Vet. Hek. Hüseyin Büyükaşık: “Edirne’nin en güzel yönlerinden birisi hayvanlara duyulan merhamettir.”

Vet. Hek. Hüseyin Büyükaşık: “Edirne’nin en güzel yönlerinden birisi hayvanlara duyulan merhamettir.”

  • Kendinizi tanıtır mısınız?

Vet. Hek. Hüseyin Büyükaşık: Hataylıyım. Dost Veteriner Sağlık Merkezi’nde, Edirne’de hizmet veren bir veterinerim ve Edirne’ye hizmet ediyoruz. Uludağ Üniversitesi Veterinerlik Fakültesinden mezun oldum. 1996’dan beri Edirne’deyim. Artık Edirneli olduk. Edirne doğası ve insan ilişkileri itibariyle çok güzel bir şehir… Burayı çok sevdim ve asla ayrılmayı düşünmüyorum. Bu yüzden Dost Veteriner merkezini tam donanımlı bir şekilde, herkese hizmet edecek biçimde açtık. Burada her türlü testi yapabiliyoruz ve geniş bir mama skalamız ile ‘petshop’ ürünlerimiz var.

  • Yıllardır Edirne’de yaşayan bir vatandaş olarak şehrimizin durumu hakkında ne söylemek istersiniz?

Vet. Hek. Hüseyin Büyükaşık: Memleketimin birçok yerini gezdim. Eksiğiyle fazlasıyla birçok şehri tanıma fırsatı buldum. Bu manada Edirne ile mukayese etme şansım da oldu tabi. İnanın bana Edirne sosyal dokusu ve insanlar ilişkileri itibariyle harikulade bir şehir ve memleketteki birçok şehirden fazlası var. Ama elbette eksikleri de var. Bu eksiklerin üstüne düşmek ve dile getirmek hepimizin görevi. İlk gördüğüm eksiklik esasında ülkemizin diğer şehirlerinde de göze çarpan çarpık kentleşme sıkıntısı. Edirne’yi iki ayırmak mümkün… Eski Edirne ve yeni Edirne olarak. Eski Edirne yani Karaağaç, Kaleiçi, Saraçlar tarihi dokusunu eksiklerine rağmen koruyor ve belli bir cazibesi, belli bir estetiği var. Ama yeni Edirne şehir planlaması açısından son derece büyük problemler yaşıyor. Apartmanların ve evlerin bir standardı yok, caddelerde ve mahallelerde de ciddi altyapı problemleri görülüyor zaten, bunları herkes konuşuyor. Fakat hızlı bir altyapı çalışması yapılıyor ve en kısa sürede bu konunun da çözüme kavuşturulacağına inanıyorum.

Edirne’nin nimetlerini iyi görmek lazım… Burada her türlü sosyal ve kültürel faaliyetler, kişisel gelişim kursları ve halkın ihtiyacını karşılayacağı her türlü ortam ile şehrimizin durumunu iyi görüyorum.  Bazı eleştirileri yaparken de son derece vicdansız olabiliyoruz. Herkes Edirne’de yağışlardan sonra oluşan manzarayı konuşuyor ama kimse Edirne’nin coğrafi yapısı nedeniyle yağış almaya müsait bir alana kurulduğunu konuşmuyor. Tamam, altyapı hizmetlerinin yetersizliğini konuşalım ama bunun yanında Edirne belediyesinin bütçesini de konuşmak gerekmez mi? Ayrıca yine söylemek istiyorum Edirne yağış almaya müsait bir şehir. Dolayısıyla yağış sonrası oluşan sıkıntılara da belediyenin imkânları dâhilinde müdahale ettiğini görüyorum. Bununla beraber yine söylemek isterim ki eksiklikler var, yok değil. Ama bu altyapı hizmetlerinin de zamanla yoluna gireceğini düşünüyorum.

Bakın Edirne’de 10 sene evvel bazı yerleri restore ettiler. Meriç Köprüsü, Tunca Köprüsü, Beyazıt Külliyesi, Gazi Mihail Köprüsü gibi… Köprüden geçin, bir bakın taşlara eğim bile verememişler. Bunu yerel idareciler sıklıkla bakanlıkların ‘kafasına vurmalı’ ki devamlı gündeme gelsin ve bu sorunlara bir çözüm bulunsun.

Meriç nehrinin geçtiği komşu ülkelere bakın. O şehirler Meriç’ten nasıl yararlanıyor biz ne kadar yararlanıyoruz? Devlet Meriç’i temizlemek noktasında çok güzel çalışmalar yaptı ama bu çok yerel kaldı. Bizim Meriç nehri ve nehrimizle beraber doğa sporlarını da bir an evvel Edirne’ye kazandırmamız gerekiyor.

  • Edirne’de hayvan dostlarımıza bakış açısı nedir? ‘Hayvanları sevmek, insanı sevmektir’ olgusunu yerleştirebildik mi?

Vet. Hek. Hüseyin Büyükaşık: Son yıllarda Türkiye genelinde bir farkındalık oluştu. Z kuşağı ile başlayan müthiş bir hayvan sevgisi var. Bunu hayranlıkla izliyorum. Bir canlıya dokunmak, bütün canlılara dokunmak gibidir. Bir hayvana dokunan bunun hazzı ile ağacı da ormanı da dünyadaki bütün canlıları da sever. Bizim ihtiyacımız sadece sevmek. Ben bir hekim olarak hastalarıma bu kedidir, bu köpektir demiyorum. Ben hastalarıma canlı olarak bakıyorum. Benden yardım isteyen, sevgisini belli eden, sevgiye ihtiyacı olan canlılar görüyorum. Ben şehrimizi de bu manada etkin ve sevgi dolu görüyorum. Şehrimiz insanları hayvan dostlarımız konusunda bilinçli, yolda yaralı bir hayvan dostumuzu gördüklerinde bile tedavi etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Edirne’nin en güzel yönlerinden birisi hayvanlara duyulan merhamettir.

Sahipsiz hayvanlar bizim için son derece önemli. Türkiye’deki hayvan tecavüzleri, hayvan işkenceleri hala devam ediyor. Bu bizim mantığımızın, aklımızın, ruhumuzun almadığı bir olay. Dolayısıyla hayvanlara zarar veren herkesin mutlak surette ülkemizde ciddi cezalara çarptırılması lazım… Ülkemizde orman yakanlara ağır cezalar veriliyor. Peki, soruyorum: köpeğin, kedinin, ormandan ne farkı var?

Bununla beraber hayvancılık noktasında da büyük problemler yaşanıyor ülkemizde. Plansız programsız hükumet politikaları yüzünden çiftçinin, hayvancının üstündeki yük o kadar büyüdü ki insanlar hayvancılık işletmelerini birer birer kapatmaya başladılar.

Edirne’nin köylerinde hayvancılık yapan kalmadı. Bir hayvanın günlük 40 TL yem maliyeti var, hayvanın verdiği sütten bu giderleri karşılamak mümkün değil. Aradaki fark hayvancılık yapanlara yansıyor. Tarım her şeydir, hayvancılık her şeydir. Ve Edirne için de istihdam alanıdır.

  • Bize Türk Milliyetçiliği anlayışınızı tarif edermisiniz?

Vet. Hek. Hüseyin Büyükaşık: Vatanımızın sınırları dahilinde bulunan ve bu toprağa vatanım diyen insanına, toprağına, ekonomisine, sahip çıkan, tarihini, geçmişini benimsemiş, geleceğini, ülkesi için adamış olan herkes milliyetçidir. Kısa ve özetle ay yıldıza adanmaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: