KAZAKİSTAN’IN EGEMENLİK YOLCULUĞUNDA 36. YIL: TÜRK DÜNYASININ ORTAK GURURU

KAZAKİSTAN’IN EGEMENLİK YOLCULUĞUNDA 36. YIL: TÜRK DÜNYASININ ORTAK GURURU
- 25 Ekim 1990’da Devlet Egemenliği Bildirgesi’ni kabul ederek bağımsızlığa uzanan tarihî yolculuğunda önemli bir adım atan Kazakistan, Cumhuriyet Günü’nün 36. yıl dönümünü kutluyor. Türk dünyasının köklü devletlerinden Kazakistan’ın egemenlik mücadelesi, ortak tarihimizin ve bağımsızlık ülkümüzün önemli dönüm noktalarından biri olarak öne çıkıyor.
25 EKİM 1990: BAĞIMSIZLIĞA AÇILAN KAPI
Orta Asya’nın geniş bozkırlarından yükselen bağımsızlık iradesi, 25 Ekim 1990’da tarihî bir kazanıma dönüştü.
Kazak Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Yüksek Sovyeti tarafından kabul edilen Devlet Egemenliği Bildirgesi, Kazakistan’ın kendi geleceğini belirleme yolunda attığı en önemli adımlardan biri oldu.
Bu bildirgeyle Kazakistan’ın egemenlik hakları, ülke topraklarının bütünlüğü ve kendi yönetim düzenini belirleme iradesi ortaya konuldu.
25 Ekim 1990, Kazakistan’ın henüz tam bağımsızlığını ilan ettiği tarih değildi. Ancak 16 Aralık 1991’de gerçekleşecek bağımsızlığın siyasi ve hukuki temelini oluşturan önemli bir dönüm noktasıydı.
Bugün Kazakistan’da Cumhuriyet Günü olarak kutlanan 25 Ekim, yalnızca geçmişin anıldığı bir tarih değil, devlet egemenliğinin ve ulusal kimliğin önemini hatırlatan bir gündür.
TÜRK DÜNYASININ KÖKLÜ YURDU: KAZAKİSTAN
Kazakistan, Türk tarihinin ve kültürünün önemli merkezlerinden biridir.
Altaylardan Hazar Denizi’ne uzanan geniş coğrafyası, tarih boyunca Türk topluluklarının yaşamına, devlet geleneklerine ve kültürel gelişimine tanıklık etti.
Kazak halkı; dilini, töresini, sözlü edebiyatını ve kültürel kimliğini kuşaktan kuşağa aktararak tarihî varlığını sürdürdü.
Türkistan’ın ortak kültür birikiminde önemli bir yere sahip olan Kazakistan, bağımsızlığını kazandıktan sonra Türk devletleri arasındaki iş birliğinin geliştirilmesinde etkin görevler üstlendi.
Bugün Kazakistan’ın bağımsızlığı, yalnızca Kazak halkı için değil, Türk dünyasının ortak geleceği açısından da büyük önem taşıyor.
TÜRKİYE VE KAZAKİSTAN: BAĞIMSIZLIKTAN STRATEJİK ORTAKLIĞA
Türkiye, Kazakistan’ın 16 Aralık 1991’de ilan ettiği bağımsızlığını tanıyan ilk devlet oldu.
İki ülke arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının ardından siyasi, ekonomik, kültürel ve eğitim alanlarındaki iş birliği giderek gelişti.
Ortak tarih, dil ve kültür bağları üzerine kurulan ilişkiler, zaman içerisinde stratejik ortaklık düzeyine ulaştı.
Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkiler yalnızca iki devletin çıkarlarıyla sınırlı kalmadı. Türk dünyasının bütünleşmesi, ortak ulaşım ağlarının geliştirilmesi, ticaretin güçlendirilmesi ve kültürel bağların korunması açısından da önemli bir dayanak oluşturdu.
TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATINDA KAZAKİSTAN’IN YERİ
Kazakistan, Türk Devletleri Teşkilatının kurucu üyelerinden biridir.
3 Ekim 2009’da imzalanan Nahçıvan Anlaşması ile temelleri atılan Türk devletleri arasındaki kurumsal iş birliği, sonraki yıllarda genişleyerek yeni bir aşamaya ulaştı.
Kazakistan; Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan ve Özbekistan ile birlikte Türk dünyasının siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliğinin güçlendirilmesinde önemli rol üstleniyor.
Orta Koridor olarak bilinen uluslararası ulaşım ve ticaret güzergâhı, Hazar geçişli bağlantılar, enerji taşımacılığı ve ortak ekonomik girişimler, Kazakistan’ın Türk dünyasındaki stratejik önemini daha da artırıyor.
Türk devletleri arasındaki dayanışmanın güçlenmesi, yalnızca ortak geçmişin korunması değil, ortak geleceğin birlikte kurulması bakımından da önem taşıyor.
EDİRNE’DEN TÜRKİSTAN’A UZANAN KARDEŞLİK
Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmış tarihî Edirne ile Türkistan’ın geniş bozkırları arasında coğrafi uzaklık bulunsa da Türk dünyasının ortak kültürel birikimi bu iki bölgeyi birbirine bağlıyor.
Balkanlardan Kafkasya’ya, Anadolu’dan Türkistan’a uzanan Türk kültür coğrafyası; dil, tarih, sanat, edebiyat ve ortak değerler bakımından köklü bağlar taşıyor.
Bu bağların güçlendirilmesi, Türk dünyasının yalnızca geçmişini anmasıyla değil, eğitim, bilim, kültür, ticaret ve toplumsal dayanışma alanlarında ortak çalışmalar geliştirmesiyle mümkün olacaktır.
TURAN DEVLET TEŞKİLATINDAN KAZAKİSTAN’A KUTLAMA
Kazakistan Cumhuriyet Günü dolayısıyla Turan Devlet Teşkilatı adına hazırlanan kutlama iletisinde, Türk dünyasının kardeşliği ve ortak geleceği vurgulandı.
İletide şu ifadelere yer verildi:
“25 Ekim 1990’da egemenlik yolunda tarihî bir adım atan kardeş Kazakistan’ın Cumhuriyet Günü’nü kutluyoruz.
Kazak halkının bağımsızlık iradesi, ulusal kimliğine bağlılığı ve devlet geleneği, Türk dünyasının ortak tarihindeki önemli kazanımlardandır.
Bizler, Türk dünyasının gücünün yalnızca ortak köklerimizden değil; birbirimizin bağımsızlığına, egemenliğine ve geleceğine duyduğumuz saygıdan doğduğuna inanıyoruz.
Edirne’den Türkistan’a uzanan gönül bağlarımızın bilimle, kültürle, üretimle ve dayanışmayla daha da güçlenmesini diliyoruz.
Kardeş Kazakistan halkının Cumhuriyet Günü kutlu olsun.
Türk dünyasında dirlik, dayanışma ve kardeşlik sonsuza dek yaşasın!”
TURAN DEVLET TEŞKİLATI
ORTAK TARİHTEN ORTAK GELECEĞE
Kazakistan’ın 36 yıl önce attığı egemenlik adımı, bugün Türk dünyasının bağımsız devletleri arasındaki dayanışmanın tarihî dayanaklarından biri olarak önemini koruyor.
25 Ekim Cumhuriyet Günü, Türk dünyasının geleceğinin yalnızca ortak geçmişe duyulan bağlılıkla değil; karşılıklı saygı, güçlü kurumlar, bilimsel ilerleme ve ortak çalışmalarla şekilleneceğini de hatırlatıyor.
Kazakistan’ın Cumhuriyet Günü kutlu olsun.