Kerim Durmaz: “Edirne insanı Edirne’ye sahip çıkarsa turizm üç dört kat değerlendirir.”

Kerim Durmaz: “Edirne insanı Edirne’ye sahip çıkarsa turizm üç dört kat değerlendirir.”

  • Kendinizi tanıtır mısınız?

Kerim Durmaz: Van’ın Erciş ilçesinde dünyaya geldim. 10 Yıl İstanbul, 40 Yıl Edirne olmak üzere 50 yıldır turizm sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Hayatımız turizm sektörünün içinde geçti. Ayrıca 17 yıl boyunca Edirne’deki Lalezar restoranı işlettik. Bununla beraber Acar Park’ın da müdürlüğünü yaptım. An itibariyle Kaleiçi’nde Aşikâr Pup Cafe Bar işletmeciliği ve Edirne’nin çıkışında Olin Kavşağında Miss Döner salonunun işletmeciliğini yaparak turizm sektöründe oğullarım Büyük oğlum Emrah, küçük oğlum Yunus ve kızım Sevda ile birlikte faaliyet gösteriyoruz. İşimizi sevgi ile yapıyoruz ve bunun için insanlar bize teveccüh gösteriyor. Miss Döner’in isim hakkını almak için patent başvurusunda bulunma hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Miss Döner’i bir Edirne Markası yapma, Edirne’ye mal etme tek amacımız.

  • Edirne döneri dendiğinde akla gelen belki de ilk yer sizin işletmeniz. Dönerinizin lezzetinin sırrı nedir?

Kerim Durmaz: Özel bir terbiye yöntemi ile eti üç gün boyunca terbiyede bekletiyoruz. Dördüncü gün hizmete sunuyoruz. Dönerimiz meşe odunuyla pişiyor. Döner ocaklarının yüzde doksanı tüplü ya da doğalgazlıyken biz meşe odunu ile pişiriyoruz. Bu da dönerimizin lezzetine lezzet katıyor. Fırınımızda her müşteri için ayrı ayrı hazırladığımız lavaj ekmeği sıcak sıcak misafirlerimize servis ediyoruz. Yeni bir paketleme makinesi sipariş ettik. Bu makine ile paketleyeceğimiz Miss Döner paketleri 7 saat kadar sıcaklığını koruyacağı için iş ve evlere servis ağı kuracağız.

  • Edirne’ye yeteri kadar turist geliyor mu? Edirne’yi turizm açısından değerlendir misiniz?

Kerim Durmaz: Edirne’ye çok daha fazla turist gelebilir. Bunun için Edirne’deki herkesin bu şehrin ev sahibi gibi davranması gerekiyor. Edirne insanı Edirne’ye sahip çıkarsa turizm üç dört kat değerlendirir. Edirne gibi güzel bir şehirde büyük bir otopark olmaz mı? Bu şehre görülen muamele reva mıdır? Eskiden bizler Bulgaristan’a eğlenmeyi gidiyorduk, şimdi onlar geliyorlar. Paramızın değeri düştüğü için Edirne’de turizm sektöründe bir rahatlık var. Ama bu durum geçici. Bulgar, Yunan misafirlerimiz ile bu sektörü ne kadar döndürebiliriz inanın bilmiyorum. Türkiye’de krizin ağababası var Edirne bunu az hissediyor ama Kapıkule’nin de nimetlerinden yeteri kadar faydalanamıyoruz. Edirne maalesef turizmden teşvik almıyor. Kaleiçi bölgesi de feci harabe durumda. Tarihi binaların çoğu yıkılmaya yüz tutmuş, atıl durumda ve kaderine terk edilmiş. Edirne Belediyesi ya da Edirne Valiliğine bağlı diğer kurumlar bu işe el atmadığı gibi bu tarihi evleri yaptırmak isteyenlere de köstek oluyorlar. İnsanlar prosedürler yüzünden, paraları olmasına rağmen Kaleiçi’ndeki evleri yaptırmaya çekiniyorlar. Tarihi evlerin yanında çevre düzenlemesi de hak getire! Edirne’nin yüz akı, eski şehri böyle mi olmalı? Sokaklardan borular geçiyor, ahşap konağın yanında iki katlı betonarme bina var. Bununla birlikte Kaleiçi eskiden çok nezih bir semtti. Bugün güvenlik zafiyeti var ve Kaleiçi ne idüğü belirsiz insanlardan geçilmiyor!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: