TÜRK KARDEŞLİĞİ YASAK LİSTELERİYLE SINANAMAZ!

0

Azerbaycan’ın 31 Türk vatandaşına giriş yasağı getirmesi, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde yeni bir tartışma başlattı. Erdoğan-Aliyev görüşmesinin ardından Turan Devlet Teşkilatı Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Gültekin, gelişmeleri tarihsel, hukuki ve ekonomik yönleriyle değerlendirerek Türk kardeşliğinin siyasi anlaşmazlıkların üzerinde tutulması gerektiğini vurguladı.

Türkiye-Azerbaycan Diplomasi ve Bakü Yolculuğu

Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinde 31 Türk vatandaşına yönelik giriş yasağı gündemde. Cumhurbaşkanları Recep Tayyip Erdoğan ve İlham Aliyev'in görüşmesi dikkat çekerken, Turan Devlet Teşkilatı Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Gültekin, gelişmeleri Türk dünyasının kardeşliği, devletlerin egemenliği ve hukukun üstünlüğü açısından değerlendirdi.

31 Türk vatandaşına Azerbaycan’a giriş yasağı getirilmesinin ardından gerçekleşen Erdoğan-Aliyev görüşmesi gündemdeki yerini koruyor. Turan Devlet Teşkilatı Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Gültekin, gelişmeleri Türk dünyasının kardeşliği, devletlerin egemenliği ve hukukun üstünlüğü açısından değerlendirdi.

TÜRK KARDEŞLİĞİ YASAK LİSTELERİYLE SINANAMAZ!

  • Turan Devlet Teşkilatı Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Gültekin: “Devletlerin egemenliği tartışılmaz, ancak düşünce özgürlüğü ile devlet güvenliği birbirine karıştırılmamalıdır. Türk dünyasının geleceği, yasaklarda değil, karşılıklı saygı ve ortak ülküdedir.”

EDİRNE – 21 Ekim 2026

Azerbaycan yönetiminin 31 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını “istenmeyen kişi” ilan ederek ülkeye girişlerini yasaklaması, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki köklü kardeşlik ilişkilerini yeniden gündeme taşıdı.

Aralarında siyasetçilerin, gazetecilerin, akademisyenlerin ve düşünce insanlarının bulunduğu kişilere yönelik kararın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in telefon görüşmesi gerçekleştirdiği gün açıklanması dikkat çekti.

Turan Devlet Teşkilatı Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Gültekin, gelişmeleri tarihsel, hukuki, ekonomik ve toplumsal yönleriyle ele alarak Türk dünyasının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“AZERBAYCAN’IN EGEMENLİĞİNE SAYGIMIZ TAMDIR”

Gültekin, Azerbaycan’ın bağımsız ve egemen bir Türk devleti olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türk milliyetçiliği, yalnızca Türkiye’nin değil, bütün Türk devletlerinin bağımsızlığını, güvenliğini ve geleceğini önemseyen bir düşünce anlayışıdır.

Azerbaycan’ın egemenliği, anayasal düzeni ve ülke güvenliği bizim için de değerlidir. Hiçbir yabancı devletin veya kişinin Azerbaycan’ın yönetimini zor kullanarak değiştirmeye yönelik girişimi kabul edilemez.

Ancak bir devletin yönetimini eleştirmek ile o devletin varlığına karşı tehdit oluşturmak aynı şey değildir.

Eleştiriye verilen yanıtın hukukla açıklanması, suçlamaların kişilere özgü somut gerekçelerle ortaya konulması gerekir.”

TARİHSEL KARDEŞLİK, SİYASİ ANLAŞMAZLIKLARDAN BÜYÜKTÜR

Türkiye, Azerbaycan’ın bağımsızlığını 9 Kasım 1991 tarihinde tanıyan ilk devlet oldu. İki ülke arasında 14 Ocak 1992’de diplomatik ilişkiler kuruldu.

Türkiye’nin 2020 yılındaki Karabağ mücadelesinde Azerbaycan’a verdiği destek, 15 Haziran 2021’de imzalanan Şuşa Beyannamesi ile müttefiklik düzeyine yükselen ilişkilerde önemli bir yer tuttu.

Gültekin, bu tarihsel birikimin günlük siyasi tartışmalara indirgenemeyeceğini vurguladı:

“Haydar Aliyev’in ‘Bir millet, iki devlet’ anlayışı, birbirimizin her kararını sorgusuz kabul etmek değildir. Kardeşlik, gerektiğinde birbirimize doğru bildiğimizi söyleyebilmektir.

Azerbaycan halkıyla aramızdaki bağ bir hükümetin, siyasi partinin veya yöneticinin şahsına bağlı değildir.

Devlet yöneticileri değişir, siyasi görüşler ayrışabilir; ancak Türk milletinin tarihsel kardeşliği kalıcıdır.”

HUKUKİ SORU: 31 KİŞİNİN TAMAMI HANGİ GEREKÇELERLE YASAKLANDI?

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının 21 Ekim 2026 tarihli açıklamasında, ülkenin egemenliğine, millî güvenliğine ve anayasal düzenine karşı olduğu belirtilen açıklamalar gerekçe gösterildi. Şiddet ve dinî düşmanlığı körüklemeye yönelik çağrılar da suçlamalar arasında yer aldı.

Bununla birlikte kamuoyuna açıklanan metinde, 31 kişinin her birine hangi paylaşım veya eylem nedeniyle yasak getirildiği ayrı ayrı gösterilmedi.

Azerbaycan Anayasası’nın 47. maddesi düşünce ve söz özgürlüğünü, 48. maddesi vicdan özgürlüğünü güvence altına alırken dinî ve toplumsal düşmanlığı körükleyen propagandayı da yasaklıyor.

Gültekin konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Millî güvenlik elbette korunmalıdır. Ancak millî güvenliğin korunması ile düşüncelerin cezalandırılması arasında açık bir hukuk çizgisi bulunmalıdır.

İnancı, siyasi görüşü veya düşüncesi nedeniyle bir kişinin hedef alınmasıyla, şiddete çağrı yaptığı somut delillerle ortaya konulan bir kişi hakkında işlem yapılması birbirinden farklıdır.

Bizim beklentimiz ayrıcalık değil, hukuk güvencesidir.”

EKONOMİK ORTAKLIK DA KORUNMALI

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkiler yalnızca tarihsel yakınlıktan oluşmuyor.

İki ülke arasında 2025 yılı sonu itibarıyla yaklaşık 6 milyar dolara ulaşan ticaret hacmi bulunuyor. Enerji taşımacılığı, ulaştırma bağlantıları, yatırımlar ve Karabağ’ın yeniden imarı, bu ortaklığın başlıca alanlarını oluşturuyor.

Gültekin, ekonomik ilişkilerin toplumların karşılıklı güveniyle güçlendiğini belirterek şunları söyledi:

“Türk dünyasının ekonomik bütünleşmesi, ortak refahımızın temelidir.

Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol hattı, TANAP ve Bakü-Tiflis-Kars demir yolu gibi büyük girişimler yalnızca ekonomik yatırımlar değildir. Bunlar Türk dünyasını birbirine bağlayan ortak geleceğimizin yapı taşlarıdır.

Siyasi anlaşmazlıkları yönetirken halklarımızın güvenini, ekonomik kazanımlarımızı ve uzun yılların emeğini korumak zorundayız.”

ERDOĞAN-ALİYEV GÖRÜŞMESİNDE YASAKLAR ELE ALINDI MI?

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İlham Aliyev’in 21 Ekim’de gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde ikili ilişkiler ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı.

Erdoğan, Aliyev’i Ankara’da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi’ne davet etti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının açıklamasında 31 Türk vatandaşına yönelik giriş yasağına değinilmedi. Konunun görüşmede ele alınıp alınmadığı ise kamuoyuna açıklanan bilgilerle doğrulanamadı.

Gültekin, devletler arasındaki iletişimin sürdürülmesinin önemine değinirken anlaşmazlıkların da açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti:

“Diplomatik görüşmeler kardeşlik bağlarını güçlendirirken halkların zihnindeki soruların da yanıtlanmasına katkı sağlamalıdır.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin korunması kadar, ortaya çıkan hukuki ve siyasi sorunların karşılıklı saygıyla çözümlenmesi de önemlidir.”

“TURAN, ORTAK GELECEĞİMİZİN ÜLKÜSÜDÜR”

Açıklamasının sonunda Türk dünyasının ortak geleceğine dikkat çeken Cengiz Gültekin şu değerlendirmede bulundu:

“Türk milliyetçiliği, başka bir Türk devletinin iç işlerine hükmetme anlayışı değildir. Bizim ülkümüz bağımsız, güçlü, birbirine güvenen ve ortak çıkarlarını koruyan Türk devletleridir.

Hiçbir Türk devleti diğerinin egemenliğini küçümseyemez. Hiçbir siyasi anlaşmazlık da Türk halklarını birbirinden uzaklaştırmanın gerekçesi olmamalıdır.

Bugün Azerbaycan’ın güvenliğine gösterdiğimiz duyarlılığı, Türk vatandaşlarının hukuk güvencesi için de göstermeliyiz.

Turan, yalnızca tarihsel bir hatıra değil, geleceğe ilişkin ortak bir ülküdür. Türk kardeşliği ise yasak listeleriyle değil, adalet, karşılıklı saygı ve güvenle güçlenir.”

About Author

What do you feel about this?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir