Haluk Savaştürk: “Havsa, Edirne’nin turizm sorunlarının çözüm noktası”

Haluk Savaştürk: “Havsa, Edirne’nin turizm sorunlarının çözüm noktası”

Haluk Savaştürk: “Havsa, Edirne’nin turizm sorunlarının çözüm noktası”

► Kendinizi tanıtır mısınız?
Haluk Savaştürk: Doğma büyüme Havsalıyım. Sivil toplum örgütlerinde, öncelikle spor kulüplerinde başladım cemiyetçiliğe ve çeşitli sivil toplum örgütlerinde çalışmalar yaptım. Siyasete Anavatan Partisi’nde başladım. 1994 yılında belediye başkanı adayı oldum. 2002 yılında Anavatan Partisi siyaset sahnesinden çekinince, AK Parti’deki arkadaşlarımız ile birlikte hareket etmeye başladık. İki dönemdir de AK Parti’de Havsa Belediye meclis üyesiyim. Ayakkabıcılık ve çiftçilik işi ile uğraşıyorum.
► Havsa’nın sorunları nelerdir? Bu sorunlara dair çözüm önerileriniz nelerdir?
Haluk Savaştürk: Öncelikle temizlik. Daha temiz bir Havsa yaratmak zorundayız. Daha düne kadar üniversitenin yanında çöp dağları birikmişti. Bundan ancak 6 ay önce çöp sorununu çözebildi, belediyemiz. Çok şükür erken hallettiler! Belediyemizin bütçesi çok kısıtlı, kaynakları bol değil. Merkez idareden ne gelirse, o. Ama buna rağmen belediyemiz çok borçlu. Arıtma tesisinden dolayı, altyapıdan dolayı borçlarımız mevcut. Epey sıkıntıdayız, belediye olarak. Otobana varmak için 10 km gitmek gerekiyor. Burada bir ilçe var ama çevre yolundan geçenler bunu bilmiyorlar. Burada bir kentsel dönüşüm gerekiyor. Havsa’nın en güzel yanı dört yol kavşağı olmak zorunda ama orası adeta bir ölü nokta. Orada çok ciddi trafik kazaları da oluyor. Çerçöp içinde bir mahalle orası! Orayı güzelleştirmek gerekiyor. Kat irtifakı yapmak, mezbelelik görüntüden kurtarmak gerekiyor. Otobana bağlarsak eğer Havsa’dan geçenler burada ne güzel bir ilçe varmış derler, ilçemizi tanıtmış oluruz. Ben belediye başkanı adayı olduğum zaman bu sorunu dillendirmiştim. Çözüm önerisi sunmuştum ama hala değişen bir şey yok. Şehir içi trafiğini de hafifletmek zorundayız. Çünkü burada çok ciddi trafik kazaları oluyor. En azından kilim gibi iki üç tane fabrikaya da ihtiyacımız var, ilçemizde. İstanbul’dan bir firma buradan hatırı sayılır bir arazi satın aldı. Türkiye’nin ilk ralli yarışları Havsa’da olacaktı ama araya 15 Temmuz hadisesi girdi. 3-4 kişinin yüzünden de saha tamamlanamadı. Bu işi yapmak niyetinde arkadaşlarımız yine de. İnşallah tamamlanacak. Şu an ralli yarışları Yunanistan’da yapılıyor. Neden saha tamamlandığı zaman Havsa’da yapılmasın ve Havsa bu konuda Türkiye’nin merkezi olmasın. O zaman ilçemiz çok ciddi bir şekilde gelişir.
Edirne bir turizm kenti. Edirne’nin en önemli iki sorunu trafik ve otopark sorunu. Büyük araçların, otobüslerin otoparkları ilçemizde yapılsa; Havsa’dan Edirne’ye küçük araçlar ile misafirlerimiz götürülse, Havsa’da turizm nimetlerinden faydalansa… İşte size çözüm. Böylece Edirne’deki trafik de hafifler, araçlar park edecek yer bulamama sorunu da ortadan kalkar. Böylelikle Edirne kadar Havsa da kazanır. Mimar Sinan’ın dört eserinden biri Havsa’dadır. Mimar Sinan’ın yaptığı bir Külliye var burada. Zamanında Edirne Tarih Kültür Turizm Derneği Başkanı Sami Gültekin ile bu konuda bir çalışma yapmaya karar verdik ve belediye başkanına gittik. Kendisine, ‘Mimar Sinan Eserleri İle Havsa’da Yaşıyor’ başlıklı bir turizm haftası düzenlemeyi teklif ettik. İstanbul’dan Edirne’ye gelen belediyelerin Havsa’da iki saat mola vermesini istedik. Maksadımız misafirlerimizin buradaki külliyeyi gezip, oradan Edirne’ye gitmesi idi ama maalesef projemiz kabul görmedi. Söylediğim gibi otopark buraya yapılsa, buradan midibüs veya minibüsler ile insanlar Edirne’ye transfer edilse çok güzel bir proje olur. Bu durum esnafın da kazanmasını sağlar. Aynı zamanda burası değerli bir yer haline dönüşür. Yapılacak oteller ile misafirlerimizin burada da konaklaması sağlanabilir. Park sorunu da ortadan kaldırılır. Havsa, Edirne’nin turizm sorunlarının da çözüm noktası ama kimse bunu görüp gerekli çalışmaları yapmıyor.
Yüksekokulumuzun kapasitesi 1000 kişiye çıkartılmıştı ama zamanla 300-400 öğrenciye kadar düştü. Yüksekokul olsun diye ne emekler harcandı, insanlar çok uğraştılar. Anadolu’da 100 öğrenci kapasitesi ile başlayan yüksekokullar ise 2000 öğrenci kapasitesine kadar çıktılar. Neden böyle oldu? Bunun sonuçlarını tartışmak zorundayız.
Gençlerin işsizlik derdini ortadan kaldırmak zorundayız. Bunun için de buraya hafif sanayi gelmek zorunda. İnsanlarımızı istihdam etmeliyiz. Buranın nüfusunu korumak, göçü engellemek zorundayız. Bunun için de buraya fabrikalar kurmak, iş imkânı yaratmak zorundayız. Tabii ki belediyenin de daha iyi hizmet vermesi gerekiyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: