Rasim Özgün: “Altyapı proje değildir, gecikmiş, ertelenmiş bir hayati adımdır. Önceliğimiz bu hayati ihtiyacı gerçekleştirmek.”

Rasim Özgün: “Altyapı proje değildir, gecikmiş, ertelenmiş bir hayati adımdır. Önceliğimiz bu hayati ihtiyacı gerçekleştirmek.”

  • AK Parti Edirne Belediye Başkan Aday Adayı olarak, önümüzdeki yerel seçimlere giriş yaptınız. Genel Merkezinizin Avukat Koray Uymaz’ı Belediye Başkan Adayı olarak açıklamasısonrası, siz de Belediye Meclisi kontenjan adayı gösterildiniz. Av. Koray Uymaz Bey’e destek vererek, seçim çalışmalarına katılıyorsunuz. Seçimlere bir ay kala, Edirne’de yaşayan seçmen ve Edirne Belediye Meclis Üyesi Adayı olarak neler söylemek istersiniz?

Rasim Özgün: Öncelikle şunu belirtmek istiyorum. Önümüzde yerel seçimler var, statüko’yu tartışma zamanı değil. Bütüncül politika ile Edirne Belediyesi’nin sorunlarını ve çözümlerini tartışalım. Evet Edirne Belediye Başkan Aday Adaylığım bir süreçti. Parti Genel Merkezimizce Av. Koray Uymaz arkadaşımız aday gösterilince ilk tebrik edenlerden birisi de bendim. Siyasi terbiyeme göre aday adaylığı sürecince hiçbir arkadaşımı karalamadan, sadece ‘Ben daha iyi yaparım’ mantığı ile hareket ettim. Aday belli olunca verilen karara tabi olup destek verdim. Adayımız Av. Koray Uymaz ve Ak Parti Yönetim kurulumuzda beni yanlarında görmek isteyerek, proje ve çalışmalarımı değerlendirmem için Edirne Belediye Meclis Üyeliğine kontenjan adayı olmamı uygun gördü. Toplumun menfaatinin benim menfaatimin önünde geldiğini düşünerek hemşehrilerime hizmet edebilmek amacı ile teklifi tereddütsüz kabul ettim. Edirne insanı ve dokusu ile çok değerlidir… Edirne Kültürlü insanların yaşadığı, saat kaç olursa olsun özgürce dolaşabileceğiniz bir şehir. Bu yüzden Edirneli olmak bizler için bir gurur kaynağıdır. Edirne şehirlerin sultanı, sultanların şehridir. Son dönemde şehirlerin sultanı derken duraksayıp, düşünür duruma geldik! Edirne bu olmamalı. Vatandaşlarımız, oy kullanacağı partiyi seçerken bir kere değil, on kere düşünerek karar vermelidir. Edirne’de çok farklı görüş, düşünce ve inanıştan insan bir arada yaşıyor. Dini inancı olan, olmayan; Müslüman, Hristiyan, sağcı, solcu Türk ya da gayrı Türk hiç fark etmez… Bu insanlar kendilerine şu soruyu sorsunlar: ‘Son 20 Yılda Edirne’de belediyeyi yönetenler, Edirne için ne yaptılar veya neleri yapamadılar. Bir soru da biz soralım: ‘’Aldığım duyumlara göre, Edirne Belediyesinin borcunun 200 milyonu geçtiği söyleniyor. Hizmet ve yatırım olmadığı halde bu borç nasıl oluştu?’ Biz Edirne’mizi, Edirne’nin değerlerini ve değerli yerlerini satarak değil, değerine değer katarak geliştireceğiz.

  • Edirne’nin en büyük sorunlarından birisi alt yapı! Buna nasıl çözüm bulacaksınız? Nasıl hizmet vermeyi planlıyorsunuz?

Rasim Özgün: Altyapı hizmeti dediğiniz vatandaşın sağlığı demektir. Musluktan akan temiz, içilebilir su demektir. Musluklardan su içmeyi geçtim, musluktan akan suyu kullanmak bile başlı başına bir sağlık sorunu. Kaldı ki altyapı proje değildir, gecikmiş, ertelenmiş bir hayati adımdır. Önceliğimiz bu hayati ihtiyacı gerçekleştirmek. Daha sonra zaten başkanımızın açıkladığı projeleri bir bir gerçekleştireceğiz.

Belediye seçimlerini partizan bir gözlük takarak değerlendirmek çok yanlış olduğunu düşünüyorum. Burada futbol müsabakası oynanmayacak, Edirne’ye kim daha iyi hizmet eder, Edirne’ye kim daha çok katkı verir bunu oylayacağız. Mevzu bu kadar basit. Edirne halkının takdiri ile seçilince, mazbatalarımızı alır almaz altyapı çalışmalarına başlayacağız. Halk ile ilgili elzem bir durumu halka sormaya da gerek olmadığı kanaatindeyiz. Sokakta yaralı yatan bir insan için nasıl ki ambulans çağırıp çağırmamayı düşünmek gerekmiyorsa, şehrin alt yapısının yapılıp yapılmamasını halka sormak gerekmez. Vatandaşlarımız bize yetkiyi zaten bu işlerin yapılması için veriyor.

  • Edirne’de ki nehirleri büyük oranda lağım atıkları kirletiyor. Bu soruna çözüm önerileriniz var mı?

Rasim Özgün: Saygıdeğer hemşirelerimiz şunu da bilmeli, Edirne’nin lağım suları nehirlere, yukarıdan Tunca nehrine, aşağıdan Meriç nehrine akıtılmaktadır. Bu da nehir suların kirlenmesi demektir. Biz geldiğimizde modern arıtma tesisleri kurarak lağım sularını nehirlere bırakmayacağız. Bu da bizim insan sağlığına ve doğaya verdiğimiz önemi göstermektedir.

Saygıdeğer hemşerilerimizden kendilerine şu soruyu sormalarını istirham ediyorum. Geçmiş seçimlerde kendilerine yani Edirne halkına neler vat edildi, hangileri yapıldı, hangileri yapılmadı ve neden? Daha önce bir çöplükle iki – üç seçim kazanıldı. Bu ilde o zamanki Belediye Başkanı çöplüğü kaldırıyorum dedi. 50 – 100 tane fidan dikti ve çöplüğü yeşillendirdik dedi. Seçim geçince çöp dökecek yer bulamayıp aynı yere dökmeye devam etti. Buçuk tepeye bir kültür merkezi yapıyoruz dendi, her halde 6 – 7 yıl oldu hala bitmedi. Bizim Belediye Başkan Adayımız Sayın Av. Koray Uymaz orayı Zübeyde Hanım Kültür merkezi olarak derhal yapıp hizmete açacağız dedi. Ardından Sayın Recep Gürkan Atatürk Kültür Merkezi yapıyorum diye binaya büyük bir tabela astı. Burada şunu söylemek istiyorum “Seçim kazanmak için, seçmenler, yani vatandaşlarımız kandırılmamalı. Hiçbir aday yapamayacağı işi yapacakmış gibi göstermemeli ve sonunda da mahcup olmamalı.”

Birde dikkatimizi çeken husus şu, belediye hizmetlerinin bazıları belirlenen harç bedeli ödenerek yapılır. Bazıları da ücretsiz yapılır. Vatandaşın evine ana borudan su bağlayacak ekip, ….. para verirsen hallederiz diyor. Bu ne demek oluyor arkadaş? Sen belediyeden aldığın maaşı bu işleri yapmak için almıyormusun? Bu tür işlerin de önünü keseceğiz. Yani belediye çalışanı, belediyenin aracı ile yol ve benzeri kazım işleri için vatandaştan usulsüz olarak para alamayacak. Herkes işini dürüst yapacak.

Edirne belediyesi halkın gözünü boyamak için elinden gelen gayreti göstermeye çalışıyor. 25 yıllık bir problemden bahsediyorum. Belediye ne hikmetse 4 – 4,5 yıl yatıyor. Son 6 ay harıl harıl çalışıyormuş gibi yapıyor. Yollar yamanıyor, kaldırımlar düzenleniyor, çiçekler ekiliyor. Böylelikle maalesef insanımızda belediye çok çalışıyormuş gibi bir algı oluşuyor. Nasıl ki geç gelen adalet adalet değilse, geç gelen hizmet de hizmet değildir. Biz mazbatayı alır almaz çalışmalara başlayacağımızın sözünü veriyoruz.

  • Edirne’de büyük bir otopark sorunu var! Buna nasıl çözüm bulunabilir?

Rasim Özgün: Biz otopark sorununa da büyük önem veriyoruz. Hem eski şehir yapılanmasında, hem de yeni şehir yapılanmasında ilk yapacağımız işlerden diğeri de otopark sorununu çözmek olacaktır. Projelerimiz arasında yapacağımız katlı otoparkları açıkladık. Otopark sorunu nasıl temel bir ihtiyaç olarak görüyorsak, umumi tuvalet sorunu da temel bir ihtiyaç olarak görüyoruz. Şehir merkezinde, bilhassa turistik yerlere, turistlerin uğrak yerlerine umumi tuvaletler yapacağız. Bu tuvaletler ücretsiz olacak ve belediye görevlileri tarafından kontrol edilerek, temiz bir hizmet verilecek. Alelacele uygulamalar ile tuvalet sorunu çözülmeye çalışıldı; Atatürk heykelinin arka tarafına barakadan hallice bir tuvalet koydular. Bu Edirne için büyük bir rezillikti. Çok şükür bu yanlıştan dönüldü. Tuvaletleri yer altına alarak; hem tuvaletleri, hem bebek emzirme odalarını modern bir hale getireceğimizin sözünü veriyoruz.

  • Edirne’de büyük bir otogar sorunu var! Buna nasıl çözüm bulunabilir?

Rasim Özgün: Yine Edirne’nin en büyük problemlerden bir diğeri otogar sorunu. Türkiye’nin birçok yerini gezdim, gördüm. Türkiye’deki birçok ilin hatta ilçenin otogarı bizimkinden çok daha modern ve estetik bir görüntüye sahip. Bizim otogarımız, üçüncü dünya ülkelerinin oto garlarını andırıyor. Soruyorum? Otogar içinde gecekondu tarzında bir yapılanmayı Edirne hak ediyor mu? Otogardaki esnafın faaliyetleri kontrol ediliyor mu? Kalite standartlarına uygun mu? Edirne halkı da bu soruları kendisine sormalıdır. Bununla beraber Edirne’deki bütün esnafların faaliyetlerini kontrol edeceğiz. Noksanlarının giderilmesi için yardımcı olacağız. Esnaf belediyenin de devletin de sigortası gibidir. Esnafın dertleri ile ilgilenerek onlara yardımcı olacağız. Esnafın yüzü gülerse, bizim de yüzümüz güler. Tabi bu arada esnafın da ahlaklı davranmasını arzu ederiz. Yanı esnafımız müşterisini veli nimet olarak görmeli. Ve ona göre davranmalı. Yoksa müşterisini yolunacak kaz olarak görürse, bir kez kazıklanır tekrar gitmez hem de çevresini göndermez. Esnafımız satış yaparken kendisini müşterisinin yerine koyarak satış yapmaya çalışırsa her iki tarafta bu alış verişten memnun kalır.

  • Edirne bir turizm şehri. Edirneliler turizmin nimetlerinden yeterince yararlanabiliyor mu?

Rasim Özgün: Şehrimizin dört tane sınır kapısı var. Bunu hiç ama hiç değerlendiremiyoruz. Hanlarımız, hamamlarımız, kiliselerimiz ve olağanüstü camilerimiz var ama gereken ihtimamı göstermiyoruz. Turizmden yeteri kadar nasibimizi alamadığımız gibi, değerlerimizi koruyup, reklamını bile yapamıyoruz. Kırkpınar eskisi kadar şatafatlı, büyük ve kalabalık olmuyor. Kırkpınar’ı daha da büyüterek festival havasında yapacağız. Kakava son yıllarda çok fazla turist çekiyor. Ama önemli olan çok turist gelmesi ile birlikte. Gelen turistlerin buradan memnun ayrılması da önemli. Kakava’dan ayrılanların birçoğu şehrimizden lanet ederek ayrıldı! Organizasyon konusunda büyük sıkıntılar yaşandı. Konaklama sorunu had safhada idi, insanlar otellerde yer bulamadı, park ve bahçelerde sabahlayanlar oldu. Bir Edirneli olarak tüm bu olanlardan hicap duyuyorum. Sonuç olarak reklam ve yatırım konusunda büyük eksikler mevcut. Arda, Tunca ve Meriç nehirlerinden yeteri kadar istifade edemiyoruz. İtalya’daki Venedik’in ne kadar turist çektiği malum. Biz neden bir Venedik yaratamıyoruz? Köprülerimizin trafiğe kapatılması da yanlış. Çare olmaz. Zaten tonajı yüksek araçlar köprülerden geçmiyor. Köprülerinizi trafiğe kapatırsanız esnafta, turistler de, burada yaşayan halkta büyük sıkıntı çeker; nitekim esnaf arkadaşlarımız bundan çok etkilendi. Az önce de söylediğim gibi olanı yıkmak yerine, olana alternatif üretmek, yeni güzergâhlar belirlemek lazım. Nehirlerin debisini, yatağını düşürüp, nehir boylarına turistlik yatırımlar teşvik edilirse sorunlar ortadan kısmen kalkabilirr. Edirne turizm yanında memur ve tarım kentidir. Her esnafın da tarım ile bağlantısı var. Öyle ise üç saç ayağımız olmalı. Bu üç meslek grubu üzerine yatırımlar yapılmalı. Şehir planlamasına ihtiyacımız var. Profesyonel kişiler, Edirne’yi aslına uygun hale getirmeli. Yani tarihi evler yenilenmeli, aslına uygun hale getirilmeli, butik otel, kafeterya, restoran gibi amaçlarla kullanılmalı. Yeni yapılan binalar da eski binalara uygun yapılmalı. Aynı zamanda yeni yerleşim yerlerinin altyapısı da modern bir kente uygun hale getirilmeli. Edirne’nin tarihi yapısına uymayan, estetik kaygıdan uzak beton binalar, çöken yollar ve yağmur yağdığında taşan kanallar ile Edirne’ye ihanet ediyoruz. Biz üniversite şehriyiz. 1982’de kurulmuş Trakya Üniversitesi şehirle iç içe değil, öğrenci potansiyelinden yararlanmaktan uzak.

Eski evlerin restore edilmesi gerektiğini söylemiştim. Bu sorun doğal olarak en çok Kaleiçi bölgesinde yoğunlaşıyor. Kaleiçi’nde en büyük sorun tarih kokan evlerin mezbelelik olarak turistleri karşılaması. Eskiden Kaleiçi’nde ev bulamazdınız, o bölge Edirne’nin en modern yeri olarak öne çıkıyordu. Sanat, tarih, estetik bir biriyle uyumlu olmalı, İnşallah yönetime geldiğimizde bu hususlara dikkat edeceğiz. Bu tür işleri Turizm ve Kültür Bakanlığı ile ortak projeler üreterek yapmaya çalışacağız. Edirne belediyesini yönetmeye bu yüzden talibiz. Tarihimize sahip çıkmak zorundayız. Tarihi, o tarihi konaklara benzetebiliriz. O evler bir çökerse, tarihiniz de çöker. Bir daha da iflah olmaz.

Genel itibariyle şunu da söylemek istiyorum, biz Edirne halkına hizmet etmek için yola çıktık. Amacımız görüşü, düşüncesi, siyasi kimliği ne olursa olsun insanları ötekileştirmeden hizmet etmek. Bunun yolu da belli. Biz kimsenin düşmanı değiliz, hiç kimseyi de düşman olarak görmüyoruz. Edirne kimsenin kalesi değil, biz de kimsenin kalesini fethetmeye gelmiyoruz, Edirne insanına hizmet etmeye, gönülleri fethetmeye geliyoruz. Yapacağımız hizmetlerle bunu başaracağımıza inanıyoruz. Yeter ki saygıdeğer hemşerilerimiz bir defaya mahsusta olsa bize bu yetkiyi versinler.

Takdir edersiniz ki bundan sonra en az 4 yıl ülkemizde seçim yok. Bu hükümetle devam etmek zorundasınız. Hükümet desteğini alamayan bir belediyenin ne kadar başarılı olacağını hemşerilerimizin takdirine sunuyorum.

Son olarak 31 Mart 2019 mahalli seçimlerin özelde Edirne’mize, genelde ülkemize hayırlı olmasını, değerli hemşehrilerimize sağlık, mutluluk ve huzur dolu bir gelecek sağlamasını diliyorum.

  • 2014 seçimlerinde Belediye Başkanı Recep Gürkan’ın yapmayı taahhüt ettiği sözler vardı. Bu vaatleri baz alarak belediyecilik hizmeti olarak Edirne’yi nasıl değerlendirebilirsiniz? Yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır diyebilir mi?

Rasim Özgün: Evet birçok vaadi vardı. Konuşmamın başında bunların çoğunu yerine getirmediğini söylemiştim. Teminat güvence demektir, Sayın Recep Gürkan’ın ise güvenirliği % 10’dur. Taahhütlerin detayına girecek olursak; Neler söz vermişti? Hangilerini yaptı, hangilerini yapmadı?

Sayın Recep Gürkan’ın 2014 yerel seçimlerinde vaatleri şunlardı, yapıp yapmadıklarını da parantez içinde belirttim.

  1. Sizlere çok daha güzel, çok zengin bir Edirne, çok daha mutlu Edirneliler vaat ediyorum. (HAYIR)
  2. Demokratik, Şeffaf, Katılımcı, Hesap verebilir bir yönetim. (HAYIR)
  3. Kapımız herkese açık olacak. (HAYIR)
  4. Toplumun tüm renkleri ile barışık olacağız. (HAYIR)
  5. Edirne’yi sivil toplum ve halk ile birlikte yöneteceğim.(HAYIR)
  6. Tüm meslek odaları ile iş birliğinde olacağım. (HAYIR)
  7. Her 6 ayda bir hesaplarımızı denetime açacağım. (HAYIR)
  8. Belediye’de çalışan en son işçi, emekçi maaş almadan RECEP GÜRKAN maaş almayacak. (HAYIR)
  9. İşsizlik sorunu artık kökünden çözülecek. (HAYIR)
  10. Alt yapı sorunu kökünden çözülecek. (HAYIR)
  11. Kentin çöplük sorunu bitecek. (EVET)
  12. Atık Su Arıtma Tesisi ile nehirler kirlenmeyecek. (HAYIR)
  13. Otopark sorun olmaktan çıkacak. (HAYIR)
  14. Edirne’de Engellilere tüm engeller kalkacak. (HAYIR)
  15. Belediye çocuk tiyatrosu açılacak. (EVET)
  16. Gençlerin kendini özgür hissedeceği sosyal alanlar yaratılacak. (HAYIR)
  17. Bizi yetiştiren nesil başımızın tacı olacak, yaşlılara özel imkânlar sağlanacak. (HAYIR)
  18. Sevgi kenti Edirne’yi kadınlarımızla birlikte kuracağız. (HAYIR)
  19. Medeniyete yakışır şehir tuvaletleri inşa edilecek. (HAYIR)
  20. Edirne’miz hafif raylı ulaşım ile mutlaka tanıştıracağız. (HAYIR)
  21. 25 Kasım Stadyumu AVM değil, KENT PARKI olacak. (HAYIR)
  22. Recep Gürkan çiftçisine de, tarlasına da sahip çıkacak Edirne seralar ile tanışacak. (HAYIR)
  23. Tüm yöresel ulusal ve uluslararası alanda tanıtılacak. (HAYIR)
  24. Tüm amatör spor kulüplerine eşit muamele yapılacak. (HAYIR)
  25. Festivallerimizin ulusal ve uluslararası alanda tanıtımı yapılacak. (HAYIR)
  26. Edirne TURİZM OTOGARI ile tanışacak, Turizmden hak ettiği payı alacak. (HAYIR)
  27. Tarihi köprülerimiz aydınlık günlerine kavuşacak. (HAYIR)
  28. Tarihi Elektrik Fabrikası restore edilerek kültür kompleksi ve nikâh salonu olacak. (EVET)
  29. Kurtuluş Savaşı Müzesi açılacak. (HAYIR)
  30. Hafızağa Konağı KENT MÜZESİ olacak. (EVET)
  31. Gençlerimiz ve Üniversitelilerimiz için Kültür Merkezi inşa edilecek. (HAYIR)
  32. Tüm ibadethanelerin çevre düzenlemesi ve periyodik temizliği yapılacak. (HAYIR)
  33. Eğitim kurumlarının çevre düzenlemesi ve periyodik temizliği yapılacak. (HAYIR)
  34. Tunca Nehrinin temizlenmesini ile çevresi yaşanabilir hale getireceğim. (HAYIR)
  35. Köylü pazarı kurulmasını gerçekleştireceğim. (EVET)
  36. Kırkpınar etkinliklerini panayır havasından kurtarıp ulusal ve uluslararası olmasını sağlayacağım. (HAYIR)
  37. Balkan ülkeleri ile ticaret, turizm, kültür ve spor dallarında birleştirici güç olacağım. (HAYIR)
  38. Yüksek gerilim hatlarının toprak altına alınmasını sağlamak için mücadele edeceğim. (HAYIR)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: