Önder Başlı: “Kırklareli şehrini güzelleştirmek için kaldırım yaparak, çiçek ekerek belediyecilik olmaz. Önce altyapı ve doğru şehir planlaması gerçekleştirmek gerekiyor.”

Önder Başlı: “Kırklareli şehrini güzelleştirmek için kaldırım yaparak, çiçek ekerek belediyecilik olmaz. Önce altyapı ve doğru şehir planlaması gerçekleştirmek gerekiyor.”

  • Kendinizi tanıtır mısınız?

Önder Başlı: 1959 Kırklareli doğumluyum. İlk, orta ve lise tahsilimi Kırklareli’nde yaptım. Daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Bölümünden mezun oldum. 6 sene özel sektörde çalıştım. 1989 yılından beri de Kırklareli’mde Serbest Mali Müşavirlik yapmaktayım. Aynı zamanda adliyede bilirkişilik yaparak da hizmet vermekteyim.  Hayatımız Kırklareli’nde geçti.

  • Kırklareli özelinde ve Trakya Genelinde ekonomik durumu değerlendirmenizi istesek, bir uzman muhasebeci gözüyle neler söylersiniz?

Önder Başlı: Şu anda dünya ekonomisi bir durgunluk içerisinde. Trakya’da sistemin parçası, ülkemiz kötü durumda olduğu için, Trakya’da bundan nasibini alıyor. Maalesef 2002 yılından beri üretmeden tüketime dayalı bir sistemle çarkı döndürmeye çalışıyoruz. Kırklareli ve Trakya genelinde büyük bir ticari açmaz söz konusu. Üreticilerin durumu ortada, tüketim hane başına artarken, borçlar da kat ve kat arttı. Büyük bir açmaz içindeyiz. Üretime dayalı ekonomiye geçip, yeni bir sayfa açmazsak, çok daha sıkıntılı günler bizleri bekliyor diyebilirim.

Bu noktada Cumhuriyetin ilk yıllarında uygulanan karma ekonomi modeli ile birlikte, Atatürk’ün bizzat desteklediği üretime dayalı tarım politikalarını hatırlamak gerekiyor. Türkiye bu dönemde küçük ve fakir bir ülke olarak tarım ve hayvancılık konusunda büyük atılımlar yapmış, üretime dayalı bir politika izlemişti. Bugün tam tersi bir tablo ile karşı karşıyayız. İnsanlar köylerde durmuyorlar; çünkü köyden kente göç teşvik edilir duruma geldi! Köyde kalsa iş bulamayacak insanlar, kentlere göç etmeye başladı. Tarım ve hayvancılık noktasında tekrar yerli üretime dönmek, özümüze ulaşmak durumundayız. Türkiye hayvan ve et ithal edeceğine, buraya harcadığı para ile çiftçisine destek olmalı. Ancak bu şekilde tekrar bir kalkınma gerçekleştirmek mümkün. Bölgesel kalkınma olmadan, ülke kalkınamaz. Her bölgede iyi bir strateji belirleyerek, tarım ve sanayide üreterek kalkınmak mümkün olacaktır. Hollanda ufak bir ülke olarak bizden kat kat fazla verimli tarım yapıyor, ürün ihraç ediyor. Üstelik bizim kadar bereketli topraklara da sahip değiller. Bu nasıl oluyor diye durup düşünmek gerek. Son derece planlı, sistemli ve uzun vadeli bir program ile verimliliği arttırarak, kooperatifçiliği özendirdiklerini görmek mümkün. Üretim yapan insanları bir arada tutarak, koordineli bir şekilde başarılı olduklarını görmekteyiz. Konya kadar Hollanda, 100 milyar dolarlık tarım ihracatı yaparken, biz ithal ürün alıyoruz.

  • Edirne özelinde çeşitli meslek gruplarıyla yaptığımız röportajlarda, Edirne’nin krizden fazla etkilenmediği söyleniyor. Bunun en büyük sebebi olarak da Edirne’ye gelen turistler gösteriliyor. Esnaflar nazarında bir canlılık, alışveriş söz konusu. Kırklareli’nde de bir sınır kapısı olmasına karşın, Edirne kadar yoğun olmadığını görüyoruz. Bu doğrultuda Edirne’yi temel alarak değerlendirirseniz, Kırklareli’ne daha fazla turist çekmek için neler yapılabilir?

Önder Başlı: Sınır ticaretinin hızlanmasının sebebi ekonomik veriler. Dolar ve Euro belirli bir seviyenin üzerine çıkınca, komşu devletlerde yaşayanların ekonomik gücü arttı. Daha ucuza mal aldıkları için rağbet görmeye başladık. Ama bunu geçici bir durum olarak görüyorum ve uzun vadede esnafa bir kazancı olduğunu düşünmüyorum. Bu kısa vadeli bir çözüm. Uzun vadeli bir değerlendirme yapmak istiyorsanız, Edirne veya Trakya bölgesinde herhangi bir yer fark etmez, açılan işletmelerin zarar edip etmediğine ve açılan işletmelerin ne hızda kapatıldığına bakmak gerekiyor. Kapanan iş yerlerini, esnafların kurumlara olan borcunu değerlendirerek yorum yapmak zorundayız. Belirli bir artış var ama bu esnafı rahatlatacak bir artış değil. Genel olarak sınır ticaretini arttırarak; Balkan ülkeleri ile ticari anlaşmalar yapıp, ilişkileri güçlendirerek dediğiniz manada bir etkiyi uzun vadede yaratabiliriz. Demem o ki enflasyon bu kadar yükselmese, dışarıdan bu kadar misafir topraklarımıza ayak basmayacaktı. Bu hadiseyi böyle değerlendiriyorum.

  • Kırklareli’nde birçok turistik değer mevcut. Burada da bir sınır kapımız var. Yabancıları Kırklareli’ne yönlendirip, daha fazla turist çekmek nasıl mümkün olabilir?

Önder Başlı: Trakya geçiş bölgesi olduğu için tarihi çok eski… Buradan Büyük İskender başta olmak üzere büyük uygarlıklar geçmiş, Traklar, Roma, Osmanlı… Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bölgemizin tanıtımı konusunda çok eksiğiz. Tarihimize yaraşır bir tanıtım yapamıyoruz. Belediye ve sivil toplum örgütleri bu konuda daha fazla çalışma yapmak durumunda. Tarihi eserlerin göz önünde olanları kadar, arkada kalan, açığa çıkmamış olanları da ilgili kurumlar tarafından saptanmalı ve bu saptama neticesinde tanıtım işine para harcanmalı. Örneğin Kıyıköy- Demirköy bölgesinde ormanlık alanlar, zenginliklerimiz mevcut. Temiz hava, deniz mevcut. Bunları Kırklareli olarak daha fazla ön plana çıkartmak zorundayız. Burada yaptığımız Atatürk evi çok büyük ilgi gördü. Tanıtımı doğru yapıldı ve insanların uğrak yeri oldu! Turistler tarafından büyük rağbet görüyor. Atatürk evinin ulaştığı başarıyı temel alarak, tarihi zenginliklerin saptamasını yapmalıyız. Tabi sivil toplum örgütleri kadar, şehrin üniversitesini de bu işe dâhil etmek zorundayız. Üniversitelerde kurulacak kürsülerle, enstitülerle Kırklareli özelinde, Trakya genelinde tarihi araştırmalar yapmak durumundayız. Resmi kurumlar dışında halkın da ilgisini çekmek zorundayız. Günlük planları terk ederek, uzun vadeli planlara yönelmek durumundayız. Beyaz Zambaklar Ülkesi kitabını okuyarak, Finlandiya’nın uzun vadeli planlar ile nereden nereye geldiğini görmek mümkün. Herkese bu kitabı tavsiye ediyorum. Okuyalım ki uzun vadeli planlar ile kendi vatandaşına güvenerek neler yapılabileceğini görelim. Sorunumuz tamamen organizasyon problemi… Ülkemizin önü açık, yeter ki tarım, sanayi, inşaat, eğitim, sağlık gibi konularda uzun vadeli, yerli ekonomik programlar belirleyelim.

  • Kırklareli’nde gördüğünüz en önemli sorunları sorsak, neler söylersiniz?

Önder Başlı: Evvela şehir planlamasının çok yanlış yapıldığını ve ihtiyacı karşılamadığını söylemek zorundayız. Son 15-20 yıldır Kırklareli’nin planlamasında ciddi hatalar yapıldı. Eski mahallelere girdiğinizde daracık sokaklar görüyorsunuz.  Öğlen saatinde, akşam beşte trafik tıkanıyor. Nüfus seksen binlerde iken manzara buysa, yüz bine çıktığında nasıl bir manzara ile karşılaşacağız? Bunu düşünerek, planlı bir şehircilik çalışması yapılmadığını, görmekteyiz. Şehrin yeniden planlanması gerekiyor. Yağmur yağdığında, iş çıkış saatlerinde trafik sorunu yaşanıyorsa bu ciddi bir plansızlık olduğunu gösterir. Bugün otopark sorunu da mevcut. Nüfus arttı ama ihtiyacı karşılayacak bir otopark sistemi kuramadık. Yerleşim yerleri, okul gibi binaların yapılması da maalesef nüfusa uygun gerçekleştirilmedi. Şehri güzelleştirmek için kaldırım yaparak, çiçek ekerek belediyecilik olmaz. Önce altyapı ve doğru şehir planlaması gerçekleştirmek gerekiyor.

  • Kırklareli’nde yaşayan bir yurttaş olarak Edirne’ye bakış açınız nasıl?

Önder Başlı: 15 günde bir Edirne’ye sağlık için gittiğimi söylemek isterim. Sağlık kontrollerimi Edirne Ekol hastanesinde yaptırmaktayım. Edirne sağlık konusunda çok daha köklü kurumlara sahip. Üniversite hastanesi eski keza devlet ve özel hastaneleri de çok kaliteli. Hal böyle iken Edirne sağlık konusunda bizler için her daim büyük bir avantaj teşkil ediyor. İnsanlar sağlık konusunda daha iyi cevap aldıkları için, daha fazla ilgi gördükleri için Edirne’yi tercih ediyorlar. Eskiden Kırklareli bölgesinden tedavi için İstanbul’a gidenler, bugün Edirne’yi tercih ediyorlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: