MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Faruk Aksu: “Şehrin tarihi önemi, Edirne’yi yönetenler tarafından doğru anlaşılamamış!..”

MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Faruk Aksu: “Şehrin tarihi önemi, Edirne’yi yönetenler tarafından doğru anlaşılamamış!..”

  • Önümüzdeki yerel seçimlerden önce ‘beka meselesi’ kavramının güçlü bir şekilde vurgulandığını görüyoruz. Cumhur İttifakının paydaşı olan partimizin genel başkanı Sayın Devlet Bahçeli’de sık sık beka vurgusu yapıyor. Beka kavramı üzerine neler söylemek istersiniz…

MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Faruk Aksu: Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, defalarca bu kavramın üzerinde durdu ve gerekçeleri ile açıkladı. Biz de dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışalım. Türk Devleti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nden ibaret değildir. Türkler, tarih sahnesine Ötüken’de çıktılar ve yüzlerce devlet kurup, dünyaya adaletle hükmettiler. Beka demek, bu silsilenin devam etmesi ve Türk Devleti’nin ilelebet payidar kalması demektir. Biz Türk Devletini ve Türk Milletini güçlü bir biçimde geleceğe taşımak istiyoruz, o yüzden ‘beka’ diyoruz. Beka meselesini tehdit eden iç ve dış unsurlar her daim olmuştur, olmaya devam edecektir. Bugün, Türkiye’nin doğusunda ve güneydoğusunda konuşlanmış olan terör yapılanması da ekonomik olarak ülkemizi cendere içine almak isteyen finansal tetikçiler de beka meselesini tehdit eden unsurlardır.

Haziran 2015 seçimlerinden sonra Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, koalisyon talebini ancak taleplerimizin yerine getirilmesi şartıyla kabul edeceğimizi belirtmişti. Bu talep ve şartları hepimiz hatırlıyoruz: çözüm sürecinin bitirilmesi, yolsuzlukların üzerine gidilmesi ve en önemlisi anayasanın ilk dört maddesinin tartışmaya dahi açılmaması. Hafızamızı biraz zorladığımızda bu olayı yakın tarihlerde bazı partilerin, Türkiye’nin milli devlet olma saiklerini yerle yeksan eden sözüm ona ‘demokratik’ anayasa taslakları hazırladıklarını hatırlayacağız. Bu sözde demokratik anayasalarda ilk dört madde bile tartışmaya açılıyor, dört maddeden ikisinin küstahça anayasadan kaldırılması isteniyordu. İlerleyen süreçlerde ülkemiz hem FETÖ hem de PKK Terör Örgütünden çok çekti, verilen mücadelede onlarca, yüzlerce, binlerce Mehmetçiği, vatandaşımızı ve geleceğimizi yitirdik. Nihayetinde 15 Temmuz sürecine kadar geldik. 15 Temmuz gecesi, Milliyetçi Hareket Partisi ve pek tabi Türk Milliyetçileri, büyük bir mücadele örneği göstererek, devletin milli refleksinin sesi oldular. Bugün gelinen noktada, çözüm süreci garabetinden çıkıldığını ve ülkemizin milli reflekslerle yönetildiğini görüyoruz. Hal böyleyken beka meselesi önümüzdeki yerel seçimlerde çok daha önem taşıyor. Bilhassa Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgesini terör örgütünün sevicilerine bırakmamak için beka dedik ve bu doğrultuda çalışıyoruz.

  • Edirne özelindeki seçim atmosferini değerlendirdiğimizde şöyle bir ortam göze çarpıyor: İnsanlar mevcut belediyenin başarılarını, başarısızlıklarını; sözlerini, yaptıklarını, yapamadıklarını değil mevcut siyasi iklim çerçevesinde slogan haline dönüşmüş partizan vaatlerini tartışıyor. Edirne ilinin sorunları yerine hala statüko tartışılıyor. Edirne Halkının ekseriyetle mevcut hükümete muhalif olması da Cumhur İttifakının paydaşı olan MHP’nin işini zorlaştırıyor. Meseleyi belediyecilik üzerinden anlatmak ve tartışmak için neler yapmak gerekiyor?

MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Faruk Aksu: Sorduğunuz sorunun içerisinde cevabı da var. Edirne Belediyesini uzun yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi yönetiyor ve seçim öncesi vaatler ortada. Seçimlerden sonraki süreçte tutulan, tutulmayan sözler de ortada. Milliyetçi Hareket Partisi olarak propaganda sürecinde dikkati buraya çekmek zorundayız. Edirne’de teşkilatımız sokağa çıktığı andan itibaren seçime kadar bunları halkımıza doğru anlatmalı. Meseleyi kısır siyasi tartışmalardan uzaklaştırıp, belediyecilik hizmetleri üzerinden anlatmalıyız. Yerel dinamikler ile birlikte sorun analizini yapmalı ve çözüm odaklı çalışmak durumundayız.

Yeri gelmişken, Edirne hakkındaki görüşlerimi de buradan belirtmek isterim. Edirne’ye girerken şunu gördüm, şehrin girişi, adeta bir köyün girişini andırıyor. Edirne bunu asla hak etmiyor. Edirne, tarihi ve kültürel açıdan memleketimizin en önemli şehirlerinden bir tanesi. Ancak gördüğüm kadarıyla şehrin tarihi önemi, Edirne’yi yönetenler tarafından doğru anlaşılamamış, köhne kalmış bir zihniyet bu şehri yönetmiş ve şehrin dinamikleri harekete geçirilememiş. Bunları Edirne halkına anlatarak, değişim istemek durumundayız. Bu noktada da Edirne teşkilatımıza büyük görevler düşüyor.

  • Seçimlerde son dönemece girdik. Edirne’deki Milliyetçi Hareket Partisi mensuplarına neler söylemek istersiniz?

MHP Genel Başkan Yardımcısı İsmail Faruk Aksu: Evvela şöyle başlayalım; Ülkücü, ülkücünün öz kardeşidir. Küskünlükleri, kırgınlıkları bir tarafa bırakarak kenetlenmek, partimiz için çalışmak gerekiyor. Seçim döneminde tek yumruk olmalıyız. Bizler Cumhur İttifakının paydaşı olarak Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ’da değişimi yakalamak istiyoruz. Edirne gerek tarihi önemi gerekse Balkanlara açılan kapı olması hasebiyle bizler için büyük önem arz ediyor. Değişimi yakalamak istiyorsak, buradaki potansiyeli harekete geçirmekten başka çaremiz yok. Büyük bir dinamizm ve özveri ile çalışarak, Cumhur İttifakı adayı Avukat Koray Uymaz’ı elimizden geldiğince destekleyelim, var gücümüzle seçim gününe kadar çalışalım. Teşkilatlarımız, MHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımız ile beraber daha hareketli bir biçimde, ilçeleri de işin içine kadar mücadele vermek zorundadır. Bizler de sizlere gereken desteği vereceğiz ve her daim yanınızdayız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: