Op. Dr. Selçuk Köse: “Ölümün soğukluğunu yaşadım. Hayatın ne kadar güzel ve özel olduğunu, sevenlerimin ve sevdiklerimin bulunduğunu bir kez daha anladım.”

Op. Dr. Selçuk Köse: “Ölümün soğukluğunu yaşadım. Hayatın ne kadar güzel ve özel olduğunu, sevenlerimin ve sevdiklerimin bulunduğunu bir kez daha anladım.”

  • Hocam, biz sizi iyi tanıyoruz, Klasik otomobil ve motosiklet tutkunuzun yanı sıra müzik grubunuzla konserler vererek, organ bağışının desteklenmesi için Türkiye’nin her yerinde sahneye çıktığınızı, duyarlı ve yardımsever kişilik sahibi olduğunuzu biliyoruz. Biraz da siz kendinizden bahsedermisiniz.

Op. Dr. Selçuk Köse: Uzun yıllar T. Ü. Tıp Fakültesi Hastanesi ve Edirne Devlet Hastanesi Göğüs Cerrahi Bölümlerinde de görev yatıktan sonra yaklaşık 7 yıldır İstanbul Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesinde Göğüs Cerrahisi uzmanı olarak görev yapmaktayım.

  • Korona virüse nasıl yakalandınız. Hastalığı nasıl fark ettiniz?

Op. Dr. Selçuk Köse: Korona virüsün dünya çapında duyulması sonrasında daha Türkiye’de vaka bildirimi olmadığı ve virüsün bulaşma yolları, belirtileri, tedavisinin tam olarak bilinmediği dönemde yani Mart ayının başlarında virüsü kaptığımı düşünüyorum. Bulaşma yolları çok bilinmediğinden korunma olarak henüz tam bir önlem alınmadığı dönemlerde yoğun poliklinik sırasında vücudumun dirençsiz düştüğü bir anda muayene gelen hastalardan almış olma ihtimalim yüksek.

10 Mart’ta başlayan halsizlik, yüksek ateş şikâyetlerim başladı. Önceleri çok önemsemediğim ve kendimce gribal enfeksiyon tanısına benzeyen şikayetler sonucu aldığım ilaçlardan fayda görememem ve bulguların giderek artması nedeniyle hastaneye yatışım yapıldı. Yatışım sırasında korona testim pozitif çıkması üzerine Covid-19 hastalığı tansı aldım. Servis yatışım esnasında solunum yetmezliğinin giderek artması, kanımdaki oksijen seviyesinin kritik düzeylere inmesi ve çekilen tomografilerde her iki akciğerimde yaygın tutulumların görülmesi üzerine acilen yoğun bakıma nakledildim. Burada uyutularak solunum cihazına bağlandım.

  • Tedavi sürecinizden bahsedermisiniz. Nasıl tedavi oldunuz?

Op. Dr. Selçuk Köse: Yoğun bakımdaki tedavim sürerken enfeksiyonun kalp kaslarını tutması nedeniyle bir kez kardiak arrest denilen ve yaklaşık 15 dk. sürdüğü belirtilen kalp durması gelişmiş ve yapılan müdahalelerle tekrar kalbim çalıştırılmış. Enfeksiyonun beyine ulaşması nedeniyle ensefalit denilen beyin iltihabı gelişmiş. Kalp ve beynin tutulması nedeniyle 3 kez generalize yoldan yani damar yolundan kök hücre nakli yapılmış. Nakil sonrası uyandırılmam ile bir iletişim kurmamam sonucu tekrar uyutularak bir seans daha beynime kök hücre nakli uygulanması sonrası tekrar uyandırılmışım ve iletişime geçtiğim görülmüş. Ve sonunda 13 Nisan’da yoğun bakımdan çıkarılarak normal servise alındım. Burada da 1 hafta kadar izlem ve tedavilerim devam ederken yoğun bir mide kanaması geçirdim ama kontrol altına alındı. Sonunda 20 Mart tarihinde hastaneden taburcu oldum.

  • Hocam Covid-19 yani koronavirüs yakalanmanız, hayatınızda manevi ve fiziksel izler bıraktı mı?

Op. Dr. Selçuk Köse: Tedavimi üstlenerek beni bu derece ağır bir hastalıktan tekrar hayata döndüren başta başhekimimiz Prof. Dr. Gökhan Tolga Adaş, Yoğun Bakım hocalarımız Doç. Dr. Zafer Çukurova ve Uzm. Dr. Oya Hergünsel’e, yoğun bakım, enfeksiyon ve kliniğim olan Göğüs Cerrahisinde beraber çalıştığım tüm uzman, asistan doktor, hemşire ve personel arkadaşlarıma, dualarını eksik etmeyen, kendilerini her an yanımda hissettiren beni seven dost, arkadaş ve hastalarıma çok teşekkür ederim.

Bu hastalığı geçirdiğim tedavim esnasında annemi, oğlumu ve kızımı çok merak ettim. Sağlıklı olmanın ne kadar önemli olduğunu,  hem de hayatı kıyısından tekrar yakalayacak şekilde olan bir hasta olarak teyit ettim.

Yukarıda anlattığım gibi zor ve çetin bir hastalık süreci geçirdim. Ölümün soğukluğunu yaşadım. Hayatın ne kadar güzel ve özel olduğunu, sevenlerimin ve sevdiklerimin bulunduğunu bir kez daha anladım. Bedenimde kalıcı hasar bırakmadı. Tabi ufuk tefek sıkıntılarım yok değil ama zaman içinde kullandığım ilaçlarla, uygulanan fizik tedavi ile bunların aşılacağına eminim.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: