İsmail Kutlu: “Edirneliler, Edirne’nin sorunlarını biliyor ve her şeyin farkında”

İsmail Kutlu: "Edirneliler, Edirne’nin sorunlarını biliyor ve her şeyin farkında"

İsmail Kutlu: “Edirneliler, Edirne’nin sorunlarını biliyor ve her şeyin farkında”

► Kendinizi tanıtır mısınız?

İsmail Kutlu: Öncelikle Edirne’de yaşanan afetten dolayı Edirne’ye ve Edirnelilere geçmiş olsun diyorum. Rabbım daha kötüsünün yaşanacağı günleri nasip etmesin.

Ailesi 1969 yılında Edirne’ye gelen, küçük yaşlardan itibaren Edirne’de, Edirne’nin kültürü ile büyüyen bir kişiyim. Aslen Rizeliyim ama kendimi aynı zamanda Edirneli olarak da görüyorum. 5 kardeşim var; ikisi erkek, üçü kız olmak üzere. 30 küsur yıldır Edirne’de esnaflık yapan bir ailenin mensubuyum. Şu anda emekli olarak hayatımı devam ettiriyorum. Aynı zamanda iki dönemdir Milliyetçi Hareket Partisi Edirne İl Yönetiminde görev yapmaktayım ve bununla gurur duyuyorum.  Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi, yalnızca bir siyasi parti değildir. Davası, ülküsü, kızıl elması ortak olan, derdi memleket ve Türklük olan arkadaşlarımla birlikte ülkümüzün ve dolayısıyla partimizin başarılı olması için elimizden geleni yapıyoruz.Türkiye’de MHP’nin varlığı; davası ve ülküsü diğer siyasi partilerden ayrılır.MHP önce memleketi, sonra partiyi ve partinin mensuplarını düşünür. Rahmetli Başbuğumuzdan beri aynı yolda yürümeye çalışıyoruz.

► Uzun yıllardır Edirne’de yaşayan ve Türk Milliyetçisi olarak tanınan Edirneli olarak size sormak isteriz. Edirne’de gördüğünüz sorunlar nelerdir ve bu sorunlara dair çözüm önerilerinizi bizlerle paylaşır mısınız?

İsmail Kutlu: Edirneliler, Edirne’nin sorunlarını biliyor ve her şeyin farkında.Bizler de her zemin ve platformda dilimiz döndüğünce bu sorunları gündeme getirmeye çalışıyoruz. Edirne’nin sorunlarını hep halının altına süpürdüler,göstermelik işler yaptılar. Dertler devamlı büyüdü ve içinden çıkılmaz bir hal aldı.  Sorunlar ve çözüm yöntemleri belli. Yeter ki Edirneliler doğru parti ve kişiye oy versinler.

Edirne’ninen büyük sorunu, insanlardan arasında birlik olmaması!.. Aynı amaç için bir araya gelmek gibi bir durum maalesef bu şehrin insanında yok. Bakın Türkiye’de birçok şehir aldı başını gitti, Edirne seneler içerisinde birçok şehrin gerisinde kaldı. Edirne’nin en önemli sorunları çevre düzenlemeleri ve altyapı sorunlarıdır. Bunların çözülmesinin tek yolu da Edirne’yi seven insanların, tüm kurumlarla bir araya gelerek organize olması ve birlik olmasıdır. Bu sorunlara dair çözüm önerilerimden bahsedeyim. Sorunlar o kadar çok ki anlatmakla bitmiyor.  Çevre yollarının daha aktif hale getirilmesi gerekiyor. Türkiye’de belediye ulaşım araçlarının olmadığı başka bir şehir var mıdır bilmiyorum? Olduğunu zannetmiyorum. Belediye hizmetleri oldukça zayıf, bu da hizmet kadrosunun zayıf olmasından kaynaklanıyor. Öncelikle kadroların değişmesi gerekiyor. Şehrin bir yerinde su patlıyor, saatlerce mahallere su gitmiyor. Edirne’nin sorunlarını çözmek için çalışma aşkı olan kadrolara ihtiyacımız var. Bu şehirde Edirne’nin tarihi eserlerini ortaya çıkartacak bir sistem yok. Kaleiçi dediğimiz yer, tinerci mahallesi olmuş. Burayı baştan aşağı yenilemek gerekiyor. Belediye başkanının öncelikli işlerinden birisi burası olmalı. Kurulacak 5-6 kişilik bir mimar heyeti ile bu işleri yapmak zor değil. Yeter ki kurumlar bir arada hareket etsin ve Edirne sevdalıları belediye kadrolarında kendilerine yer bulsun. Ben Edirne’ye turistik amaçla gelen insanların otopark sorunu yaşamadan ayrılmasını hayale diyorum. Selimiye Cami ve civarında kontrolsüz, kayıt dışı satıcıların insanları taciz etmediği, zoraki bir şey satmaya çalışmadığı bir Edirne hayal ediyorum. Zabıtaların ve emniyet mensuplarının ortaklaşa çalışması ile bu sorunun kolaylıkla çözülebileceğini düşünüyorum.

► Edirne bir turizm şehri! Turizm şehri olmanın nimetlerinden hepimiz faydalanıyoruz.Esnaf arkadaşlarımız da bu sektörden ekmek yiyor. Ancak gördüğüm kadarıyla bilhassa Balkanlardan gelen yabancı misafirlerimiz alışveriş yaparken büyük marketleri tercih ediyor. Bunun da en büyük sebebi esnaf arkadaşlarımızın misafirlerimize fiyat listesi dahi sunmaması. Turistlere neyi, kaça alacağını gösterin ki, onlar da alışveriş yaparken küçük esnafı tercih etsin.

Edirne’ninen büyük problemlerinden birisi insanların seyyar satıcılık adı altında taciz edilmesi. Bundan son derece rahatsızım. Bu işin önüne geçmek çok kolay. Selimiye Cami gibi mekanların etrafında insanlara zorla bir şeyler satmaya çalışan insanları görmek bizi üzüyor. Bu ortamda turist beklememiz ne kadar mantıklı?

► Türk Milliyetçiliği dendiğinde aklınıza ne geliyor?       

İsmail Kutlu: Bu tabir kullanıldığı zaman Türkiye Cumhuriyeti ve Türkistan aklıma geliyor. Akabinde Turancılığımız ön plana çıkıyor. Türk Milliyetçiliği bana göre Turan coğrafyası ile bir arada hareket etmektir. İsmail Gaspıralı’nın da ifade ettiği gibi: ‘’Dilde, fikirde, iş de birlik’’ düşüncesi bizim temel felsefemiz. Maalesef son on beş, yirmi yılda Türkiye’de maksatlı olarak kültürümüzü Araplaştırma faaliyeti güdüldü ve bu da davamıza ciddi manada zarar verdi. Meseleyi bu yönü ile ele almak gerektiğini düşünüyorum. Dünya da ki Türk devletlerinin hep birlikte hareket ettiği, dolayısı ile sınırda değil, işte birlik oluşturabildiği Turan devleti hayalimiz var ve bu hayalimiz her daim baki kalacak. Bu arada Müslüman olmayan Türk unsurları da unutmamak gerek. Türk dendiğinde aklımıza yalnızca Müslüman ahali gelmemeli. Gagavuz Türklerini de unutmayalım.

Atatürk’ümüzün çok güzel bir sözü var: ‘’Ne Mutlu Türküm Diyene’’ Bu sözü doğru anlamak lazım. Kendini Türk hisseden her insan Türk’tür. Önemli olan aidiyet ve kültürel açıdan bir arada olmak. Aynı amaç etrafında toplanan, sevinci ve üzüntüsü ortak olan insanların oluşturduğu bir bütündür Türk milleti. Türk Milliyetçiliğine ırki açıdan değil bu açıdan bakmak gerektiğini düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: