Bizim fabrikalarımızda asgari ücret ile çalışan hiç kimse yok

Göksal Alşan: “Bizim fabrikalarımızda asgari ücret ile çalışan hiç kimse yok”

Göksal Alşan: “Bizim fabrikalarımızda asgari ücret ile çalışan hiç kimse yok”

  • Sizi Tanıyabilirmiyiz?

Göksal Alşan: Soyyiğit Grup’un Edirne’de ki Aysan Yağ Fabrikasında idari kadrosunda görevliyim.

  • Ayçiçek yağı fiyatları düşecek mi?

Göksal Alşan: Dövizin stabil hala gelebileceğini sanıyorum, ayçiçek yağı fiyatlarının da ocak şubat gibi stabil hale gelebileceğini tahmin ediyorum. Geçen yıl bu zamanlar ayçiçek yağının litresinin 15 lira idi. Çekirdek 2 bin 500 liradan 7 bin liraları gördü. Geçen yıl ham yağ fiyatı 10 bin lira civarındayken bugün geldi 17-18 bin liraya. Bugün rafine bir yağ 20 bin liranın üzerinden. Öyle olunca bu fiyatlar olağan halinde geldi. Enflasyonda buna geldi. 2022’nin Şubat ayında toparlayacağını umuyorum.

Kur en büyük etkenlerden bir tanesi. Şubat ve Mart’ta alacağımız kontratlarda bugün 1440 dolarlar seviyesinde seyreden ham yağ o gün 1340-1360 dolardan kontrat göreceğini umuyoruz. 100 dolarlık bir fiyat indirimi olacağını düşünüyorum.

  • Türkiye’de ki ayçiçek yağ piyasasında ki dalgalanmayı, aşırı yükselişi değerlendirebilir misiniz?

Göksal Alşan: Normal şartlarda, şuan piyasa da inanılmaz bir daralma var. Dövizin yükselmesi, iç piyasa da sıkışıklığa sebebiyet veriyor. Türkiye’de yağların fiyatına çok yüksek deniyor fakat yağcıların hiç biri stok yapmıyor. Kenara koyalım da fiyat yükselince satalım gibi bir düşünce yok.

Bakın biz burada tüm üretimimizi satıyoruz. Pahalı alıyoruz. Ambalajımız pahalı, teneke pahalı, karton pahalı. Girdi maliyetlerimiz çok yüksek. Türkiye’de yani iç piyasada ayçiçeği bittiği için mecburen yurt dışından alım yapıyoruz.

Sezonun daha yarısında, sezon bitmeden piyasanın çekirdeği bitiyor. Mecburen dış piyasaya bağlı kalıyorsun, dış piyasanın uyguladığı fiyat ve şartlara boyun eğmek zorunda kalıyorsun.

2021 yılı içerisinde elektiriğe 4 defa zam geldi. Doğalgaz, kömür, petrol her şey zamlandı. Bu zamlara göre bizde fabrikada maliyetleri arttığı için bunu ürettiğiniz mallara yansıtmak zorundayız.

Bizim fabrikalarımızda asgari ücret ile çalışan hiç kimse yok. Herkes kesinlikle asgari ücretin üzerinde maaş alıyor. Buna rağmen insanların beli bükülmüş durumda, Türk parasının değeri çok düştü. Bundan 10 yıl öncesine kadar Bulgar Leva’sı nın Türk Lirası karşısında hiçbir değeri yoktu. Şimdi Bulgar Leva’sı 7-8 liraya dayandı. Bulgaristan vatandaşları Türkleri ikinci sınıf olarak görmeye başladı.

Yaşadığımız bu süreç bizler için sıkıntılı bir durum oluşturmaya başladı. Diğer taraftan Bizim fabrikamız ve Türkiye’de ki bir çok fabrika 24 saat durmaksızın 3 vardiya çalışıyor, üretim tüm hızı ile devam ediyor. Bu pandemi zamanı dahi bir tane işçi çıkarmadık. Sürekli büyümeye devam ettik. Fabrikanın diğer alanlarında gelişim sağladık. Şuan da farklı alanlara alt yapı hazırlıyoruz. Daha farklı sektör de tesisler kurma hazırlıklarını yapıyoruz. Bu kötü zamanda, ekonominin en kötü zamanında yatay büyümeye devam ediyoruz. 170 kişi ile çalışıyoruz. 4 ile çarpsak 600-700 kişi buradan ekmek yiyor. Her yıl yenilediğimiz anlaşmaları Edirne çevresi ve Trakya bölgesindeki insanlardan hizmet satın alıyoruz.

Edirne’de organize edilen bir çok sosyal etkinliğin içlerinde olmaya çalışıyoruz. En son kahve festivalinde stant kurduk. Kırkpınar’da güreşlere sponsor oluyoruz. Bu tür etkinliklerde öncü olmak istiyoruz. Edirne Kurtuluşunda en önde yer aldık.

Çalışanlarımız her ay maaşını gününde alıyor ve sosyal haklarını sonuna kadar veriyoruz. Keşke daha fazla insana istihdam sağlayabilsek. Yeni kuracağımız tesislerimiz için yine personel alacağız. 170 kişi olan mevcudumuz 250’yi bulacak. Yıl sonuna kadar ihracata ağırlık veriyoruz. Şuanda insanlar çok zor geçiniyor. Biz mal satıyoruz evet, ama üretimde kullandığımız ham madde, mal ve hizmetlerin maliyeti çok yükseldi, zamlı fiyatları ile alıyoruz. Türkiye’de ki tüm sektörler artık dolar – Euro bazlı çalışıyor. Pandemi öncesi yağ sektöründen daha fazla para kazanıyorduk. Eskiden yapmış olduğumuz anlaşmalarımızı, bulunduğumuz taahhütlerimizi halen o anlaşma üzerinden devam ettirmek zorundayız. Evet piyasa şartları ve fiyatları çok artmış durumda ama bizim sözümüzden ve taahhüdümüzden geri dönmemiz söz konusu dahi olamaz.

Biz burada bu işin mutfağındayız. Ayçiçeğinin çekirdeğini kırıyoruz. Ham yağ haline getiriyoruz, daha sonra rafine haline getiriyoruz ve pakete koyuyoruz. Bir çok işlemden geçiriyoruz piyasaya sürüyoruz. Türkiye’nin önde gelen bir çok yağ firmasına hem rafine, hem de ham yağ satıyoruz. İnsanlarda bu işin mutfağında biz olduğumuz için, karşılıklı ticari güvenimiz olduğu için yıllardır bizleri tercih ediyorlar. Tesislerimizde ürettiğimiz paketli yağlarımızı Türkiye’nin her bölgesine, her iline satıyoruz.

Aysan, Kıvılcım, Yiğit, Buringel markalarımızın üretimini yapıyoruz. Ülkemizin tamamına ayrıca Dünya’nın 142 ülkesine ihracat yapıyoruz.

Bizim alım yaptığımız ayçiçeği ham maddesi Türk çiftçisinde tükendiği zaman mecburen yurtdışından ithal ederek temin ediyoruz. Fiyatlar şuan 2-3 kat yükseldi. Türk çiftçisi üretimde kullandığı gübreyi, mazotu karşılayamayacak duruma geldi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: