Hatice Demir & İlker Sarıtekin: “Satranç analiz sanatıdır.”

Hatice Demir & İlker Sarıtekin: “Satranç analiz sanatıdır.”


  • Bu konseptte bir Edirne Zirve Satranç Gençlik ve Spor Kulübü kuruluşu faaliyetinde bulunma fikri nasıl ortaya çıktı?

Hatice Demir: Yılların tecrübesiyle, yılların hayalini harmanladım ve hayalimi gerçekleştirdim.  Pandemi süreci yumuşadıktan sonra yeni yeni dışarı çıkmaya başlayan çocuklarımızın da bu satranç sporunu öğrenmeleri, daha fazla oynamaları ve sosyalleşmeleri adına hayallerimizi projeye dönüştürüp ortaya koyduk.

Pandemiden dolayı tedirgin olan ailelerimizle tek tek görüşerek, tedirginliklerini ortadan kaldırmak adına çocuklarımızı bu zor günlerde riske atmamak adına küçük gruplara ayırdık.  ‘Junior’, ‘Star’, ‘Mega’, ‘Master’ gibi gruplar belirledik ve çocuklarımızı seviyelerine göre ayırdık.  Maske, mesafe ve temizlik kurallarına uyarak çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz.

  • Hocam sizi de tanıyabilir miyiz?

İlker Sarıtekin: İlhami Ertem Anadolu Lisesi’nde felsefe grubu öğretmeniyim. 15 yıldır Türkiye Satranç Federasyonu Edirne temsilcisiyim, aynı zamanda satranç hakemiyim. Burada da Hatice hanıma danışman-antrenör olarak yardımcı olmaya çalışıyorum. Burası çok özel bir yer. Hem kafemiz var, hem satranç etkinliğimizi yapacağımız çok güzel bir kulübümüz, odalarımız var. Bütün satranç severleri kulübümüze davet ediyoruz.

  • Satranç sporu hakkında bilgi vermenizi istesek neler söylersiniz?

İlker Sarıtekin:  1000 yıllık bir spor satranç. Hindistan’dan çıkıp tüm dünyaya yayılmış. Üzerinde çok konuşulan, çok ciddi bilimsel çalışmalar yapılan, bunun neticesinde tespit edilen ve bilinen hiçbir zararı olmayan bu spor, çocukların kişilik gelişimine, zihinsel gelişimine ve zekâsına da büyük katkılar sağlıyor. Sağlıklı bir birey gelişimi için, bir bedensel spor ve muhakkak satranç öğretmek çocuklar ve genç kardeşlerimiz için çok faydalı.

Satranç, tüm dünyanın, özellikle okul öncesinden başlayarak yararlandığı etkili bir eğitim aracıdır. Başarılı bir akademik yaşamın ve yine sağlıklı dengeli ve mutlu bir hayatın, küçük yaşlarda alınan iyi bir satranç eğitimi ile başlayacağı fikri tüm dünyada yaygındır. Satranç hayatın minimize edilmiş modelidir, içerisinde hayatın tüm enstrümanlarını barındırır, örneğin sabır, zamanın değeri, eldeki zamanı etkin ve doğru kullanabilmek, şans faktörüne güvenmenin yanlışlığı, sosyal ilişkilerde dengenin sağlanma zorunluluğu, kazanmayı da kaybetmeyi de öğrenmeyi, bazı davranışlarımızın telafisinin, geri dönüşünün olmadığı, gerçek başarının yılmadan vazgeçmeden çalışarak elde edilebileceği gerçeği hep hayatla satrancın özdeşliğine örnektir. Çocuğun, bunları henüz kişilik gelişimi devam ediyorken, kişilik gelişimi henüz tamamlanmadan 7-8 yaşlarına kadar almış olması çok önemlidir. Satranç sayısal zekâyı geliştirir ve çok etkin bir düzeye yükseltir. 4 yaşından itibaren başlanılan satranç eğitimi ile hem kişilik gelişiminin hem de zeka gelişiminin desteklenmesi mümkünken, o yaşlarda satrancın yerine konulabilecek başka bir enstrüman yoktur. Örneğin zekâ gelişimine destek veren bir matematikten yararlanmak için çocuğun okulunda ikinci sınıfa geçmesine ve yaklaşık olarak 8 yaşına kadar beklenilmesi gerekmektedir. Bunu henüz 4 yaşından itibaren satranç yolu ile başlatmanın kıyaslanamayacak avantajları ve üstünlükleri vardır.4 yaşından itibaren zekâsı desteklenerek yükseltilen bireyler ve 4 yaşından itibaren başlayarak her durumda en doğru hamleleri yapabilme yeteneği hayat boyu çocukların yaşamını hem kolaylaştıracak hem de güzelleştirecek kazanımlardır.

Spor kulübümüze gelen çocuklarımız sadece satranç öğrenmiyor. Yeni arkadaşları oluyor, farklı insanlarla tanışıyorlar. Pandemi döneminden sonra ümit ediyorum ki Edirne dışına da çıkacağız ve farklı şehirlerden ve ülkelerden çocuklarımızı da kendi çocuklarımızla buluşturacağız.

Çocuklarının satranç oynaması velilerimiz için de güzel bir durum. Çocukları yenilgiyi öğrendikleri zaman inanın çok daha doğru yetişiyor, kaybetmeyi öğrendiklerinde karakterleri oturuyor. Satranç bu manada da çok faydalı… Çocuğun karakterinin oturmasında, öfke kontrolü, zamanı etkin kullanma gibi meselelerde de satrancın çok faydalı olduğunu biliyoruz ve bunu yaşayarak görüyoruz.

Hatice Demir: Derneğimizde çocuklarımıza eğitim sunuyor, kafemizde ise satranç materyalleriyle her türlü hizmeti çocuklarımıza sunuyoruz. Derneğimizin ayrıca ticaret işletmesi de bulunuyor. Trakya’da biz tekiz, başka bir örneğimiz yok. Heyecanlıyız, gururluyuz, mutluyuz. Bu sporun faydaları ortada… Edirne’de de çok büyük bir ilgi olduğunu ifade etmek isterim. Hep birlikte, dernek olarak çocuklarımızı geliştirmeye ve daha çok başarı kazandırmaya devam edeceğiz.

Size müşterek bir soru soralım? NEDEN SATRANÇ EĞİTİMİ?

   İlker Sarıtekin & Hatice Demir: Satranç,

  • Sosyalleşmeyi sağlar(Çünkü; partnerle gerçekleştirilen bir etkinliktir)
  • Zamanı kullanma becerisini geliştirir.(Çünkü Satranç sınırlandırılmış zamana karşı oynanan bir oyundur)
  • Zekâyı ve yaratıcı düşünceyi geliştirir.(Çünkü Çocuğun zihinsel kabiliyetlerini sonuna kadar zorlamasını sağlar)
  • Yorumlama gücünü ve kabiliyetini yükseltir.(Çünkü Her hamleden sonra ortaya yeniden değerlendirilmesi gereken yeni bir tablo çıkar)
  • Kişilik ve karakter gelişimini olumlu besler.(Çünkü Satranç oyun ve turnuva kuralları buna yöneliktir)
  • Kendine güven duygusunu geliştirir ve sağlıklı bir düzeyde tutunmasını sağlar
  • Satranç; alınması gereken başlı başına bir kültürdür.(1000 yılı aşkın bir birikimin ürünüdür, üzerinde her türlü bilimsel çalışmanın yapıldığı, bilinen hiçbir zararı olmayan eşsiz bir etkinliktir)
  • Zamana karşı oynanan bir oyun olduğu için, süratli ve doğru düşünme yeteneğini geliştirir.
  • Durumlara şüpheci ve sorgulayıcı yaklaşabilme yeteneği kazandırır.(Bu yeteneğin desteklenmeden tesadüfen kazanılması mümkün değildir)
  • Karşısına çıkan çok sayıda alternatif çözüm yollarından en doğrusunu bulma gücünü kazandırır.
  • Günümüzde çocukların çoğunluğunda görülen tek konu üzerinde uzun süre dikkatini toplayamama güçlüğünün etkin gidericilerindendir. Kazandırdığı motivasyon yeteneği, çocuğun okuldaki derslerinde ve ileriki yaşamının her aşamasında başarıyı getirir.
  • Hiper aktivite ve dikkat toplama güçlüğünün bilinen etkili bir yapılandırma aracıdır.
  • Zorluklar karşısında yılmayan, mücadeleci bir ruh yapısının gelişmesini sağlar.(Günümüzde çok az çocuk böyle bir ruh yapısına sahip olma imkânı Bilimsel çalışmaların önerdiği insan eğitim koşulları ne aile içerisinde ne de okul eğitim koşullarında günümüzde yeterince uygulanamamaktadır. Satranç çocuklardaki bu açığın giderilebilmesinin en etkin yoludur.)
  • Başarıya; tesadüflerle değil, ancak ve ancak sistemli ve disiplinli bir çalışmayla ulaşılabileceği düşüncesini yerleştirir. Henüz küçük yaşlarda satranç bilgisini ve kültürünü kazanan kişi hayatını şans ve tesadüf kavramlarının getirilerine dayandırmaz, henüz çocuk yaşlardan itibaren hayatını akılcı kararlarla kendisi yönlendirme eğilimini kazanır.
  • Satranç; Kurallara uyma, dostça oynama, kaybetmeyi hırçınlaşmadan kabullenebilme ve kazananı kutlayabilmeyi öğretir. Günümüzün en önemli sorunlarından olan Öfke Kontrol Sorununun etkili mücadele aracıdır.
  • Sayısız hamle alternatifleri arasından, en doğru olanını bulma çabası çocuğu ezberci zihniyetten arındırır.
  • ‘‘Satranç; hayatın küçük bir modelidir’’ Kişiyi daha küçük yaşlardayken hayata hazırlar. Nasıl ki hayatta her bir davranışın olumlu ya da olumsuz sonuçları varsa, satrançta da yapılan her bir hamlenin(satrançta yapılan hamle geri alınamaz)geri dönülmez şekilde olumlu ve olumsuz sonuçları vardır.
  • Satranç özellikle 4-7 yaş arasındaki çocukların henüz zekâ ve kişilik gelişimleri devam ediyorken, her iki yöndeki gelişimi de artı yönde destekler. Satrançta karşısındaki aktif bir bilince karşı verilen mücadelenin, o yaştaki çocuğun zekâ gelişimine katkısı inanılmaz boyutlardadır. Bu katkıyı sağlayacak başka bir alternatif yoktur. Çocuğun zekâ gelişiminde satrançtan yararlanabilmesi için satranç taşlarının hareketlerini bilmesi yetmez. Çocuk bir satranç oyununda zihnini ancak sahip olduğu satranç bilgisi oranında zorlayabilecektir. Bu yüzden zekâ ve kişilik gelişiminde satrançtan en yüksek oranda yararlanabilmek için sabırlı olunmalı ve uzun süreli bir satranç eğitimi göze alınmalıdır.
  • 4-7 yaş aralığındaki çocuklara sunulan lego, puzzle vb. ürünler, zekâ gelişimini destekleyici farklı materyaller gibi görünseler de aslında hepsinin özü aynıdır. Sanılandan daha dar bir etkinliğe sahiptirler. Çocuğun zekâ gelişimine katkıları nispeten düşük, kişilik gelişimlerine etkisi ise belirsizdir. Bunlarda ulaşılması gereken Doğru Davranışlar ve ulaşılması gereken Doğru Sonuçlar önceden bellidir, çocuktan belli olan bu doğru davranışı ya da sonucu bulması istenir. Ancak satrançta baştan belli olan bir sonuç ve sonuca götüren baştan belli olan bir davranış yoktur. Çünkü oyuncunun karşısında yine kendisi gibi aktif bir bilinç ve zekâ vardır. Karşılıklı satranç oynayan iki aktif bilinç, yapılan her yeni hamleden sonra değişen yeni durumu tekrar gözden geçirerek analiz etmek ve o andaki konum itibarı ile gerekli olan doğru hamleyi bulmak zorundadır. Her hamleden sonra ortaya çıkan yeni koşullar ve en doğru hamleyi bulma arayışı oyunun başından sonuna kadar kesintisiz devam eden bir süreçtir. Bu yönüyle satranç, 4 yaşından itibaren çocukların zekâ ve kişilik gelişimlerine yaptığı katkıyla alternatifi olmayan, bilinen tek gerçek eğitim aracıdır.
  • Satrancın gelişmekte olan çocuğa sağladığı kazanımlar, TÜRK MİLLİ EĞİTİMİ’nin öğrencilerimizin kazanmasını istediği temel davranışlardandır. Çocuklarımızın satranç öğrenmesi ve oynamasının, ülkemizde artık, gelişmiş dünya ülkelerindeki gibi bir devlet politikası olduğunu söyleyebiliriz. Satranç 10 yılı aşkın süredir ilköğretim okullarımızda seçmeli ders olarak okutulabilmekte ve yine tüm okullarımızda ders dışı egzersiz faaliyetleri içinde yer almaktadır. Satranç, tüm dünya ülkelerinin yararlandığı kesinlikle etkili bir eğitim aracıdır.
  • 4-7 yaş aralığı çocukların sayısal zekâlarını zıplatacak etkili bir materyal bulmanın satrançtan başka alternatifi yoktur. Matematik zekâyı geliştiren bir etkinlik olarak çocukların hayatına ancak 8 yaşından sonra girebilmektedir.
  • Garantili Başarılı Akademik Bir Yaşam, Yüksek Sayısal Zekâ, Ancak Küçük Yaşlarda Alınacak Etkili Bir Satranç Eğitimi İle Mümkündür.

           ÖYLEYSE; Siz de, çocuklarınızın zihinsel ve sosyal kabiliyetlerinin gelişmesinde 4 yaşından itibaren satrançtan yararlanmalarını sağlayın…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: