Edirne deprem korkuttu

Edirne deprem korkuttu
  • Marmara Denizi Gemlik Körfezi’nde meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki deprem Edirne’de de hissedildi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 10.42 civarında Marmara Denizi’nde 5,1 büyüklüğünde deprem meydana geldiği kaydedildi.

Edirne Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından, 2021 yılında hazırlanan il afet risk azaltma planı raporunda, Keşan’da meydana gelebilecek olası 7,0 büyüklüğündeki depremin senaryosu paylaşıldı. Senaryoya göre, depremin Edirne’yi nasıl etkileyeceği ve yaşanması muhtemel öngörüler paylaşılmıştı.

Kahramanmaraş ve 10 ilde yaşanan deprem felaketinin ardından, deprem gerçeği bir kez daha kendini gösterdi. Edirne’nin Saros Körfezi’nden başlayıp, Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki Aras Vadisi’ne kadar uzanan Kuzey Anadolu Fay hattının devamı niteliğindeki hattın Saros Körfezi sahil şeridinin 5 kilometre uzağında bulunmasıyla gözler bir kez daha Saros Körfezine çevrilmişti.

DEPREMİN SENARYOSUNA YER VERİLDİ

Edirne’de, 2021 yılında valilik ve AFAD işbirliğinde hazırlanan il afet risk azaltma planı raporu, bir kez daha gündeme geldi. Hazırlanan raporda olası bir depremin senaryosuna da yer verildi. Raporda, olası depremde yıkılacak bina sayıları, hasar oluşacak bina sayıları, zeminde sıvılaşma riski, heyelan riski, desteğe gelecek iller ve lojistik verilere de yer verildi.

Hazırlanan senaryoya göre; 15 Nisan 2021 tarihinde saat 18.20’da (yaklaşık olarak Edirne İli Keşan ilçesi Mecidiye Köyü ile Çanakkale İli Gelibolu İlçesi Güneyli Köyü arası), odak derinliği 12km 7.0 büyüklüğünde bir deprem oluyor. Deprem tüm ilçelerde hissedilmekle beraber Enez ve Keşan ilçeleri başta olmak üzere ağır hasarlara ve can kayıplarına yol açıyor. Zayıf zemin koşulları ve eski yapılar depremin hasarının yüksek olmasına neden oluyor.

OLASI DEPREMDE NE KADAR BİNA YIKILACAĞI ÖNGÖRÜLÜYOR

AFAD-RED programı ile hazırlanan senaryoya göre; Keşan, Enez, Uzunköprü ve İpsala’da toplam 390 bina yıkılırken, en büyük yıkım 311 binayla Keşan’da yaşanıyor. Ayrıca Enez’de 75, İpsala’da 4 bina yıkılırken, diğer ilçelerde ise yıkım olmuyor. Raporda, senaryoya göre yıkılan bina sayısının yanında ayrıca hasarlı bina sayısı da paylaşıldı. Olası depremin ardından Enez’de bin 73 binada ağır hasar, 1562 binada orta hasar ve 1947 binada az hasar oluşacak. Keşan’da 2 bin 864 binada ağır hasar, 3 bin 560 binada orta hasar, 4 bin 388 binada az hasar oluşacak. İpsala’da 294 binada ağır hasar, 755 binada orta hasar, bin 340 binada az hasar oluşacak. Uzunköprü’de ise 9 binada ağır hasar, 33 binada orta hasar, 81 binada az hasar oluşacak.

BİNALARDA MAHSUR KALAN VATANDAŞLARIN OLACAĞI ÖNGÖRÜLÜYOR

Senaryonun devamında şu ifadelere yer verildi, “Meydana gelen deprem neticesinde ağır hasarlı binaların olduğu ve bu binalarda mahsur kalan vatandaşların olduğu, İl genelinde haberleşme bağlantılarında aksama ve kesilmelerin olduğu, Karayolları, tren yolu ve mahalle yollarında oluşan hasarlardan dolayı ulaşımda sıkıntılar oluştuğu, özellikle Keşan ilçesinde halkın birçoğunun evlerinin hasar görmesinden dolayı barınma ihtiyacı olanların ısınma ve beslenme gibi temel ihtiyaçlarının geçici barınma merkezlerinden karşılandığı, Bazı eğitim kurumları hasar gördüğünden eğitim ve öğretimde aksamalar yaşandığı, Elektrik iletim hatlarındaki tahribat nedeniyle bazı köylerde elektrik sıkıntısının baş gösterdiği öngörülmektedir.

AFETLERDEN BİRİSİ SIVILAŞMADIR

Edirne ili açısından depremin tetikleyebileceği afetlerden birisi kütle hareketidir. Deprem afeti esnasında mevcut yaşamı etkileyebilecek muhtemel kütle hareketleri can ve mal kayıplarına bazı kesimlerde ulaşımı engelleyerek afette müdahale süresinin artmasına neden olabilir. Edirne ili açısından depremin tetikleyebileceği afetlerden birisi sıvılaşmadır. Sıvılaşma, deprem sırasında zemin hasarlarına neden olan en önemli faktörlerden biridir. Zeminin adeta bir sıvı gibi davrandığı olaydır. Zeminde farklı türlerde deformasyonlara neden olan sıvılaşma, yerleşim alanlarında meydana gelmesi halinde, yapıları olumsuz yönde etkileyerek önemli derecede hasara yol açabilmektedir. Sıvılaşma, zeminin mukavemeti ve sertliğinin deprem titreşimleri ya da diğer hızlı yüklenme ile azaldığı durumda oluşan bir olgudur. Sıvılaşma ve onunla ilişkili olgular çeşitli tarihlerde tüm dünyada meydana gelmiş depremlerde ortaya çıkan çok büyük hasarın nedeni olmaktadır(https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/313430). Sıvılaşma binalarda hasar meydana getirerek bina çevresinde can ve mal kayıpları ve ulaşım sıkıntısına yol açabilir. Edirne ilimizde Ülkemizin diğer illeri gibi 1999 yılı ve öncesinde yapılmış yapılar deprem afeti sonucunda hasar görerek can ve mal kayıplarına neden olabilir. Edirne ilinin yapı stoku ve bina envanteri göz önüne alındığında, Ülkemizin diğer illeri gibi, 1999 yılı ve öncesinde yapılmış yapıların çokluğu dikkat çekmektedir.

HEYELAN TEHLİKE VE RİSK ANALİZİ

Öncelikle heyelan tehlike ve risk değerlendirmesi yapılmadan önce heyelan afetinin meydana gelmesi için hangi parametreler daha çok etkilidir ve İlimiz için hangi parametrelere ihtiyaç duyulmaktadır sorularının cevaplandırılması gerekmektedir. Heyelan afetinin meydana gelmesi için eğim olmalı, kayma dairesi veya kayma düzlemi (jeolojik birim: Örneğin kil veya kiltaşı.) olmalı ve tetikleyici “Deprem, Basınç (Binaların bindirdiği aşırı yük), topuk bölgesinden malzeme alınması ve aşırı yağış vb. durumlar” etkenlerin gerçekleşmesi gerekmektedir. İlimizde heyelanlar daha çok yüzeye yakın kayma dairelerinin üzerindeki jeolojik birimin basınç ve yağışın etkisi ile tetiklenmesi sonucu oluşmaktadır. Ayrıca 7 ve üzeri büyüklüğünde beklenen Marmara Depreminin de derin kayma dairelerini tetikleyebileceği düşüncesi büyük bir afet korkusunun oluşmasına neden olmaktadır. Karadeniz iklimine yakın ilçelerimizde ise aşırı yağışında heyelanı tetiklediği gözlemlenmiştir. İlimizde (zemin özelliklerinden dolayı) yapılan saha incelemelerinde 6-7 derecelik bir eğimde bile heyelan afetinin gerçekleşebildiği görülmüştür. Heyelan nedeniyle afete maruz bölge olarak belirlenmiş 7 alan arazi çalışmalarında incelenerek ve diğer riski alanların incelemesi yapılarak tehlike ve risk analizinin saha çalışması tamamlanmıştır.

OLASI HEYELAN SENARYOSU

Yaşanması muhtemel 1. Senaryoda; Saros Körfezi- Keşan Erikli kıyı kesimlerinde KAF üzerindeki olası büyük bir depremde eğimli alanlardaki alüvyal zeminlerdeki şev stabilite sorunları yaşanması öngörülmektedir. Yaşanması muhtemel en kötü senaryoda ise; 15 Nisan 2021 tarihinde saat 18:20 da episantır noktası 40.5433K-26.644D (yaklaşık olarak Edirne İli Keşan ilçesi Mecidiye Köyü ile Çanakkale İli Gelibolu İlçesi Güneyli Köyü arası), odak derinliği 12km 7.0 büyüklüğünde bir deprem olmuştur. Bu Depremden sonra eğimli alanlarda Şev stabilizesi bozulmuş Zemin sıvılaşması yaşanmış heyelanlar yaşanmıştır. Buna bağlı olarak Enez ve Keşan ilçelerinde Heyelan kaynaklı hasarlar meydana gelmiştir. Kayan kütlelerin evlere zarar vermesi sonucunda yaralanmalar ve can kayıpları görülmüştür. Ayrıca bölge genelinde gerçekleşen heyelanlar nedeniyle haberleşmede aksamalar meydana gelmiştir.

DESTEĞE GELECEK İLLER BELİRLENDİ

TAMP-Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında İlimizde meydana gelebilecek afet ve acil durumların etki derecesine göre müdahale seviyelerindeki destek durumu ve destek iller belirlendi. 1. Grup Destek iller; Tekirdağ, Kırklareli, İstanbul, Kocaeli, Yalova, Çanakkale. 2. Grup destek iller; Balıkesir, Manisa ve Bursa. Arama Kurtarma Birlik Müdürlüğü İstanbul.

96 KONTEYNERLİK AFAD BÖLGESEL LOJİSTİK DEPOSU BULUNUYOR

2021 yılında hazırlanan rapor göre;  İlimizde 2014 yılında yapımı tamamlanan 96 konteynerlik, AFAD Bölgesel Lojistik deposu bulunmaktadır. Depoda, olası bir afet sonucu, afetzedelerin barınma ihtiyaçlarını karşılamak üzere çadır ve çadır içi (yatak, yastık-çarşaf, battaniye, mutfak seti vb.) malzemeler stoklanmaktadır. Ülkemizde 27 adet AFAD Lojistik deposu bulunmaktadır. İlimizde ayrıca 10 konteynerin yer aldığı Cep-Depo bulunmaktadır.

DEPREM; GÜÇLÜ, ZAYIF, FIRSAT VE TEHDİTLER

Edirne ilinde yer alan Meriç Nehri’nin taşkın ovası olması, Merkez, İpsala ve Enez ilçesinin ovaya doğru yayılım göstermesi ve bu alanların alüvyal toprak, zayıf zemin özelliklerine sahip bölgelerde genişliyor olması çevresel faktörlerin değerlendirilmesi açısından oldukça önemlidir. Bu gibi zayıf zeminin olduğu alanlarda yeraltı su seviyesi ve sıvılaşma/oturma riskli alanların imara esas ölçekte haritalarının henüz yapılmamış olması önemli bir eksikliktir. Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi (6306 Sayılı-kentsel dönüşüm kanunu) Hakkındaki Kanunun varlığının önemli bir fırsat olmasına rağmen, ilimizdeki 2002 yılı öncesine ait yapı stoku envanteri ve istatistiksel verinin bulunmaması tehlikeyi artırıcı ögelerden birisidir. İlimizde 10 adet deprem gözlem istasyonunun bulunması sismik aktivitenin takip edilebilirliği açısından oldukça önemlidir.

Deprem konusunda kent nüfusunun bilinçli hazırlıklı olmaması, deprem tehdidinin ciddiye alınmaması durumu ile özellikler güney ilçelerimizde (Keşan ve Enez) yaz nüfusu oranının çok yüksek olması kentin sosyal faktörlerinin değerlendirilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Mevzuat ve yönetmelik sorunları, yer seçimi konusunda kurumlar arası iletişimin olmaması, kontrol ve denetim mekanizmalarının işleyişindeki eksiklikler, kurumlar arası veri ve bilgi paylaşımı noksanlığı, ilimizde risk yönetiminin henüz istenen düzeyde olmaması ve kriz yönetiminin baskın olması da ekonomik, politik/yasal açıdan değerlendirilmesi gereken önemli konulardır.

Dolayısıyla, Kuzey Anadolu Fayı’nın İstanbul (Adalar) – Silivri – Marmaraereğlisi -Edirne segmentinde deprem üretme potansiyelinin yüksek olması, Edirne ilinde afet toplanma alanlarının levhaları ile birlikte belirlenmiş olması, deprem gözlem istasyonlarının yeteri kadar olması ve geçici barınma merkezlerinin belirlenmiş olması gibi durumlar amaç-hedef ve eylemlerin belirlenmesi sürecinde GZFT analizinin önemini ortaya çıkarmaktadır.

MÜHENDİSLİK ÖNLEMLERİ ALINMADAN YAPILAŞMAYA GİDİLMEMELİDİR

İlimizin bazı ilçelerinin KAF hattına yakın olması, zemin koşulları, 1999 yılı ve öncesinde yapılmış yapıların olması gibi nedenler deprem afeti neticesinde can ve mal kayıplarına neden olabilir. Son yıllarda İlimizde ve Ülkemizin diğer illerinde güncel deprem yönetmeliklerine göre depreme dayanıklı binalar yapılmaya başlanmıştır. Deprem afeti ve tetikleyebileceği ikincil afetler ile ilgili mühendislik önlemleri alınmadan yapılaşmaya gidilmemelidir. Ruhsat veren kurumlarca ilgili kurumlar tarafından yapılan Jeolojik-Jeoteknik etütlerinde belirtilen önlemli alan ve uyarılara titizlikle uyması gerekmektedir.

Raporun paylaşılmasının üstünden yaklaşık 2 yıl geçmesine rağmen, Edirne’nin olası bir deprem felaketine hazır mı? Edirne İl Afet Risk Azaltma Planı’ndaki deprem senaryolarına göre hangi hazırlıklar yapıldı? Edirne’de yapılara ve zemin analizlerine yönelik herhangi bir risk belirleme çalışması yapıldı mı? Edirne’de kaç riskli yapı bulunmaktadır? Bu soruların cevapları merak ediliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir