanlar için pil ömrünün uzun olması verimliliğinizi artıracak bir unsurdur. Hafifliği ve uzun pil ömürleriyle ön plana çıkan ürünler, bu konuda uygun alternatifler olacaktır.

  • Kendinizi Tanıtır mısınız?

Taha Öztürk:1994 yılında İstanbul doğumluyum. Hakan Bey ile birlikte Edr Bilişim şirketinde satış pazarlama ve teknik servis sorumlusu olarak çalışıyorum. Babam otelcilik yapıyor. Ailem turizm ve gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteriyor. Edirne’ye Türk Telekom sayesinde geldim. Edirne’ye Türk Telekom mağaza müdürü olarak atandım. İstanbul’a kısa bir dönüşten sonra Edirne Erasta’da müdür oldum. Ailem burada yaşıyor. Ben de burada yaşamaya karar verdim. Hakan Bey’i uzun zamandır tanıyorum ve yaklaşık olarak 14 yıldır bilişim işi ile uğraşıyorum. Teknik servis uzmanıyım. Bilgisayar ile ilgili her türlü donanımda uzmanım.

  • Siz Edirne’yi nasıl görüyorsunuz?

Taha Öztürk: İstanbul’dan geldiğim için burada girişimci bir ruh olmadığını söylemem mümkün. Burada esnaf yalnızca hizmet sektöründe faaliyet gösteriyor ve onun dışında girişimci bir ruh yok. Farklı alanlara yatırım yapmak noktasında şehrin başarılı olmadığını söyleyebilirim. Sadece turizm ile Edirne gelişmez.  Edirne insanı dışarıdan gelen parayla gelişmeye çalışıyor.

Yazın havalar ısınınca, Edirne’nin yerleşik bireyleri yazlık ve tatil bölgelerine gidince, dışarıdan gelen turistler Edirne’yi dolduruyor. Edirne’de sirkülasyon görünüyor. Böylece kira fiyatları da yükseliyor. Edirne’de dükkân sahipleri 3000-5000 bin dolar kira ister hale geldi. Bu enflasyon sadece Edirnelilere zarar veriyor. Şu an Edirne’de en basitinden bir kafeye gitsen bütün fiyatların çok pahalı olduğunu görüyorsun. Pahalı bir şehirde yaşıyoruz ve bu her şeye yansıyor. Gençlerin böyle bir şehirde birikim yapması çok zor… Babamın maddi durumu iyi olmasa inanın hayatımı idame ettiremezdim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: