SP Genel Başkan Yardımcısı İriş: “Ekmeğimizi, etimizi, sütümüzü üreten çiftçimiz, küstürülmemelidir”

SP Genel Başkan Yardımcısı İriş: “Ekmeğimizi, etimizi, sütümüzü üreten çiftçimiz, küstürülmemelidir”

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa İriş partisinin Edirne İl Başkanlığında düzenlediği basın toplantısında, “Hemen şunu belirtmeliyiz ki, tarım stratejik bir konudur. Çok ciddi planlamalara ve takibe ihtiyaç duyar. Tarıma elverişli topraklara sahip olan ülkemiz, kendi insanını doyurabilmenin yanında, ihracata da katkı sağlayacak potansiyele sahiptir.

Tarım ile toprak, et ile tırnak gibidir. Tarım deyince ilk akla gelen şey, topraktır. Tarımsal üretimle alakalı hususları ifade etmezden evvel, toprakla alakalı birkaç cümle söylemekte fayda var. Açık yüreklilikle ifade etmeliyiz ki, topraklarımızı hoyratça heder ediyoruz. Akıl almaz bir yapılaşma ile betonlaşıyoruz. Bunun sonucunda da tarım alanlarımızda ürkütücü bir azalma yaşanıyor. Nitekim, 2002’de 26 milyon hektar olan tarım alanları 2020’de 23 milyon hektara düşmüştür. Bu büyük bir kayıptır. Bunun için; her türlü yapılaşma ve imar faaliyetleri sıkı bir disiplin içerisinde ele alınmalıdır. Tarım arazilerimizin korunması için ciddi tedbirler alınmalı, acilen kanuni düzenlemeler yapılmalıdır.

Bu girişten sonra tarım ve hayvancılıkla alakalı görüşlerimizi başlıklar altında ifade etmek istiyorum.

  • ÜRETİM PLANLAMALARI

Ülkemizin ihtiyaçlarını ve üretim potansiyellerini göz önüne alarak planlar yapılmalıdır. Bölgesel bazda yapılacak planlara uygun üretim yapılabilmesi için, gerekli yönlendirme ve teşvikler, ekim öncesinde ilan edilmelidir. Üreticimiz buna göre kendini hazırlayacaktır. Sonunda üretimle tüketim arasında dengeli bir yapı oluşacaktır. Böylece bazı seneler yokluğu çekilen ürünler, bazı senelerde de fazlalıktan dolayı zayi olmayacaktır.

  • AİLE İŞLETMELERİNİN GELİŞTİRİLMESİ

Tarım Bakanlığı birçok alanda bütçe kullanıyor. Ancak maalesef bunların doğru ve verimli kullanıldığını söyleyemiyoruz. Aile işletmeleri konusu 2-3 milyon çiftçi ailesini ilgilendiriyor gibi görünüyorsa da aslında 83 milyon insanımızı etkilemektedir. Aile işletmelerinin sağlıklı gelişmesi ve yaygınlaşması için gerekli düzenleme ve teşvikler yapılmalıdır. Süreçler yakından takip edilmelidir. Bunun bize, ürün çeşitliliği, kalitesi ve maliyetler açısından çok olumlu yansımaları olacaktır. Ayrıca bunun yanında istihdama doğrudan ve dolaylı olarak büyük katkı sağlanacaktır.

  • LİSANSLI DEPOCULUK SİSTEMİNİN YAYGINLAŞTIRILMASI VE İHTİYACI KARŞILAYACAK HALE GETİRİLMESİ

Lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaştırılması önemli bir konudur. Bu sistemle stoklamalardaki yetersizliklerden kaynaklanan zayiatlar ortadan kalkar. Ülke genelindeki ürün stoklarına ait bilgiler daha güvenilir olur. Böylece stoklardaki ürünler, elektronik ürün senedi ile muazzam bir teminat oluşturur. ELÜS kullanımı yaygınlaştıkça borsa oluşur, gelişen zaman içerisinde çiftçinin kredi kullanma ihtiyacı azalır dolasıyla faiz yükü hafifler.

  • HAYVANCILIK

Uzun vadeli hayvancılık politikaları geliştirilmelidir. Hayvancılığın can damarı, damızlık üretmektir. Damızlık yetiştirme konusu zaman, dikkat, takip ve sabır ister. Ülkemiz maalesef 1950’li yıllardan beri damızlık ithalatı yapmaktadır. Zaman zaman başarılı uygulamalar olmuş. Trakya ve özelde Edirne damızlık hayvan yetiştirilmesinde güzel mesafeler kat etmiş. Ancak sürdürülememiştir. Artık daha fazla zaman kaybedilmemelidir. Bu iş için kararlı bir irade ortaya koymak yeterlidir.

Hayvancılıkta yem önemli bir maliyet unsurudur. Yem maliyetleri Ege ve Marmara bölgelerimizde daha uygundur. Ege ve Marmara Bölgeleri, damızlık ve süt üretimi için, Doğu Anadolu ise et üretimi için daha uygun bölgelerdir.

Bu durum göz önüne alınarak bölgelerin iklim ve doğa yapılarına uygun olarak ıslah edilmiş hayvan çeşitliliği de iyi yönetilmelidir.

Et maliyetlerinin düşürülmesi için hayvanların bir sezon yayla/meralarda beslenmesi teşvik edilmelidir.

  • ÜRETİM ve ALIM GARANTİSİ

Tarımsal ve hayvansal üretimde iki önemli husus vardır. Birincisi; çiftçi ürün üretim garantisi verecek, ikincisi de devlet fiyat garantisi verecek.

Titizlikle hazırlanacak bölgesel üretim planlarının hayata geçirilmesi için üretici, bu planlara uygun ekim-dikim/üretim yapmalıdır. Bunun sağlanması için de uygun fiyatların zamanında deklare edilmesi ve de alım garantisi gerekmektedir. Bunun uygulaması da müdahale noktalarının sağlıklı işlemesi ile mümkün olacaktır. Daha önce var olan et ve süt kurumu gibi. Ne yazık ki birçoğu kapatıldı. Bu noktalar üretimin sigortası idiler. Bu konuda, yeniden, günün şartlarına uygun yapılanmaya ihtiyaç vardır.

Fiyat garantisi konusunu, bir örnekle ifade edersek; Süt üreticisinin varlığını sürdürebilmesi, şu fiyat yapısıyla mümkündür: 1 LT Süt = 1,5 KG Yem. Her üretim için buna benzer basit kıyaslamalarla fiyatlandırmalar yapılabilir.

Ayrıca, Süt fiyatları üç ayda bir güncellenmelidir. Süt üretiminin sürdürülebilirliği için bu gereklidir. Böylece dişi hayvanlarımızın hızla kesime gönderilmesi, önlenmiş olur. Diğer taraftan süt üretim istikrarının sağlanmasında, süt tozu üretimi önemli bir yer tutar. Bundan dolayı süt tozu üretimi de ihracatı da teşvik edilmelidir.

Değerli Arkadaşlar, Kıymetli Basın Mensupları;

Konuşmamızın başında Tarım ve Hayvancılığın stratejik bir konu olduğunu, ifade etmiştim. Bunu biraz açmak istiyorum. Hangi sektörde olursa olsun bazı mazeretler makul karşılanabilir. Ancak Tarım ve Hayvancılıkta mazeretler, yoğun kuraklık ve doğal afetlere bağlı olmadıkça mazur görülemez. Yukarıda ifade etmeye çalıştığım ve benzer öneriler mutlaka hazırlanıp uygulanmalıdır. Çünkü bu sahada yaşanacak ihmal, plansızlık, takipsizlik ve benzeri aksaklıkların bedeli çok ağır olur. Gün gelir paranız da olsa o gıdayı temin edemezsiniz. Bunun için çiftçimizin sıkıntılarıyla daha yakından ilgilenilmelidir. Çiftçimiz gırtlağa kadar borç batağındadır. Faiz ödemekten iki yakası bir araya gelememektedir. Çiftçimiz için ekim ayrı dert, biçim ayrı dert, satmak ayrı dert olmamalıdır. Ömrü borç/faiz sarmalı içerisinde geçmemelidir. İnanarak söylüyorum; çiftçimizin zengin olmak gibi bir derdi yoktur. Tek derdi, geçimini helalinden temin edip, huzur içerisinde, ağız tadıyla yaşamaktır.

Ekmeğimizi, etimizi, sütümüzü üreten çiftçimiz, küstürülmemelidir. Öncelikli olarak zam ve faiz sarmalından çıkaracak adımlar acilen atılmadır. Daha verimli çalışma, daha iyi üretme heyecanı ile işlerini en güzel yapar hale gelmeleri sağlanmalıdır.”       

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: