Cem Kürkçü: “Edirne belediyesi organizasyon yapma becerisinden aciz olduğu gibi, borçlarını da ödeyemez durumda. Müdürlükler arasında para aktarımları yapılıyor. Edirne’nin altyapı sorunu varken, temel sosyal sıkıntılar halledilememiş iken fahiş fiyatlar ve masraflarla konserler düzenleniyor. Konser yapacağız diye Edirne’nin sosyal ihtiyaçlarını, altyapısını ihmal ediyoruz.”

Cem Kürkçü: “Edirne belediyesi organizasyon yapma becerisinden aciz olduğu gibi, borçlarını da ödeyemez durumda. Müdürlükler arasında para aktarımları yapılıyor. Edirne’nin altyapı sorunu varken, temel sosyal sıkıntılar halledilememiş iken fahiş fiyatlar ve masraflarla konserler düzenleniyor. Konser yapacağız diye Edirne’nin sosyal ihtiyaçlarını, altyapısını ihmal ediyoruz.”


  • Kendinizi tanıtır mısınız?

Cem Kürkçü: 1975 yılında Edirne, Karaağaç doğumluyum. Doğma büyüme Edirneliyim. Edirne ticaret lisesini bitirdim daha sonra açık öğretim okuyarak kendimi geliştirmeye çalıştım.  1990’dan beri Mali Müşavirlik yapıyorum. İlk bürom, bugünkü Alipaşa çarşısının arkasında bulunan şoförler odasının alt katında idi. 17 yıl sonunda Hayat Tıp Merkezinin işleriyle alakadar olmaya başladım. Uzun bir süre bu kurumun işlerini yaptıktan sonra, 2008 yılı itibariyle de bağımsız olarak mali müşavirlik görevimi yürütüyorum. Milliyetçi muhafazakar bir yapıya sahibim. Bu doğrultuda kişiliğimi şekillendirdim. 2017 yılına kadar aktif siyasetin içerisinde yer almadım. AK Parti Edirne Merkez İlçe Başkanı Avukat Çağrı Muştu’nun teşvikleri ile 2017 yılında Ak Parti Edirne Merkez İlçe yönetiminde görev almaya başladım. 25 aydır Edirne’nin sorunlarını kafa yoruyor, çözmek için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.

  • Siyaseten kendinizi başarılı görüyor musunuz? Ak Parti Edirne’de kendisini nerede konumlandırıyor?

Cem Kürkçü: Seçimlerde önemli olan sonuçtur. Siz ne kadar dolaşırsanız, ne kadar gezerseniz, ne kadar çalışırsanız çalışın maç bittiğinde tabelaya bakılır. 25 aydır merkez ilçe teşkilatında görev alıyorum ve bilhassa yerel seçimlerde başarısız olduğumuzu ifade etmek gerekiyor. Belki oy oranlarımız arttı. Genel seçimlerde oyunu en çok yükselten 9. Ak Parti teşkilatı, yerel seçimlerde ise oyunu en çok yükselten 3. Ak Parti teşkilatı olduk ama önemli olan başarıdır. Teşkilatımız gayret göstererek Edirne’yi karış karış dolaştı ancak bazı mahallelerde oy konusunda büyük hayal kırıklığı yaşadık. Belediyeden şikâyetçi olan ve hizmet alamayan bölgelerin, dert yandıkları halde yine mevcut belediyeyi göreve getirmesi bizi fazlasıyla üzdü ancak oy oranlarımızdaki artıştan da güç alarak çalışmaya, üretmeye, koşturmaya devam ediyoruz. Teşkilat içi çalışmalara ağırlık veriyoruz, ziyaretlerimize devam ediyoruz. Devamlı surette işimizden de feragat ederek partimize hizmet ediyoruz. Büroya, partiye kapanıp sohbet etmek yapılacak en kötü iştir. İnsanlarla devamlı iletişim halindeyiz. Devamlı sorunlarıyla alakadar oluyoruz. Seçim bitti, halkı yalnız bırakalım gibi bir anlayışımız yok.  Edirne’ye hizmet için var gücümüzle çalışacağız. Önümüzde Ak Parti Edirne Merkez İlçe Başkanlık seçimi var. Ekibimle birlikte talibiz ama teveccüh tabii ki partililerimizin.

  • Doğma büyüme Edirnelisiniz. Memleketinizi turizm açısından ne seviyede görüyorsunuz?

Cem Kürkçü: Kendimizi kandırmaya gerek yok. Bulgaristan ve Yunanistan vatandaşları alış veriş yapmak için Edirne’ye gelince bunun adı turizm olmuyor. Bu yapay bir rahatlamadan başka bir şey değildir. Sanki Edirne’de ciğerden başka bir şey yok gibi davranıyoruz, davranıyorlar. Turizm diyoruz insanları yatıracak yer bulamıyoruz. Oteller kaliteli değil. Belirli standartları sağlamaktan uzak. açıkçası insanların burada konaklaması için bir sebep de yok. İnsanlar Edirne’de konaklamıyor, ciğerini yiyor, camileri gezip geri dönüyor. Burada insanların vakit geçirmesini sağlamak zorundayız. Bunun da yolu güzel ve kaliteli otellerden geçiyor, öncelikle. Misafirlerimiz Edirne kokan, Edirne ruhunu yansıtan otellerde konaklamalı sonra da Edirne’yi yaşayacakları etkinlikler ile şehrimizde vakit geçirmeli.

  • Edirne Belediyesini ve Edirne’de ki belediyecilik hizmetlerini nasıl görüyorsunuz?

Cem Kürkçü: Siyasete atılmadan evvel, sivil bir vatandaş iken elimden geldiğince Edirne’deki belediyecilik faaliyetlerini takip ettim, eleştirdim, bir Edirneli olarak iz sürdüm. Bu yüzden Edirne’nin belediye başkanı tarafından defalarca mahkemeye verildim. Fakat bunu bir vatandaşlık görevi olarak görüyorum ve çalışmalarıma devam edeceğim. Derdimizi dilimiz döndüğünce söyleyeceğiz. Şunu görmemiz gerekiyor. Eğer şehre turist çekmek istiyorsanız yukarıda anlattığım konaklama sıkıntısı kadar şehrin altyapı hizmetlerini de iyileştirmek şart. Altyapınız yok, peki halkçı olduğunu iddia eden Edirne Belediye Başkanımız insanların temel sosyal ihtiyacını karşılıyor mu? Elbette hayır. Edirne, Türkiye’nin en pahalı ulaşım yapılan şehri. Yazık bu insanlara, öğrencilere! Karşılığında iyi bir toplu taşıma hizmeti alınsa, canım yanmaz. Ama o da yok! Bunlar turizmi baltalayan işlerdir. Edirne belediyesi organizasyon yapma becerisinden aciz olduğu gibi, borçlarını da ödeyemez durumda. Müdürlükler arasında para aktarımları yapılıyor. Edirne’nin altyapı sorunu varken, temel sosyal sıkıntılar halledilememiş iken fahiş fiyatlar ve masraflarla konserler düzenleniyor. Konser yapacağız diye Edirne’nin sosyal ihtiyaçlarını, altyapısını ihmal ediyoruz.

Edirne’de büyük çaplı birkaç etkinlik oluyor. Biri Kakava, diğeri de Kırkpınar. Bu iki etkinliğin bile altından kalkamıyoruz. Düzensiz, tekinsiz ve insanların ne yaptığını bilmediği, misafirlerimizi doğru düzgün ağırlanamadığı etkinliklerden başka bir şey yapılmıyor. Bakın eğer Bulgar ve Yunan misafirlerimiz Edirne’ye gelmese inanın esnaf kepenk kapatır. Çünkü bu büyük etkinlikler de bile doğru düzgün turizm faaliyeti yürütemiyoruz. Bu etkinlikler için gereğinden fazla para harcanıyor.  Ben bunları dile getirince Edirne’de mafya diye geçinen çapulcuların saldırısına uğruyorum.

  • Edirne Turizmini aya kaldırmak için neler yapabiliriz?

Cem Kürkçü: Bana göre turizmi ayağa kaldırmak istiyorsak Kaleiçi mahallesini de düzenlememiz gerekiyor. Bu iş için paraya ihtiyaç var deniyor. Bana göre bu iş için paraya değil, organizasyon becerisi yüksek, Edirne’deki her kurumu bu işin içine katabilecek beyinlere ihtiyaç var. Belediye, valilik ve anıtlar kurulu Edirne’deki hatırı sayılır firmaları, kurumları bu işin içerisine dâhil ederek sokakların tek tek yenilenmesine başlamalı. Tarihi binaları barındıran mahalleleri bölümlere ayırarak, sözgelimi bir kısmı falanca firmaya, diğer kısmı falanca kuruma restorasyonunun yapılması için verilebilir. O firma ve kurumların sokaklara isimleri verilerek onara edilebilirler. Böylelikle Kaleiçi Semti, Karanfiloğlu Caddesi ve Eski İstanbul Caddesi gibi bölgeler eski haline kavuşur, evler aslına uygun olarak restore edilir ve Edirne’nin gözbebeği olan bu gibi bölgelerde Edirne’nin ruhu tekrar canlandırılır. Bir sokağı barlar sokağı, bir sokağı el ürünleri sokağı, bir sokağı butik otellerden oluşan sokak şeklinde ayırırsın ve bu işi çok kolay bir biçimde halledersin.

Edirne’de kendi adıma utandığım bir husus da Selimiye camiinin yanındaki Yemiş Kapanı Hanı. Oradaki tarihi ortaya çıkarmak için yola çıktık ama kazı durdu. Kurumlar arasındaki sıkıntılar Edirne’ye böyle olumsuz yansıyor. Edirne’ye gelen insanların Selimiye’nin etrafını kazılmış, çerçöp içerisinde görmesi gerçekten zoruma gidiyor. Ecdat Selimiye gibi bir şaheser ortaya koymuş, biz üstünü dahi kapatmaktan aciz durumdayız. Üstünü bir cam ile kapatıp açık hava müzesi formatına sokmak da mı aklınıza gelmiyor? Öyle güzel bir alan dört tane teneke ile kapatılıyor. Hiç mi estetik zevkiniz yok? Neden zamanında yapılan hataları devam ettiriyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: