İsmet İlktan: “Benim gözümde Edirne, gelişmeyi reddeden bir şehir. İnsanımız birbirine sırt vermiyor, derdine derman olmuyor”

İsmet İlktan: “Benim gözümde Edirne, gelişmeyi reddeden bir şehir. İnsanımız birbirine sırt vermiyor, derdine derman olmuyor”

  • Kendinizi tanıtır mısınız?

İsmet İlktan: 1995, Edirne doğumluyum. İlkokul, ortaokul ve liseyi Beykent Kolejinde bitirdim. Üniversite’yi de burslu olarak Beykent Üniversitesi’nde okudum. Üniversite de mimarlık bölümünü bitirdim fakat mesleğimi yapmadım hep aile işlerimle ilgilendim. Dedemin hayalini gerçekleştirip, 2021 yılında Edirne Hamzabeyli Gümrük Kapısı yolu üzerinde ki İlktan Petrol ve Dinlenme tesisimizi açtık. Petrol, akaryakıt, otel, dinlenme tesisi gibi sektörlerde faaliyet gösteriyoruz. Hayat benim için artık burada geçiyor. Amacımız, tesislerimizi büyütüp hem Edirne’de istihdam alanı yaratmak hem de vatanımıza-milletimize faydalı olmak istiyoruz. Biz Edirne insanı için buradayız. Edirne turizm açısından gelişsin diye buradayız.

  • Kendi bakış açınızla Edirne’yi değerlendirmenizi rica ediyoruz.

İsmet İlktan: Benim gözümde Edirne, gelişmeyi reddeden bir şehir. İnsanımız birbirine sırt vermiyor, derdine derman olmuyor, düşene bir tekmede biz vuruyoruz. Aslında Edirne insanlarımızın tutumundan dolayı arzu edilen gelişmeyi gösteremiyor. Türkiye’de gelişime açık olan ama bir bu kadar da gelişemeyen başka bir şehir yok. Tabii ki Edirne’yi seviyoruz ve yatırımlarımızı burada yapıyoruz. Edirneliler kazansın istiyoruz. Edirne’ye faydamız olsun istiyoruz. Ama maalesef Edirne’de genel anlayış, bizimki gibi değil.

Bir mimar olarak Edirne’ye turist çekmek üzerine kafa yoruyoruz. Çok kıymetli nehirlerimizi ıslah etmek ve etrafına turistleri çekecek yatırımlar yapmak zorundayız. Valiliğimiz himayesinde gerçekleştirilen ‘Üç Nehir Bir Şehir’ projesinin bu iş için çok faydalı olacağını düşünüyorum. Nehir kenarına daha fazla tesis açmak, içeriden ve dışarıdan turistleri çekmek zorundayız. Ayrıca Edirne insanı da nehirlerin konforundan yeterince yararlanamıyor. Yararlanmak için bu bölgeleri cazibe merkezi haline getirmek gerekiyor. Valiliğimizin projesinin bu hususta çok faydalı olacağını düşünüyorum.

Edirne’de daha fazla yaşam alanına, daha fazla ‘kafa dinleme’ noktasına ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Bunun eksikliğini Edirne’de çok fazla şekilde hissediyoruz. İnsanlar neden Edirne’ye gelsinler? Daha önemli bir soru var: Edirne’ye geldiklerine neden burada kalsınlar? Bu soruyu sorup, burayı daha büyük bir cazibe merkezi haline getirmek zorundayız.

Edirne’de özellikle Kaleiçi’nin bir  ‘old city’ haline getirilmesi gerekiyor ve mimari açıdan büyük zenginlik olan bu bölgenin turizme daha fazla açılması gerekiyor. Bunun için de tarihi konakların sürat ile yenilenmesi birinci şart. Bu projenin de Edirne için bir an evvel gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bence bu konakların sahipleri de sadece kendilerini değil, Edirne’yi düşünerek hareket etmeli. Edirne’de tarihi konaklar ve evler; yaşam alanı yaratmak adına, işin ehli mimarlara verilirse hepimiz kazanırız.

Biz de kendi tesisimizde bir yaşam alanı yaratmaya çalıştık. Kuaför, süper market, otelimizin lobileri, terası vs. İnsanların soluk alıp verebileceği bir alan yarattık ve müşterilerimiz buradan memnun olarak ayrılsın istiyoruz. Yol kenarı tesislerinin de bu anlayışla hareket etmesi gerektiği kanaatindeyim. İnsanlar Edirne’ye ait her işletmeden memnun kalarak ayrılmalı.

Edirne’deki esnafın da müşterilerle konuşurken güler yüzlü olması gerektiğini düşünüyorum. Yerli, yabancı fark etmez Edirne’ye gelen misafirlerimize güler yüzlü davranmalıyız. İnsanlar birbirine hoş geldin demez oldular, selam vermez oldular. Bundan çok rahatsızım. Biz, çalışanlarımızın da en çok buna önem vermelerini istiyoruz. Çalışanlarımıza hep söylüyorum: Morali bozuk olan, bugün çalışırken gülümseyemeyecek olan, o gün işe gelmesin veya bizlere söylesin marketin deposunda malları felan düzeltsin. Eğer daha fazla turist çekmek istiyorsak muhakkak güler yüzlü, işini iyi yapan esnaflar yetiştirmek zorundayız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: