Nedim Dağdeviren: “Edirne Serhat İMKB Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi olarak, ara elaman değil, nitelikli aranan eleman yetiştiriyoruz.”

Nedim Dağdeviren: “Edirne Serhat İMKB Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi olarak, ara elaman değil, nitelikli aranan eleman yetiştiriyoruz.”

  • Edirne Serhat İMKB Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Aile Başkanı olarak kısaca okulun tanıtımını yapmanızı rica ediyoruz.

Nedim Dağdeviren: Edirne Serhat İMKB Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi bu yıl da eğitim-öğretimine 6 bölümde devam etmektedir. Bölümlerimiz: Bilişim teknolojileri, çocuk gelişimi, moda tasarımı, yiyecek-içecek hizmetleri, güzellik ve saç bakım hizmetleri, büro yönetimi ve sekreterlik şeklinde sıralanabilir. 430 lise grubu, 100 tane de çocuk gelişiminde ana sınıfı, kreş öğrencimiz bulunuyor. Düsturumuz şu: Ara elaman değil, nitelikli aranan eleman yetiştiriyoruz. Milli Eğitim Bakanımız Ziya Selçuk Bey’in de dediği üzere, meslek lisemizde nitelikli eleman yetiştirmek en büyük hedef. Edirne’nin istihdamına yönelik projelerimiz devam ediyor. Müdürümüz Ali Sakarya’nın liderliğinde Edirne’de mühim çalışmalara imza atıyoruz. Amaçlarımızdan biri de Edirne sanayisinin ve Edirne’deki fabrikaların ihtiyacını karşılayacak elemanlar yetiştirmek.

  • Tekstil bölümünüzden bahsetmenizi rica ediyoruz. Bu bölümde ne gibi çalışmalar gerçekleştiriliyor?

Nedim Dağdeviren: Tekstil bölümümüzün ismi değişerek moda tasarımı oldu. Müdürümüz Ali Sakarya’nın da gayretli çalışmaları ile ‘’Moda Rüzgarı Serhattan Eser’’ isimli projemiz kapsamında Trakya Kalkınma Ajansı’ndan aldığımız 400 Bin Tl’lik hibe ile moda tasarımı bölümümüze bilgisayar, yeni makineler aldık ve şu anda atölyemizi geliştirme çabalarımız devam etmekte. Bu bölümümüzde iddialıyız ve kalkınma ajansımızdan aldığımız destekle; yeni makine parkurlarımız ile bu iddiamızı kuvvetlendirdik.

  • Amacınızın, aranan kalifiye eleman yetiştirmek olduğundan bahsettiniz. Edirne’de gerek fabrikalar, gerekse de sanayi çalışanları eleman bulamamaktan şikayetçi. Sizce bunun esas sebebi nedir?

Nedim Dağdeviren: En önemli sebebin şehrin göç vermesi olduğunu düşünüyorum. İnsanlar çalışmak için Çorlu gibi yerlere göç ediyor. Edirne bir memur ve turizm şehri olmasının dışında pek fazla alternatif sunmadığı için insanlar burada iş imkânı olmadığından Edirne’yi terk ediyor. Burada esas görev eleman yetiştirmek ama eleman yetiştirmekle de iş bitmiyor. Bu elemanların istihdam edilebilmesi önemli. Türkiye’nin büyük kısmı Çatalca-Kocaeli hattına sıkışmış; bu bölgede, fabrikalarda faaliyet gösteriyor. Edirne’yi de bu hattın içine sokmak durumundayız. Bu sağlanırsa insanlar göç etmez, kalifiye eleman bulmakta da zorlanılmaz.

Burada velilerimize de büyük görev düşüyor. Çocuklarınız meslek lisesine başlamışsa burada meslek öğrenmelerine destek olun, çocuklarınız ille de masa başı bir işte çalışsın düşüncesi ile hareket etmeyin, diyoruz. Çünkü burada fabrikalara, sanayiye eleman yetiştiriyoruz. Çocuklar kalifiye elemanlar olarak ülkelerine hizmet etmeli. İlle de masa başı bir işi olsun, koşturmacalı bir işte çalışsın istemiyorsanız o vakit çocuklar Anadolu liselerini, fen liselerini tercih etmeli. Burada önemli olan çocuklarımızı iyi para kazanabilecekleri bir meslek sahibi yapmak.

  • Moda tasarımı bölümünde yapacağınız faaliyetlerden bahsetmiştiniz. Genel itibariyle, tüm bölümlerde ne gibi projeleriniz olduğunu da sizden dinlemek isteriz.

Nedim Dağdeviren: Giyim bölümümüzde profesyonel eleman yetiştirmek öncelikli hedefimiz. Mesela, bu yetişen arkadaşlarımız okulların bando takımlarının kıyafetlerini, meslek liselerinin giyim önlüklerini dikebilirler. Yiyecek-içecek hizmetlerinde yetişen elemanlarımız da çeşitli etkinliklere destek elemanı olarak gidebilirler. Keza, devlet kurumlarında çalışacak işini iyi yapan büro elemanları yetiştirebiliriz. Bu konuda çalışmalarımız devam ediyor. Çocuk gelişiminde de amacımız anaokulunu geliştirerek, diğer okullarla aynı seviyeye gelmek istiyoruz. Meslek lisesi dendiğinde insanlar burun kıvırıyordu, bu algı yavaş yavaş değişmeye başladı. Biz de bölgemizde tercih edilen bir okul olma yolunda hızla ilerliyoruz.

Burada dikkat çekmek istediğim bir diğer sorun da gençlerin sosyal medya ile çok fazla alakadar olması. Bu bütün okullar için, bütün okullardaki öğrencilerimiz için geçerli ama bunu kırmak için de çalışmalar yapıyoruz. Spor salonumuzda fitnes salonumuz mevcut. Gençleri buralara, spor yapmaya yönlendirmeye çalışıyoruz. Keza, tenis kortumuz ve basket sahamız ile de onları spora yönlendirmeye çalışıyoruz. Kanları kaynayan, enerji dolu çocuklar bu enerjilerini spor yoluyla atmalı. Bunun için de elimizden geldiğince onları spora yönlendirmeye çalışıyoruz. ‘’Okullar Hayat Olsun’’ projemiz kapsamında çocukları spora yönlendirmeye devam edeceğiz.

Edirne bir turizm şehri. Dolayısıyla bizim ana amaçlarımızdan birisi, hizmet sektöründe Edirne’ye fayda sağlayacak işler yapmak. Edirne’de bir gastronomi derneği kurmanın şart olduğunu, yemek yapma yarışmalarının da daha profesyonel ve geniş kapsamlı yapılması gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda da oldukça eksiğiz. Bu işe üniversitenin de önayak olması gerektiğini ve imkan sağlaması gerektiğini düşünüyorum.

  • Edirne bir turizm kenti olarak Türkiye genelinde nerede duruyor sizce? Ne gibi sıkıntılarımız var?

Nedim Dağdeviren: Hizmet sektörü ile alakalı konuşacak olursak, oldukça yetersiz olduğunu ifade etmek gerekiyor. Esnafın yeterli hizmeti veremediğini düşünüyorum. Müşteriye davranış, turistlere karşı takınılan tavır, Edirne insanının turizme bakış açısı maalesef yeterli değil. Edirne güzelliklerine ve kendine has kültürüne sahip çıkmadan bu işler düzelmez. Avrupa ile Türk kültürü arasında arada kalmış insanımız, şehrimizin güzelliklerine sahip çıkmadığı için bu iş düzelmeyecek. Edirne’mizin kendine has yemek kültürüne bile sahip çıkmıyoruz. Edirne yemeği ciğer ve köfteden ibaret değildir. Valiliğimizin başlattığı bir proje var: Edirne’nin giysileri. Bu hususta çalışmalar yapılırken, çok zorlanıldı. Buraya özgü kıyafetler bulunamadı ve Balkan ülkelerine müracaat edildi. Folklörümüze sahip çıkma konusunda da sınıfta kaldığımızı söyleyebilirim. Tabi ki bütün bunlar turizmin artmasını engelliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: