Barış Aydın: “Edirne’de yeni nesil turizm başlamalı”

Barış Aydın: “Edirne’de yeni nesil turizm başlamalı”

  • Kendinizi tanıtırmısınız.

Barış Aydın: Üç Şerefeli Cami arkasında ki baba yadigarı Ottoman Palace Hotel’in işletmeciliğini yapıyorum. Otel ailemizin. Babam rahmetli Ziya Aydın birkaç ay önce vefat edince aile olarak babamızın bıraktığı yerden aynı temizlik ve titizlikle Edirne turizmine katkıda bulunmak devam etmeye karar verdik.

  • Bize Edirne turizmini değerlendirirmisiniz?

Barış Aydın: Edirne bir turizm şehri. Ama turizmde yıllardır ötelenmiş sorunları var. Yetkililer, özellikle Turizm İl Müdürümüz Kemal Soytürk bu sorunları aşabilmek için büyük çaba sarf ediyor.

Şu anda Edirne’ye yoğun bir turizm akışı var ama buna turizm gözü ile bakmamak lazım. Ağırlıkla Bulgaristan’dan ve Yunanistan’ın Batı Trakya kesiminden kişiler aradaki kur farkını değerlendirmek için günü birlik veya bir gece konaklamalı gelip sadece alış veriş yapıp gidiyorlar. Bu yoğunluk biraz da onlarda ki yılbaşı tatilinden kaynaklanıyor. Son günlerde dövizde ki kur farkının azalması ile tatil bitince yoğunluk yaşanmayacaktır.

  • Ne yapabiliiz?

Barış Ateş: Edirne’mizi doğa ve kültür turizminin yanı sıra macera, spor, kongre, agro ve eko köyler, gastronomi, sağlık turizmi, alternatif turizm, karavan ve camping, kış turizmi, glamping ve tiny house gibi alanlarda dünya ölçeğinde önemli bir merkez yapmaya kararlı olmalıyız. Bizler bu vizyon doğrultusunda düşünüyoruz.

“Kırsal Turizm Destinasyonu” sağlamak için de çalışmalar yapmalıyız. “sakin şehirler” (Cittaslow) ağına üye olmalıyız, BM Dünya Turizm Örgütü Genel Kurulunda, dünyanın en prestijli ödüllerinden en az birisine layık görülmeliyiz.

Edirne, ayırt edici doğal ve kültürel özellikleri, korunmuş geleneksel yaşam tarzı ile sürdürülebilir ve kapsayıcı kırsal ekonomik faaliyetlere ilişkin kapasitesi neticesinde bu unvanı taşımaya uygun. Edirne’nın doğal güzellikleriyle adeta “yeryüzü cenneti” hüviyetinde. Her yerinde ayrı bir değer bulunan kent önemli turizm potansiyeline sahip.

Şehrin doğa ve kültür turizminde dünyada önemli bir destinasyon olma yolunda emin adımlarla ilerlemesi lazım.

Yalnızca ülkemizde değil, dünyada da Edirne’nin sahip olduğu bu potansiyelin farkına varılması için şehrin tüm aktörleriyle birlikte önemli çalışmalar yürütülmeli.

Bunun bir sonucu olarak da örneğin Havsa ilçemizin, BM Dünya Turizm Örgütü tarafından ‘Kırsal Turizm Destinasyonu’ ödülüne layık görülecek konuma getirilip dünyanın önemli unvanlarından birisine sahip olması, şehrimiz adına çok büyük bir kazanç olacaktır.

Şu anda öyle yada böyle önemli bir turizm potansiyeline sahibiz. Sahip olduğumuz bu önemli potansiyelin devamı ve sürdürülebilirliği, artık daha fazla önem gerektiriyor.

Tüm alanlarda Edirne’nin adından daha fazla söz ettirmesi için önemli projeleri hayata geçirme gayretimizi kararlılıkla sürdürmeliyiz.

Salgın sürecinin de etkisiyle insanların artık sahillerden, kalabalık mekanlardan, kitle turizminden uzaklaştı, doğaya, sağlıklı mekanlara ve daha izole alanlara yöneldi.

Bu yeni trendlerle doğaya saygılı yeni nesil turizm konseptiyle Edirne’mizi doğa ve kültür turizminin yanı sıra macera, spor, kongre, agro ve eko köyler, gastronomi, sağlık turizmi, alternatif turizm, karavan ve camping, kış turizmi, glamping ve tiny house gibi alanlarda dünya ölçeğinde önemli bir merkez yapmalıyız. Bu vizyon doğrultusunda çalışmalar yapıp yapılan çalışmaları sürdürmeliyiz.

Türkiye ve yurt dışından tüm doğa severleri Edirne davet etmeliyiz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: