Recep Sağlam: “Edirne’nin temizliği sadece sokakların süpürülüp çöplerin toplanması değildir. Edirne’nin temizliği görselliği ile bütündür.”

Recep Sağlam: “Edirne’nin temizliği sadece sokakların süpürülüp çöplerin toplanması değildir.  Edirne’nin temizliği görselliği ile bütündür.”

  • Kendinizi tanıtırmısınız?

Recep Sağlam: Sağlam Temizlik firmasının sahibiyim. Edirne’de apartman, ev, bina gibi yerlerin temizlik işlerinin kurumsal olarak yapılmasında ihtiyaç olduğunu tespit ettiğim için bu sektörde çalışmaya karar verdim.

  • Temizlik nasıl yapılmalı? Temizlik yapılırken nelere dikkat edilmeli? Örneğin, apartman temizliği nasıl yapılmalıdır?

Recep Sağlam: – İşe Merdivenlerin Temizliğinden Başlıyoruz.

Apartmanlar, toplu kullanım alanları olduğundan sürekli bir sirkülasyon mevcuttur ve bunun sonucunda merdivenler kısa zaman içerisinde kirlenmektedir. Bu bakımdan bina ve apartman merdivenlerinin periyodik olarak temizliğinin yapılması, hijyenik bir ortamın sağlanması açısından oldukça önem arz etmektedir.

Merdivenlerin temizliğin yapılması oldukça titiz ve hassas bir çalışma gerektirmektedir. Detaylı bir temizliğe geçilmeden evvel merdivenlerin kaba tozlarından arındırılması gerekmektedir. O yüzden villada diye adlandırdığımız temizlik paspası ile merdivenlerin tozu alınmaktadır. Fakat bunun öncesinde mop yardımı ile kaba tozların alınması sağlanmalıdır. Tozların havada uçuşmasını engellemek amacıyla merdivenlerin biraz ıslanması bu durumu düzeltecektir.
Temizlikte kullanacağımız suyumuzun güzel kokan ve kaliteli deterjanlardan olması gerekmektedir. Adını duymadığımız kimyasallarla temizlenen zeminler, iyi temizlenemeyeceği gibi zamanla zemine de zarar vermesi olağan bir durumdur. Merdivenlerin silinme işleminin sonrasında da şayet birikmiş sular varsa çek çek yardımı ile bu suların atılması sağlanmalıdır.

  • Sıra Geldi Merdiven Korkuluklarının Temizliğine

Merdiven korkuluklarının temizliği ise bulaşık teli ile temizlenmektedir. Sonrasında mikrofiber bez yardımıyla üzerinden geçirerek temizleme işlemi bitirilir. Bu arada bu bahsettiğimiz merdiven temizliği, standart bir merdiven temizliğinin yapılacağına dair bilgiydi. Şayet temizliğinin yapılması gereken merdiven inşaattan çıkmış bir merdiven ise, tabi ki bunun temizliği daha farklı yapılmalıdır. Merdiven üzerinde bulunan kaba kalıntılar öncelikle yer kazıma aparatları ile kazınarak kaba inşaat kalıntılarından arındırılması gerekmektedir. Akabinde normal merdiven temizliği yapılmaktadır.

Genel olarak bir apartman temizliği yaparken aşağıdaki işlemler uygulanır.

  • Ayakkabılıkların bulunduğu yerlerin temizliği

Bina girişlerinde bulunan posta kutularının temizliğinin yapılması. Apartman giriş ve katlarda bulunan camların temizlenmesi. Varsa örümcek ağlarının temizliği
Bina ve katların bulunduğu yerlerdeki etiketlerin sökülmesi. Yangın söndürme dolaplarının detaylı temizliği. Asansör içlerinin temizlenmesi ve parfümlenmesi
Apartman önü mıntıka temizliğinin yapılması.

  • Edirne’yi temiz buluyormusunuz? Bize bir vatandaş olarak turizm şehri olan Edirne’yi sorunları ve çözüm önerilerinizle değerlendirebilirmisiniz?

Recep Sağlam: Edirne’nin temizliği sadece sokakların süpürülüp çöplerin toplanması değildir.  Edirne’nin temizliği görselliği ile bütündür. Edirne, bir serhat kentidir. Yunanistan ve Bulgaristan sınırında yer almaktadır. Tam anlamıyla bir açık hava müzesidir. Edirne dört bir tarafı tarih kokmakta ve birçok  yüz yıllar boyunca günümüze kadar ulaşmış ve hala dimdik ayakta duran eserler çoğunluktadır. Edirne 1700’lü yıllarda 350 bin il nüfusu ile dünyanın 3’ncü en büyük  kenti idi. Günümüzde Edirne’ye yeterli değerin verilmediğini üzülerek görüyoruz.

Edirne’de onarılmayı bekleyen koruma altındaki binalar, zamanın acı kuvvetine mağlup oluyor. Osmanlı İmparatorluğu’na 92 sene başşehirlik yapan, her gün binlerce turistin ziyaret ettiği Edirne’de, birçok tarihi eser bulunuyor. Osmanlı’dan izler taşıyan şehirde, sivil mimarlık örneği 535 yapı bulunurken, ibadethane, idari binalar, askeriyeler, mezarlıklar, abideler ve kalıntılar olmak üzere toplam bin 355 adet tarihi eser mevcut… Tarihi eser zenginliği bakımından dünyada Floransa’dan sonra 2. sırada yer alan Edirne’mizin, başta Kaleiçi ve Karanfiloğlu semtleri, Eski İstanbul Caddesi olmak üzere birçok mahallesinde bulunan özel mülkiyete ait binalar, koruma altına alındıktan sonra, kendi haline terk edilirken, bazıları da henüz onarımına başlanmadan ağır ağır çöküyor. Bugün Edirne turizmini başta Bulgarlar, sonra Yunanlar ihya ediyor. Yabancı turistin Edirne ekonomisine çok büyük katkısı var. Şunu söylemeye çalışıyorum turizm dendiğinde alışveriş ve inanç turizmi akla gelmemeli. Örneğin, Kaleiçi’ndeki evlerin durumunu düşünelim. Turizme kazandırılırsa Edirne için muhteşem olur. Avrupa’da hemen hemen her şehrin bir  eski şehri var. Turistler özellikle onu görmeye gelirler.

Kaleiçi Edirne’mizin ‘Eski şehir’i.  Birkaç proje ile bu ruh kazandırılabilir. Bunun için ilk etapta 20 ev belirlenerek, röleve ve restorasyon projeleri hazırlanabilir. Bununla ilgili Türkiye’de Göynük, Beypazarı, Mudurnu, Safranbolu,  Odunpazarı, Ankara Hamamönü örnekleri var. Kültür Bakanlığı, Trakya kalkınma ajansı, AB Projeleri finansman sağlamanın dışında Girişimcilere, Edirne’mizin turizm elçisi olan çiğerci, mis meyve sabuncu,  badem ezmecilere, Yap İşlet Devret Modeliyle vasıtasıyla bu 20 ev bitirilip, Turizme kazandırılabilir.

Üç Şerifeli Cami’nin arka tarafında kalan Karanfiloğlu semtinde de durum aynı. Şehrimizin görsel açıdan kötü durumda olduğu ortada. Estetik bir kaygı gidilmiyor şehir yapılanmasında. Sadece bina yapılıyor, sosyal aktivite yapacağınız alanlar oluşturulmuyor. Turizm konusunda öncelikle tanıtım şart. Bunun için de öncelikle kendi insanımıza Edirne’yi layığı ile tanıtmak zorundayız. Ama önce Edirne’yi Edirne’de yaşayanların tanıması lazım ki sahip çıksınlar. Dünya’da pek az şehre nasip olacak tarihi ve kültürel güzelliklerle dolu bir şehirde yaşıyoruz. Burası Floransa’dan sonra kilometre kare başına en çok eser düşen şehir. Fatih Sultan Mehmet’in doğduğu ilde yaşıyoruz ama bunun idrakinde değiliz. Sarayiçi şu an hak ettiği yerde değil, Kırkpınar güreşlerimiz bir panayırdan daha sıkıntılı hale geldi. Fatih’in doğduğu sarayın hemen başındaki Yeni İmaret Mahallesini düşünelim. Yeni İmaret Mahallesi aslında hem Tunca nehrinin geçtiği bir yer hem de Edirne sarayının ve Edirne saray çalışanlarının bulunduğu bir yer. Oraya baktığımızda Osmanlı Saray Mezarlığı var ama maalesef ki neredeyse yok edilmiş. İçine bakıldığında Maksut Baba gibi, Aşçı Yahya Baba gibi Osmanlı âlimlerinin bulunduğu bir saray mezarlığından bahsediyoruz. Hemen yanına baksak,16.yüzyılda yapılmış şifa hanemiz, Beyazıt Külliyemiz, bugünkü haliyle sağlık müzemiz var. Avrupa’da akıl hastaları içinde cin var, şeytan var diye türlü eziyetlere maruz kalırken, şifa hanemizde musiki ile su sesi ile psikolojik rahatsızlıkların tedavi edildiğini biliyoruz. Edirne bu yönü ile 1500’lü yıllardan itibaren bir sağlık merkezi aynı zamanda. Burada zamanın en büyük tıp adamları yetiştirilmiş. Ancak şu anki haline bakıyoruz, orada araç park edecek yer bile yok. Biraz daha yukarıya çıkacak olursak Edirne sarayının üst noktasında Kapalı cezaevi olarak kullanılan yer, hemen padişahın sarayının bitişiğinde olan yerden bahsediyorum. Sarayı ve padişahı koruyan ordunun kışlası burası. Asakir-i Mansure-i Muhammediye ordusunun kışlası eskiden burada bulunurmuş. Eskiden kışla olarak kullanılan bu yer, maalesef dökülmek üzere. Buradaki cezaevi yeni yerine taşındıktan sonra bir şekilde turizme kazandırılmalı. Edirne’mizin her yeri tarih, her yeri kültür. Saraçhane köprüsünden geçmeye kalksanız, taşlar, köprüler o kadar kötü durumda ki araçlar geçemeyecek durumda. Taşlar erimiş, korkuluklar devrilmiş. Saraçhane köprüsünün durumu ortada! Yıldırım, Yeni İmaret bölgesinde oturan kişiler özel araçları yoksa toplu ulaşım tercih etmiyorlarsa, yürüyerek, karanlıkta buradan nasıl geçecekler? Bu köprülerimizin acilen bakımının yapılması, ışıklandırılmasının yapılması gerekiyor. Gece yaya gidecekler için can güvenliğini tehdit eder durumda.

Üzerine basa basa söylemek istiyorum, Edirne Kaleiçi bölgesinin de eskisi gibi ihtişamlı olmasını arzu ediyorum, o bölge hak ettiği değeri görmeli ve tarihi evlerin yenilenmesi ile daha fazla turist çekmeli. Edirne’de turizm dendiğinde akla gelen yerlerden birisi olmalı. Edirne’nin her yeri tarih, Edirne’nin her yeri müze… Kaleiçi’ndeki evlerimizin yıkılmasına izin vermemeliyiz, onları ayağa kaldırmak için uğraşmalıyız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: