Özgür Apaydın: “Edirne’de lavanta günleri düzenledik. Edirne’ye bu etkinlik sayesinde 60 bin insan geldi “

Özgür Apaydın: “Edirne’de lavanta günleri düzenledik. Edirne’ye bu etkinlik sayesinde 60 bin insan geldi “

  • Kendinizi Tanıtır mısınız?

Özgür Apaydın: 2016 yılına kadar bankacılık sektöründe çalıştım ve bankadan ayrıldıktan sonra Niyazi Girgin ile beraber lavanta işine girdik. Niyazi Girgin Bulgaristan’da ben Edirne’de çalışmalar yapıyoruz. Lavanta ithalat ve ihracatını yapmaktayız.

  • Faaliyet Gösterdiğiniz İşkolu Hakkında Bilgi Vermenizi Rica Ediyoruz.

Özgür Apaydın: Girgin ticaret olarak 2015 yılından beri Folya türü lavanta fidesi üretiyoruz. Türkiye’nin en büyük üreticilerinden bir tanesiyiz. Senede toplamda bir milyonu aşkın lavanta fidesi üretiyoruz ve lavanta yağını, lavanta suyunu üretip, ticaretini yapıyoruz. Diğer tıbbi, aromatik bilgilerle alakalı çalışmalarımız da devam ediyoruz. Tıbbi, hoş kokulu bitkilerin içerisinde en çok bilinip kullanılan bitki lavanta… Biz de bu yüzden bu sektördeyiz. İşlerimizin esas ayağı Bulgaristan’da ve biz Edirne’de de bu işin sanayi olması için uğraşıyoruz.

Lavanta’nın dünyada en çok kullanılan uçucu yağlardan biri olduğunu biliyoruz. Romalılardan beri kullanılan lavanta, tıp ve kozmetik alanlarda da kullanıldığı gibi; yağının, kuru çiçeğinin, suyunun, fidesinin de ticareti yapılıyor. Bir lavanta üreticisi lavantanın her şeyinden yararlanma imkânına sahiptir. Bir lavantayı ektikten üç sene sonra her şeyinden para kazanma imkânınız vardır. Yılda tek mahsul veren lavanta, haziranda çiçeklenir, temmuzda hasatları yapılır ve bizler onu kullanıcıya ulaştırırız.

  • Lavanta ekerken nelere dikkat etmek gerekiyor, bahseder misiniz?

Özgür Apaydın: Lavanta çok güneş, az su ister. Toprağın mineral yapısı önemli değildir. Zayıf topraklar için ideal bir bitkidir. Ama kum oranı önemlidir topraktaki ve lavanta kökünü salabileceği toprakları sever. Trakya’nın genelde Kırklareli, Süloğlu ve Lalapaşa bölgelerinin de lavanta ekiminde uygun topraklara sahip olduğunu da söyleyebilirim.

  • Lavanta alanında faaliyet gösteren belki de en önemli şirketlerden birisi olarak devletimizden beklentileriniz nelerdir? Beklediğiniz desteği alabiliyor musunuz?

Özgür Apaydın: İşin açıkçası devletimiz biz bu işi kurarken de büyütürken de destek olmadı.  Programlı bir çalışma yapılmadı. İnsanlar tek başına bırakıldı. Bir organizasyon yapılmadı. Belirli yerlerde kamu çalışanları destek sağlıyorlar, projelerle insanlara tanıtıyorlar ama bunun dışında devletin özel bir çalışması yok maalesef. Lavanta verimsiz topraklara dikilmeli, bundan orman köylüleri yararlanmalı ama sadece bizim çalışmamızla olmuyor. Bence bir proje geliştirilmeli ve Anadolu’nun her yerinde lavanta ekimi denenerek, uygun topraklarda lavanta ekilmeli ve bu alanda çalışmalar yapılmalı. Bu da doğru bir organizasyon ile yapılabilir. Devletin burada bizleri desteklemesi ve çalışmalarımıza önayak olması gerekiyor. Üreticiye destek olmak adına neden yağlı tohumlar lavanta yağını satmasın? Bulgarlar satıyorlar, biz neden satmayalım? Bizler bu işte gelecek gördüğümüz için yatırım yaptık ve uzun vadede başarılı olacağını düşünüyoruz.

Dediğim gibi lavanta Romalılardan beri kullanılıyor ve her daim dünyanın kullanacağı bir bitki. Hiçbir zaman lavantanın yerini dolduracak bir bitki ortaya çıkmayacak. Biz Türkiye’nin en büyük üreticilerinden biriyiz. Satış ağımız Türkiye’miz ve bütün memlekete hizmet vermeye çalışıyoruz.

  • Öncelikle kendi faaliyet gösterdiğiniz işkolu olmak üzere Edirne ve çevre bölgeleri turizm ve ticaret açısından geliştirmek açısından neler yapılabilir, bu konuya dair görüşlerinizi paylaşır mısınız?

Özgür Apaydın: Geçen sene bizler Edirne’de lavanta günleri düzenledik. Edirne’ye bu etkinlik sayesinde 60 bin insan geldi. Bu festivalin devamlılığı sağlanırsa, Edirne için büyük bir turizm kaynağı oluşturacaktır. Öncelikle bu festivali genele yaymalıyız. İnsanlar lavanta bitkisini ürettiklerinde nereye satacağını bilmediği için devletin bu işe destek olması gerekiyor. Bu işin sanayiye aktarılması için devletimiz önayak olması. Özellikle Edirne’de yeterince alanımız ve kaynağımı var.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: