Zekeriya Kayalar’dan güzel bir anı….

Zekeriya Kayalar’dan güzel bir anı….

 

  • Zekeriya Kayalar vefat etti. Cenazesi 02. 11. 2020 tarihinde öğle namazını müteakiben Karaağaç’ta ki evinin önünden kalkacak, Karaağaç Mezarlığında defin edilecektir.

·     Zekeriya Kayalar: “Ben Edirne’yi sağ kolu kesik bir şehir olarak nitelendiriyorum. Yunanistan ve Bulgaristan ile olan sınır komşuluğunu doğru düzgün değerlendiremiyoruz. Selimiye Cami en çok turist çeken yerimiz ama alt tarafı mezbelelik. Meriç ve Tunca köprülerinin tek şeritli hale getirilmesi ve dönüş yolunun başka bir güzergahtan verilmesi Karaağaç’ı öksüz bıraktı. Geçmiş dönem Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi, yersiz ve gereksiz istekleri ile yatırımcıyı bezdirdi. Olan bu şehrin insanına oldu. Birçok insan iş sahibi olacak iken, işsiz kaldı. Kaybeden Edirne oldu. Yine aynı yere geliyor konu. Gerekli olan vizyon sahibi yönetici meselesi”

• Zekeriya Kayalar, Edirne’nin eski tanınmış simalarından Aktar Zekeriya’nın torunu. Selanik göçmeni, mübadil bir ailenin mensubu. Doğma büyüme Edirneli. Yardımsever, Türk Milliyetçisi, iyi niyetli, mütevazi bir iş adamı. Doğru Yol Partisi eski il başkanlarından ve Karaağaç Ardaspor’un eski başkanı Zekeriya Kayalar hayatını kaybetti.

 Edirne’yi Nasıl Değerlendiriyorsunuz? Eksiklere Dair Çözüm Önerileriniz Nelerdir?

Zekeriya Kayalar: Yıllarca aktif olarak siyaset yaptım. Bu yüzden Edirne’nin sorunları ile bilfiil alakadar oldum. Bugün ticaretle uğraşıyoruz belki ama özellikle dükkânımızın olduğu Karaağaç başta olmak üzere Edirne’nin sorunlarına kafa yormaya, elimizden geldiğince de derman olmaya gayret ediyoruz. Ben Edirne’yi sağ kolu kesik bir şehir olarak nitelendiriyorum. Yunanistan ve Bulgaristan ile olan sınır komşuluğunu doğru düzgün değerlendiremiyoruz. Biz de bin bir çeşit mal var. Tarım ve sanayi ürünlerinden bahsediyorum. Kapı komşularımıza bu tarım ve sanayi ürünlerini ihraç etmek zorundayız. Bu da beraber hareket etmekten, dayanışma kültüründen geçiyor. Örneğin, Edirne halkı Orestiada’nın belediye başkanının adını ezbere bilmeli. Söz gelimi bu şehrin ileri gelenleri ile toplantılar yapılarak, örnek projeler geliştirilmeli. Örnek çoğaltılabilir. Dedeağaç, Haskova… Edirne’ye fayda sağlayacak böyle sınır illeri ile yerel yöneticiler ortak çalışmalar için bir araya gelmek zorunda. Yunanistan ile yaşadığımız sorun ülkeler arası bir sorun. Elbette biz bu davada haklıyız. Hukuksal prosedür uygulanacak ve inanıyoruz ki bu Yunan askerler cezasını çekecek. Ancak bu durum Edirne’nin turizmini baltalayacak raddeye gelmemeli. Edirne şehrinin ileri gelenleri ve bu şehri yöneten insanlar araya girmeli ve ilişkileri tekrar eski noktalara getirmeliydi. Maalesef bunu beceremedik. Bizler Yunan halkı kadar tepkimizi de gösteremedik. Yunan vatandaşları örgütlü hareket ederek bahsettiğimiz olaydan sonra Türkiye’ye gelmemeye başladı. Ancak biz her akşam Yunanistan’dayız. Vatandaş olma bilinci konusunda Edirne halkının eksikleri var. Biz Yunan vatandaşları kadar duyarlı ve organize olamadık.

Rahmetli Süleyman Demirel, Sarayiçi bölgesindeki saray hamamı ve mutfakların bakımının yapılacağını söylemişti ve bu konuda çalışmalar yapılmaya başlamıştı. Ancak proje yarım kaldı. Neden devam ettirilmiyor? Keza Selimiye Camii’nin alt tarafındaki Yemişçi Kapanı Hanının durumu da ortada. Selimiye Camii en çok turist çeken yerimiz ama alt tarafı mezbelelik. Herhalde şehri yönetenler de ‘’Alt tarafı mezbelelik, ne olacak’’ diye hareket ediyor ki yıllardır orada bu kötü görüntü ile şehrimize gelen turistleri muhatap ediyoruz. Edirne’nin en büyük sorununun vizyon eksikliği ve pazarlama stratejisi olduğu verdiğim bu örneklerden anlaşılıyor, esasında. Isparta Belediyesi bugün her yerde, bangır bangır 4. Yağlı Güreş etkinliklerinden bahsediyor. Olağanüstü reklam yapıyorlar. Biz bu sporun merkeziyiz. Odak noktasıyız. Biz bu yıl 657. Geleneksel Güreş etkinliklerini düzenledik ama maalesef hem tanıtım hem yatırım hem de ilgi, Edirne potansiyeli ile kıyasladığımızda çok yetersiz. Bu amatörlük yüzünden bir dönem 90’lı yıllarda Kırkpınar Etkinliği elimizden gidiyordu. Bu etkinliği kaybetmemek için büyük mücadele verdik. Ama yetmez. Ben Ankara’da Kırkpınar’ın başladığını duyuran davulun sesini duymak, İstanbul otogarındaki otobüslerin arkasında Kırkpınar afişlerini görmek istiyorum. Bu hayal gerçekleşmediği sürece, şehrimizde düzenlenen yağlı güreşler yalnızca güreş sporuna alaka gösteren küçük bir kitleye hitap edecek. Ulusal bazda bu büyük etkinlikten haberi olmayan çok vatandaşımız var.  Bu da vizyon ve pazarlama ile ilgili. Ayrıca şehrimiz spor salonu, spor kompleksi ve bilhassa stat konusunda da çalışmalar yapmak zorunda. Bu durum Kırkpınar için de bir zenginlik oluşturacaktır. Bunun haricinde yarın bir gün eğer Türkiye Olimpiyat ya da Avrupa Futbol Şampiyonası düzenleme ve ev sahipliği yapma hakkı elde ederse, bu işin ayaklarından birisi Edirne olmalı. Yeni yapılacak bir stat ile Edirne bu karşılaşmalara ev sahipliği yapmalı. Şimdiden bu konuda çalışmak gerekiyor.

 Karaağaç’ta Esnaflık Yapıyorsunuz. Burada Gözlemlediğiniz Sorunlar Nelerdir?

Zekeriya Kayalar: Meriç ve Tunca köprülerinin tek şeritli hale getirilmesi ve dönüş yolunun başka bir güzergâhtan verilmesi elbette ki Karaağaç Semtimizde ki esnaf arkadaşlarımızı etkiledi. Bu hareket Karaağaç’ı öksüz bıraktı. Birçok kez tadilat yapılmasına rağmen nedense köprünün sıkıntıları tam manasıyla giderilemedi. Köprülerin bir kez daha tadilata gireceği ve tamamen ulaşıma kapatılacağı konuşuluyor. Eğer böyle bir durum olursa esnaf daha çok etkilenir, işleri bozulur. Ağır araçlar hariç, köprülerin kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Bunun için de köprülerin bakımına daha çok yatırım yapmak gerekiyor, köprüleri daha dayanıklı hale getirmek gerekiyor. Eğer trafiğe kapatılacaksa da alternatif olarak eskiden kullanılan nostaljik trenimiz geliştirilerek ve büyütülerek kullanıma açılabilir. Ama bence bölgeyi trafiğe kapatmak başta burada yaşayan insanlara, sonra da buraya nefes almak için gelen Edirne insanına büyük zarar verir. İlk intibah çok önemli. Yunanistan ve Bulgaristan’a girdiğinizde çiçek gibi köy ve şehirlerle karşılarsınız. Edirne’ye girdiğinizde ise ilk karşılaştığınız Gazi Mihail Köprüsü ve girişidir. Mezbelelik, hurdacılar, keşmekeş, yıkık dökük harabeler geliyor akla… İnsanlar buradan şehrimize giriş yaptıklarında akıllarında böyle bir Edirne kalıyor. Yani ilk intibah oldukça olumsuz. Edirne’nin girişine yakışan bir giriş yapılması çok mu zor?  Ayrıca Edirne’nin ağır sanayiye ihtiyacı yok. Edirne’nin turizm ve tarıma dayalı sanayiye ihtiyacı var. Bu alanda ARGE yapmak gerekiyor.

 Siz Aynı Zamanda Tarım ile de Alakadar Oluyorsunuz. Bu Alanda Yaşadığınız Sıkıntılar Nelerdir?

Zekeriya Kayalar: Bu bölgedeki en büyük sıkıntı tarım arazilerinin tamamını sulayamamak. Bununla ilgili DSİ, Arda Nehrinden alınacak su ile arazilerin tamamının sulanmasına dair bir proje geliştirdi ancak proje 10 yıldır bekletiliyor. Maalesef bu konuda çalışma yapan kimse yok. Karaağaç’taki arazilerin sulanması en büyük problem diyebilirim. Ama bu konuda çalışma yapılmıyor. Bu çalışma yapılırsa buradaki tarım şaha kalkacaktır. İnsanlar kendi imkânları ile bir araya gelerek elektrik ile sulama yapıyorlar. Ancak ferdi şekilde çözüm bulunan sulama sorunu insanları maddi açıdan sıkıntıya sokuyor. Burada bir kooperatif kurulsa, imalathaneler kurulsa; gerçi tohumlarını kaybettik ama Karaağaç fasulyesi marka haline getirilse, tesislerde üretilen paketlenip, satılsa. Organik bir şekilde, imalathanelerde bunun üretimi yapılsa çok güzel olur. Bununla alakalı çalışmalar yapılmalı. Konuşmada kalmamalı. Maalesef otobanların ulaşımı hızlandırması ile Edirne’de sebze meyve üretimi de oldukça azaldı. Çünkü doğru bir strateji ile pazarlama yapılamıyor. Bunlar bir araya gelerek organize edilebilir şeyler. Maalesef şehri yönetenler bu işe ön ayak olmuyorlar. Edirne merkezde teşvik ve muafiyetlerle kurulacak sanayi tesislerine ihtiyacımız var. Daha evvel Şahinler Holding buraya gelip ciddi yatırım yapmak istedi. Ancak geçmiş dönem Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi, yersiz ve gereksiz istekleri ile yatırımcıyı bezdirdi. Olan bu şehrin insanına oldu. Birçok insan iş sahibi olacak iken, işsiz kaldı. Kaybeden Edirne oldu. Yine aynı yere geliyor konu. Gerekli olan vizyon sahibi yönetici meselesi…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: