Optik Oktay Çavdar: “Sonuçta ihtiyaç sahibi mağdur oluyor. Bir an önce bu soruna çözüm bulunması gerektiğini düşünüyorum.”

Optik Oktay Çavdar: “Sonuçta ihtiyaç sahibi mağdur oluyor. Bir an önce bu soruna çözüm bulunması gerektiğini düşünüyorum.” 

  • Gözlük alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Optik Oktay Çavdar: Hem göz sağlığı açısından, hem güneş ışınlarına karşı görüş kalitemizi daha iyi seviyeye getirme açısından hem de dış görünüşümüze aksesuar desteği açısından güneş gözlükleri oldukça önemli. Fakat gözlük alırken en önemli şey gözlüğün aksesuar amacından çok işlevselliğinin ön planda tutulmasıdır. Yani tasarımından çok, sağlık açısından kullanmamız gerektiğinin bilinmesi gerekiyor.

  • Peki, güneş gözlükleri alırken nelere dikkat etmemiz gerekiyor? Güneş gözlüğü alırken nelere dikkat etmeliyiz? Polarize ve klasik güneş gözlükleri arasındaki farklar nelerdir? Polarize gözlük göze daha iyi bir koruma mı sağlar? Mutlaka kaliteli bir gözlük mü alınmalı? Göz bozukluğu olanlar numaralı camlar yaptırabilir mi? Her renk güneş gözlüğü camı alınabilir mi? Ucuz gözlük mutlaka kalitesiz mi demektir? Ne gibi zararları olabilir?

Optik Oktay Çavdar: Yaz sezonunda olduğumuz için öncelikle güneş gözlüğünün sadece yaz aylarında değil kış aylarında bile kullanılmasını öneririm. Kaliteli olmayan güneş gözlüklerinin insanların göz sağlığını ciddi anlamda etkilediğini ve körlüğe kadar neden olabileceğinin bilinmesi gerekli. Güneşin gözde birçok etkisi vardır, bunlardan bir tanesi katarakt oluşturma. Fazla güneş alan, açık tenli insanlarda katarak oluşma oranı daha fazla ve daha genç yaşlarda oluşuyor. İkincisi sarı nokta hastalığı, sarı nokta hastalığı da daha yaşlılarda görülen bir hastalık. Ama güneşin çok fazla etkisi var, güneşli yerlerde yaşayan, güneşin yoğun olduğu ülkelerde hastalar daha kötü durumda, görme düzeyleri daha az. Bunun dışında ülkemizde güneşe bağlı en çok görülen hastalıksa iki tane. Bir tanesi pterjium denilen et yürümesi, diğeri de alerjik konjonktivit. Özellikle küçük yaşlardaki çocuklarda bahar aylarında hem polenlerin etkisi hem de güneş ve havayla birlikte çok fazla alerji oluyor. Bir de yetişkinlerde daha önce söylediğimiz gibi özellikle çok fazla açıkta, güneşte çalışan tarım işçilerinde ve diğer işçilerde et yürümesi oluşuyor. Bizim ülkemizde erişkin kişilerde et yürümesi, çocuklarda da alerji konjonktivit en çok görülen hastalıktır

Güneş gözlüğünü sadece yaz aylarında değil de her zaman kullanılmasını öneririm. Ben güneş gözlüğünü hasta olan, olmayan herkese öneriyorum. Hem de sadece yazın değil, kışın da güneşin olduğu veya aydınlığın olduğu her zaman kullanılması gerekir. Tabi ki bahar ve yaz aylarında güneş gözlüğüne olan ihtiyaç artıyor, burada dikkat edilmesi gereken şey, güneş gözlüklerinin polarize özelliğinin olması. Genelde çok fazla güneş gözlüğü markası ve çok fazla onun imitasyonu yani gerçek olmayan çeşitleri var. Bunlar da en büyük özellikle polarize olmaması. Polarize olmayan bir gözlük camının faydası çok düşüktür. O yüzden sorup polarize güneş gözlüğü almakta fayda var.

Gözlük markası bana göre çok önemli değil, kendim de öyle çok ünlü markalar kullanmıyorum. Ama gözlük alırken garanti belgesi var mı, yok mu onu sormak lazım. Birde özelliklerine dikkat etmek gerekiyor. Ultra viyole kırıcı etkisi veya polarize etkisinin olup olmadığını araştırıp onlardan uygun güzel bir gözlük almak gerekir. Çok pahalı bir gözlük iyi gözlük değildir ama özellikle markaların sahte olanlarını almak, polarize olmayan sadece kahve yada füme rengi olan bir camı almanın bir faydası yoktur. Taklit ürün almamak lazım, daha keseye uygun olabilir ama özelliklerinin iyi olması gerekir. Ayrıca, gözlük numarası olan insanların da normal beyaz cam yerine ışıkta kararan foto kromik özellikli yada dereceli güneş gözlüğü kullanmasının göz sağlığına           faydalı olur.

  • Gözlük almak isteyen kişilere neler önerirsiniz?

Optik Oktay Çavdar: İnsanların göz sağlığını bozacak ürünleri asla satmıyoruz ve de satmayacağız. Güneş gözlüğü kullanmak isteyen müşterilerimize eğer ki numaralı optik gözlük kullanıyorlarsa almak istediği güneş gözlüğünün numaralı olarak da yapılabileceğini anlatıyoruz. İsterse numaralı bir şekilde yapıyoruz, ama yok göz numaraları küçükse insanların normal güneş gözlüğü tavsiye ediyoruz. İnsanların yüzüne yakışan, kendilerinin rahat kullanabileceği, yüz yapısına uygun güneş gözlüklerini tavsiye etmeye çalışıyoruz. Sağlıklı, polarize camlı, göz sağlığını zaten hiçbir şekilde bozmayacak ürünleri biz satıyoruz, gözlükçüler olarak. İnsanların göz sağlığını bozacak ürünleri gözlükçüler satarsa zaten mesleki anlamda hiçbir değeri olmaz, olmayacaktır da. O yüzden daha çok Sağlık Bakanlığı’nın tavsiye etmiş olduğu güzel, kaliteli ve kullanışlı ürünleri tavsiye etmeye çalışıyoruz.

  • Malın iyisi fiyatından mı anlaşılır?

Optik Oktay Çavdar: Vatandaşların daha ucuz ve daha kalitesiz olan güneş gözlüklerine yönelmelerini tavsiye ediyorum. Kesinlikle işportadan gözlük almasınlar. Günümüzde bakkallarda aspirin bile satılamıyor ama denetimsizce her yerde gözlük satılabiliyor. İnsanların göz sağlığı ile oynanıyor. İnsanlarımızın fiyatı daha ucuz olan taklit güneş gözlüklerini aldıklarını duyuyoruz, insanlar diyor ki ya aynı özellik, balığı orada da gördük, polarize testinde, burada da gördük. 10 liralık gözlükte de 100 liralık, bin liralık gözlükte de aynı özellikler var diyor. Polarizasyon özellikleri kaliteli olmayan güneş gözlükleri insanların göz sağlığını ciddi anlamda etkiler, körlüğe kadar neden olabilecek rahatsızlıklar verebilir. Bizim Edirne’mizde şöyle bir laf vardır, köre sormuşlar sen malın iyisini nereden anlarsın, fiyatından anlarım demiştir. Hakikaten de öyledir, kalite tesadüfe gelmeyecek bir olaydır, bir emek işidir. Gözlüğün ucuz veya pahalı olmasından ziyade bizim için göz sağlığımıza ne kadar katkı sağlayacak kullandığımız gözlük o önemlidir.

  • Gözlük çerçeve ve camları için SGK’nın ödediği katkı payı yeterli mi?

Optik Oktay Çavdar: 12 yılı aşkın bir süredir SKG katkı payı olarak 40 TL. civarında bir ödeme yapıyor. Oysa bizim sattığımız gözlük çerçeve ve cam fiyatları dövize endeksli olarak artıyor. Aradaki farkı ihtiyaç sahibinden tahsil ediyoruz. Sonuçta ihtiyaç sahibi mağdur oluyor. Bir an önce bu soruna çözüm bulunması gerektiğini düşünüyorum.

  • Sizin sorunlarınıza çözüm arayacak meslek kuruluşunuz neden yok?

Optik Oktay Çavdar: Edirne’de Gözlükçüler ve Optisyenlerin dernekleşme hatta federasyonlaşma çalışması var. Optisyenlik / Gözlükçülük Sağlık Bakanlığının gözetim ve denetiminde çalışan çok önemli bir sağlık mesleğidir. 5193 sayılı meslek kanunumuzun amaç bölümünde, tüm sağlık mesleklerinde olduğu gibi “Toplumun ve fertlerin sağlığını koruma” görevi bizlere de yasa ile emredilmiştir. Cam ve çerçeveden meslek bilgimizi de katarak yaptığımız gözlük geri ödeme kapsamında, ilaç ve tedavi kapsamında değerlendirilen görme kusurlarını düzelten tıbbi cihazdır. Bir sağlık gerecidir.3958 sayılı İlk meslek kanunumuz 1940 larda çıkmasına rağmen gözlükçüler, Eczacılar ve Tabipler gibi oda ve birlik olma refleksini ne yazık ki gösterememişlerdir. Devletle olan iletişimlerini derneklerle yürütmeye çalışmışlardır.    Türk Optisyenleri Oda ve Birlik Kanunu”nun Gerekçeleri   Eczacı, Tabip ve Diş Hekimlerinin, Oda ve birlik olma ile ilgili ne gerekçeleri varsa Gözlükçülük / Optisyenlik mesleğimizde de aynı gerekçeler mevcuttur. 1) Cam ve Çerçeveden meslek bilgimizi de katarak yaptığımız kişiye özel Gözlük, görme kusurlarını düzelten bir optik sağlık gerecidir. Her türlü optik ürün hekim reçetesi ile optisyenlik müessesinde satılır. İlaç ve tedavi kapsamında değerlendirilen, geri ödeme sisteminde bulunan, tıbbi cihazdır.  Gözlükçülük / Optisyenlik, Eczacı, Tabip ve Diş Hekimleri gibi, T.C Sağlık Bakanlığının, gözetim ve denetiminde faaliyet gösteren çok önemli bir sağlık mesleğidir 2) Meslektaşlarımız mesleklerini icra yetkisini, Üniversite eğitimi ile elde etmektedir. Gözlükçülük / Optisyenlik bir formasyon mesleğidir.(Eczacı, Tabip ve Diş hekimlerin de olduğu gibi) 3) Eczacı, Tabip ve Diş Hekimlerinin olduğu gibi gözlükçü / optisyenlerin de  “5193 Sayılı Optisyenlik Hakkında” özel meslek Kanunumuz vardır.   Ayrıca, mesleki açıdan meslek guruplarını temsil etme görevinin, Anayasa’nın 135 inci maddesine göre kurulan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına aittir. Edirne’de yapılan çalışmaların neticeye ulaşmasını bekliyoruz. Bu doğrultuda kendi haklarımızı ve ihtiyaç sahiplerinin haklarını daha iyi savunabileceğimize inanıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: