Refik Köprülü: “Havsa ilçemizin yeni Belediye Başkanı Av. Aydın Balkan umuyorum ki halkımıza hizmet eder ve beş sene sonra, o da gitmek zorunda kalmaz”

Refik Köprülü: “Havsa ilçemizin yeni Belediye Başkanı Av. Aydın Balkan umuyorum ki halkımıza hizmet eder ve beş sene sonra, o da gitmek zorunda kalmaz”

  • Lezzetli köfte yapmanın sırrı nedir? Neden lokantada yediğimiz ızgara köfte evdekinden hep daha lezzetli?

Refik Köprülü: Köftenin lezzetinin sırrı Trakya’nın hayvanlarının semizliği diyebilirim. Hayvanlarımız dışarıda besleniyor. Bununla beraber biz köftemizde ekmeği az kullanıyoruz ve temel kimyon, tuz, soğan, karabiberin haricinde fazla baharat dışında katkı maddesi kullanmıyoruz. O yüzden köftemiz ağızda dağılıyor ve çok seviliyor.

Lokantalarda “ızgara köfte” ya da “cızbız köfte” olarak yer alan köfteler ne anne köftesini ne de ev yapımı köfteleri pek andırmıyor. Kıvamı daha tok, daha yağlı ama lezzeti daha fazla damakta kalan köfteler hazırlamak içinse benim kıyma seçiminden pişirmesine kadar çok daha farklı yaptığım kendince yöntemlerim var.

Lokanta usulü ızgara köftenin püf noktalarını şu şekilde sıralayabilirim.

Her şey aslında en başta kıyma seçimine bağlı. Kullandığı kıymalar tek tip olmuyor asla. Dana ve kuzu kıyma karışık kullanıyorum.

Kıyma iki kez çekiliyor mutlaka. Kıymanın yağlı olması da köfteye o lezzeti veren ikinci önemli nokta. Biraz iç yağı ya da kuyruk yağı katıyorum.

Soğanı iri iri doğruyorum, soğanın suyunu sıkmayı atlamıyorum. Soğan suyu köfteye acılık veriyor çünkü.

Köftenin yoğunluğunu sağlamak içinse kaynatılmış et suyu ekliyorum harca. Bulyon değil, özellikle belirteyim.

Çok az bayat ekmek ekliyorum. Baharat olarak karabiber, kimyon kullanıyorum. Tuzu ilk aşamada eklemiyorum, çünkü tuz etin suyunu çeker.

Yoğurma işlemi bittikten sonra mutlaka kıymayı dolapta uzun süre bekletiyorum. Bir gece bekletmek en ideali.

Pişirmeye geçmeden önce bir kez daha yoğuruyorum. Üzerine kuyruk yağı sürülmüş ızgaranın üzerine alıyorum köfteleri ve sadece gerektiğinde maşa ile çeviriyorum.

Köftelerin bir tarafı sararıncaya kadar kızartıp sonra öbür tarafını pişirip kenara alıyorum. Dışının iyice pişmiş, içinin sulu kalmış olması iyi bir gösterge. Bu şekilde tam kıvamında pişmiş, lezzeti dillere destan köfteleri servis etmiş oluyorum. Afiyet olsun!

  • Geçen yıl bu zamanlar sizinle röportaj gerçekleştirmiştik. Geçen yıldan bu yana Havsa’da ne değişti?

Refik Köprülü: Öncelikle Havsa belediye başkanının değişmesi oldukça iyi oldu. Biz yeni belediye başkanımızın önemli projelere imza atacağına ve başarılı olacağına inanıyoruz. Havsa ilçemizin yeni Belediye Başkanı Av. Aydın Balkan umuyorum ki halkımıza hizmet eder ve beş sene sonra, o da gitmek zorunda kalmaz. Biz şimdilik belediye başkanımızın başarılı olacağına inanıyoruz. Bunun haricinde sorunlar devam ediyor. Ama yavaş yavaş çözülmeye başlıyor. Örneğin, hayvan pazarımızın üstü kapalı olmadığı için büyük sorunlar yaşıyoruz. Belediyemiz bu konuda bir anlaşma yapmış. Yakın zamanda hayvan pazarının üstünün kapanacağını sevinçle öğrendik. Bunun haricinde hala en büyük problemlerden birisi şehrimizin fabrika ihtiyacı. Burada insanların iş bulması için, istihdam edilmeleri için fabrikaya ihtiyaç var. Bunun yanında bizler çalıştığımız sektörde eleman yetiştirmekte de zorlanıyoruz. İnsanlar köfte, ızgara restoran sektöründe çalışmak istemiyorlar. Biz adam yetiştiremediğimiz için sektör gelişmiyor. Bizim için de zor bir durum. Dükkânı emanet edebileceğimiz elaman yetiştiremiyoruz. Piyasada ki gerek işsizliğin, gerekse iş bulamamanın tek nedeni insanların rahatına düşkün olması ve geleceğini düşünmemesi. Bana göre günümüzde fakir – zengin arasında fark kalmadı. Fakirin cebinde de 3 – 5 bin liralık telefon var, zenginin cebinde de. Fakir de 250 – 300 bin liralık evde oturuyor, zengin de. Karı koca borçlanıyorlar istediklerini alıyorlar, taksit taksit ödüyorlar ve mal sahibi oluyorlar. O zaman hayattan dert yanmalarına ağlaşmalarına gerek yok.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: