Kapıkule’de Tır Şoförleri Protestosu
Kapıkule’de TIR şoförlerinden vize eylemi: Edirne’de bir araya gelen uluslararası TIR sürücüleri, Schengen vizesi kısıtlamalarına, sınır kapılarındaki uzun bekleme sürelerine ve geçiş belgesi sorunlarına dikkat çekerek çözüm talep etti.

KAPIKULE’DE ŞOFÖRLER AYAKTA!

  • Edirne’de uluslararası taşımacılık yapan TIR şoförleri, Schengen vizesi kısıtlamaları, sınır kapılarında günlerce süren bekleyişler, geçiş belgesi sorunları ve ağırlaşan çalışma koşullarına karşı Kapıkule’de eylem yaptı. Sarı yelekleriyle seslerini duyurmaya çalışan sürücüler, oturma eyleminin ardından dört kişilik heyet oluşturarak taleplerini Edirne Valiliğine taşıdı. Şoförlerin verdiği mesaj açıktı: “Biz turist değiliz, işimizi yapıyoruz!”

AVRUPA’YA AÇILAN KAPIDA BÜYÜYEN TEPKİ

Türkiye’nin Avrupa’ya yönelik kara yolu taşımacılığında stratejik öneme sahip Edirne, uluslararası TIR şoförlerinin yaşadığı sorunlara karşı düzenlediği eyleme sahne oldu.

21 Ekim 2026 Çarşamba günü Kapıkule Sınır Kapısı yakınındaki TIR parklarında bir araya gelen sürücüler, mesleklerini sürdürebilmek için karşılaştıkları bürokratik engellerin ve sınır geçişlerindeki aksaklıkların giderilmesini istedi.

Sarı yelekleriyle dikkat çeken şoförler, yaptıkları basın açıklamasının ardından Kapıkule Gümrük ve Turizm İşletmeleri (GTİ) girişinde oturma eylemi gerçekleştirdi.

Eylemde yalnızca vize sorunu değil; uzun TIR kuyrukları, yetersiz bekleme alanları, park ve dinlenme tesislerindeki fiyatlar, geçiş belgeleri ve sürücülerin can güvenliği de gündeme geldi.

“BİZ TURİST DEĞİLİZ!”

Sürücüler adına açıklamalarda bulunan uluslararası TIR şoförü Koray Torun, Avrupa ülkelerine yük taşıyan profesyonel sürücülerin turistik seyahat yapan kişilerle aynı koşullarda değerlendirilmesinin ciddi sorunlara yol açtığını dile getirdi.

Şoförler, Schengen vizesi için randevu bulmakta zorlandıklarını, vize alabilen sürücülere tanınan sürelerin ise uluslararası taşımacılığın gerektirdiği çalışma düzeniyle her zaman örtüşmediğini belirtiyor.

Avrupa’ya yük taşıyan bir sürücünün işi gereği sürekli sınır geçmesi gerektiğine dikkat çekilirken, vize ve kalış süresi kısıtlamalarının hem çalışanların gelirini hem de nakliye firmalarının sefer planlamasını etkilediği ifade ediliyor.

Şoförlerin temel talebi, uluslararası taşımacılık yapan profesyonel sürücüler için mesleğin özelliklerini dikkate alan, öngörülebilir ve uygulanabilir bir vize düzenlemesi yapılması.

SCHENGEN’DE 90/180 GÜN KURALI NEDEN SORUN OLUYOR?

TIR şoförlerinin uzun süredir gündeme getirdiği sorunların merkezinde, Schengen bölgesindeki kısa süreli kalışları düzenleyen 90/180 gün kuralı bulunuyor.

Bu kurala göre kısa süreli ziyaret kapsamında Schengen bölgesinde geçirilen toplam süre, herhangi bir 180 günlük dönem içinde 90 günü aşamıyor.

Burada iki ayrı konunun birbirinden ayrılması gerekiyor: Vizenin geçerlilik süresi ile Schengen bölgesinde izin verilen kalış süresi aynı şey değil.

Örneğin bir sürücünün uzun süre geçerli çok girişli vizesinin bulunması, Schengen bölgesinde sınırsız süre kalabileceği anlamına gelmiyor.

Uluslararası taşımacılıkta çalışan sürücüler, yük teslimatı, transit geçişler, zorunlu dinlenme süreleri ve sınır kapılarındaki beklemeler nedeniyle yıl boyunca defalarca Avrupa ülkelerine giriş yapmak zorunda kalabiliyor.

Bu nedenle sürücüler, mesleki faaliyetlerinin sıradan turistik ziyaretlerden ayrı değerlendirilmesini istiyor.

Ancak sürücülere özel bir pasaport veya vize kolaylığı sağlanması, tek başına Türkiye’nin alabileceği bir kararla bütün Schengen kurallarını ortadan kaldırmıyor. Avrupa Birliği ve ilgili ülkelerle yürütülecek görüşmeler de çözümün önemli bir parçasını oluşturuyor.

ŞOFÖRLERDEN ÖZEL PASAPORT TALEBİ

Koray Torun, belirli bir mesleki deneyime sahip, gerekli şartları karşılayan uluslararası TIR şoförlerine özel pasaport hakkı tanınmasını talep etti.

Özellikle en az beş yıllık mesleki deneyime sahip sürücüler için kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılması gerektiğini savunan Torun, şoförlerin Avrupa’ya turistik amaçlarla değil, Türkiye’nin ihracat yüklerini ulaştırmak için gittiklerini vurguladı.

Sürücülerin bu talebi, mesleki statülerinin tanınması ve uluslararası taşımacılıkta karşılaştıkları hareketlilik engellerinin azaltılması açısından dikkat çekiyor.

Bununla birlikte özel pasaport uygulamasının kapsamının değiştirilmesi Türkiye’de yasal düzenleme gerektirirken, Schengen bölgesindeki giriş ve kalış koşulları ayrıca değerlendirilmek zorunda.

KAPIKULE’DE BEKLEYİŞ GÜNLERİ BULABİLİYOR

Şoförlerin ikinci büyük şikâyeti, Türkiye’nin Avrupa’ya açılan en önemli kara yolu sınır kapılarından Kapıkule’deki uzun bekleme süreleri oldu.

Koray Torun, bazı dönemlerde sınır geçişi için bekleyişin dört-beş güne kadar uzayabildiğini belirterek bunun sürücüler açısından ciddi bir çalışma ve yaşam koşulu sorununa dönüştüğünü söyledi.

TIR şoförleri, sınırda geçirilen sürenin yalnızca nakliye firmalarının teslimat programlarını etkilemediğini, çalışanların dinlenme düzenini ve temel ihtiyaçlara erişimini de zorlaştırdığını dile getirdi.

Uzun süre araçlarında beklemek zorunda kalan sürücüler açısından güvenli park alanları, temiz tuvalet, duş, içme suyu ve uygun fiyatlı gıda gibi hizmetlerin önemi bir kez daha gündeme geldi.

Sürücülerin aktardığı dört-beş günlük bekleme süresi, bütün araçlar için geçerli sabit bir süre değil; yoğun dönemlerde yaşandığı belirtilen bir sorun.

PARK ALANLARI VE YÜKSEK FİYATLAR DA GÜNDEMDE

Kapıkule çevresindeki bekleme alanlarının yetersizliğinden yakınan sürücüler, mevcut tesislerdeki fiyatların da denetlenmesini istedi.

Uzun süre sınırda bekleyen bir şoförün yemek, içecek, kişisel temizlik ve dinlenme gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak zorunda olduğuna dikkat çekildi.

Sürücüler, özellikle zorunlu bekleme süreleri boyunca karşılaştıkları harcamaların çalışma koşullarını ağırlaştırdığını savunuyor.

Bu nedenle yalnızca gümrük işlemlerinin hızlandırılması değil, sınır kapılarındaki sosyal ve fiziki altyapının güçlendirilmesi de çözüm talepleri arasında yer alıyor.

HAMZABEYLİ İÇİN DE UYARI: KUYRUKLAR TRAFİK GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR

Eylemde Kapıkule’nin yanı sıra Hamzabeyli Sınır Kapısı’ndaki sorunlar da gündeme taşındı.

Koray Torun, Hamzabeyli güzergâhında TIR kuyruklarının zaman zaman 30 kilometreye ulaştığını ileri sürerek yol kenarındaki bekleyişlerin trafik güvenliği açısından risk oluşturduğunu belirtti.

Şoförler, ağır vasıtaların uzun süre kara yolu üzerinde beklemesinin hem sürücüler hem de aynı güzergâhı kullanan diğer vatandaşlar açısından tehlike yarattığına dikkat çekti.

Geçmişte kuyruklarda yaşanan kazalarda meslektaşlarını kaybettiklerini dile getiren sürücüler, Hamzabeyli’de de yeterli kapasiteye sahip bekleme alanları oluşturulmasını istedi.

RANDEVULU GEÇİŞ SİSTEMİ YENİDEN GÜNDEMDE

Sürücülerin öne çıkardığı çözüm önerilerinden biri de sınır kapılarında randevulu geçiş sisteminin etkin biçimde uygulanması oldu.

Bu sistemle araçların geçiş sırasının daha öngörülebilir hâle getirilmesi, gereksiz bekleyişlerin azaltılması ve kara yolu üzerindeki yığılmaların önlenmesi hedefleniyor.

Kapıkule’de geçmiş yıllarda uygulanan randevulu sanal sıra sistemini hatırlatan şoförler, benzer düzenlemelerin güncel ihtiyaçlara göre geliştirilmesini ve Hamzabeyli’de de değerlendirilmesini talep etti.

Ancak sınır geçişlerinde yaşanan yoğunluğun yalnızca Türkiye tarafındaki işlemlerden kaynaklanmadığı da biliniyor.

Bulgaristan tarafındaki gümrük kapasitesi, personel durumu, denetim süreçleri ve araç kabul hızı da toplam bekleme süresini doğrudan etkileyebiliyor.

Dolayısıyla kalıcı çözüm için sınırın iki tarafında eş zamanlı iyileştirmeler yapılması önem taşıyor.

GEÇİŞ BELGESİ SORUNU NEDİR?

Eylemde dile getirilen bir başka başlık, uluslararası kara yolu taşımacılığında kullanılan geçiş belgeleri oldu.

Türk plakalı ticari araçların bazı ülkelerden geçebilmesi veya bu ülkelere taşıma yapabilmesi için ilgili uluslararası anlaşmalar çerçevesinde belirlenen geçiş belgelerine ihtiyaç duyulabiliyor.

Bu belgelerin türü ve sayısı, ülkeler arasındaki anlaşmalara ve taşımacılığın niteliğine göre değişiyor.

Bazı ülkelerde uygulanan kotalar ve belgelerin kullanım koşulları, nakliye firmalarının güzergâh ve sefer planlamasını etkileyebiliyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, 2026 yılı geçiş belgelerinin kullanıma açılmasına ilişkin takvimi ve dağıtım esaslarını duyurmuş durumda.

Bununla birlikte geçiş belgesi kotası ile sürücünün Schengen vizesi birbirinden farklı konular. Bir nakliye firmasının gerekli taşıma belgesine sahip olması, sürücünün Avrupa’ya giriş için gereken kişisel seyahat koşullarını otomatik olarak karşıladığı anlamına gelmiyor.

Şoförlerin talepleri, bu iki ayrı sorunun uluslararası taşımacılığın bütünlüğü içinde ele alınması gerektiğini ortaya koyuyor.

DÖRT KİŞİLİK HEYET EDİRNE VALİLİĞİNE GİTTİ

Basın açıklamasının ardından Kapıkule GTİ girişinde oturma eylemi gerçekleştiren sürücüler, taleplerini yetkililere iletmek üzere dört kişilik bir heyet belirledi.

Heyet, Edirne Valisi Yunus Sezer ile görüşmek amacıyla Edirne Valiliğine hareket etti.

Görüşme gündeminde Schengen vizesi, sınır kapılarındaki bekleme süreleri, güvenli park alanları, geçiş belgeleri ve sürücülerin çalışma koşullarının yer alması bekleniyor.

Eyleme ilişkin ilk bilgilerde heyetin Valilikle görüşmek üzere harekete geçtiği belirtilirken, görüşmenin sonucu ve alınmış olabilecek kararlar konusunda henüz doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.

Bu nedenle şoförlerin taleplerinin kabul edildiği veya yeni bir düzenleme kararı alındığı yönünde bir değerlendirme yapmak için erken.

SORUN YALNIZCA ŞOFÖRLERİN DEĞİL, TÜRKİYE’NİN İHRACATININ DA MESELESİ

Kapıkule’de yükselen talepler, Türkiye’nin Avrupa ile ticaretinde kara yolu taşımacılığının taşıdığı önemi yeniden gündeme getirdi.

Bir TIR’ın sınırda gereğinden uzun süre beklemesi; teslimat takvimini, araç kullanım verimliliğini, yakıt ve işletme maliyetlerini, sürücünün çalışma düzenini etkileyebiliyor.

Özellikle zamanında teslimatın önem taşıdığı üretim ve ihracat sektörlerinde, sınır geçişlerinin öngörülebilir olması büyük önem taşıyor.

Edirne ise Kapıkule, Hamzabeyli ve İpsala sınır kapılarıyla bu hareketliliğin merkezinde bulunuyor.

Dolayısıyla uluslararası TIR şoförlerinin yaşadığı sorunların çözümü yalnızca bir meslek grubunun çalışma koşullarının iyileştirilmesi anlamına gelmiyor. Aynı zamanda Türkiye’nin Avrupa pazarlarına erişiminin daha düzenli ve verimli hâle getirilmesi bakımından da önem taşıyor.

EYLÜL AYINDA DA AYNI SORUNLAR GÜNDEME GELMİŞTİ

Kapıkule’deki eylem, sürücülerin son dönemde gerçekleştirdiği ilk protesto değil.

14 Eylül 2026 tarihinde de uluslararası TIR sürücüleri, sendika ve meslek örgütlerinin katılımıyla Kapıkule yakınlarında bir araya gelerek Schengen vizesindeki 90/180 gün kısıtlamasına ve özlük haklarıyla ilgili sorunlara dikkat çekmişti.

O açıklamada sürücülerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, mesleki haklarının güvence altına alınması ve şoförlük mesleğine ilişkin yasal düzenlemelerin geliştirilmesi talepleri öne çıkmıştı.

Yaklaşık beş hafta sonra yeniden gerçekleştirilen eylem, sektör çalışanlarının çözüm beklentisinin sürdüğünü gösteriyor.

GÖZLER ŞİMDİ EDİRNE VALİLİĞİNDE

Kapıkule’deki eylemin ardından dikkatler, dört kişilik sürücü heyetinin yetkililerle yapacağı görüşmeye çevrildi.

Sürücüler, özellikle vize işlemlerinde kolaylık sağlanması, sınır kapılarındaki bekleyişlerin azaltılması, park alanlarının iyileştirilmesi ve trafik güvenliğinin artırılması yönünde somut adımlar bekliyor.

Sorunların bir bölümü yerel idari tedbirlerle hafifletilebilecek nitelikteyken, Schengen kuralları ve uluslararası geçiş belgeleri gibi başlıklar Türkiye ile ilgili ülkeler arasında daha geniş kapsamlı görüşmeler gerektiriyor.

Kapıkule’de sarı yelekleriyle seslerini duyuran şoförlerin talebi, ayrıcalık değil; güvenli, sürdürülebilir ve mesleklerinin gereklerine uygun çalışma koşulları.

Türkiye’nin ihracat yükünü Avrupa’ya taşıyan sürücülerin beklentisi şimdi bu taleplerin somut bir çözüm takvimine dönüşmesi.

About Author

What do you feel about this?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir