Ercüment Tekin:“Kaleiçi ve kentteki diğer tarihi bölgeleri restore etmek ve aslına uygun hale getirmek istiyorsanız kurumların birleşmesi gerekiyor.”

Ercüment Tekin:“Kaleiçi ve kentteki diğer tarihi bölgeleri restore etmek ve aslına uygun hale getirmek istiyorsanız kurumların birleşmesi gerekiyor.”

Ercüment Tekin:“Kaleiçi ve kentteki diğer tarihi bölgeleri restore etmek ve aslına uygun hale getirmek istiyorsanız kurumların birleşmesi gerekiyor.”

► Kendinizi tanıtır mısınız?

Ercüment Tekin: İlk önce Edirne’de yaşanan doğal afetin yaşattığı sıkıntılardan dolayı Edirne’ye ve Edirnelilere geçmiş olsun demek istiyorum.

1972 yılında Zonguldak Ereğli’de doğdum. İlkokuldan Liseye kadar Ereğli’de okudum. Mimarlık bölümünü Trakya Üniversitesi’nde bitirdim. Yüksek lisans yaparken ilk çalışma yerim Devecihan kültür Müdürlüğü binası restorasyonu oldu. Hem yüksek lisans yaptım, hem de çalıştım. Daha sonra da çeşitli kurumlarla çalışma olanağım oldu. Devecihan’da restorasyon işi ile uğraştığım için tarihi eser restorasyonuna yöneldim ve Kaleiçi bölgesinde birçok yapıda çalışmalar gerçekleştirdim. Tarihi eserlerin restorasyonu konusunda önemli çalışmalar gerçekleştirdik. Bu konuda da uzmanlaştığımı söyleyebilirim. 1996 yılından beri 22 senedir restorasyon işi ile uğraşıyorum.

► Edirne bir tarih, turizm ve ticaret kenti. Bu manada Edirne’yi değerlendirir misiniz?Daha iyi bir Edirne için neler yapmak gerekiyor?

Ercüment Tekin: Ben bildiğim konuyu anlatayım. Öncelikle Kaleiçi bölgesini restore etmek ve aslına uygun hale getirmek istiyorsanız kurumların birleşmesi gerekiyor. Önceleri bir Avrupa Birliği Projesi yapılmıştı, ‘Sokak Sağlıklaştırma’ adı altında.Fener-Balat bölgesinde yapılan bu Avrupa Birliği projesi ile İstanbul’un Fener-Balat bölgesi çok güzel bir hale getirildi. Aynı şeyi burada da yapmak,belediye ya da valiliğin öncülüğünde bir dernek kurmak gerekiyor yâda mevcut bir kurumlarını aktif hale getirmek gerekiyor. Dernek kurulması konusunda çalışmalar yaptık ama nihayete erdiremedik. Kurumların, belediye ya da valiliğin bu işler için yeteri kadar gücü yok. Bu yüzden dernek kurmak ve dernek üzerinden çalışma yapmak gerekiyor.Kırklareli ve Edirne’den Avrupa Birliğinin bu projelerine yeteri kadar rağbet olmadığını da, bu projelere başvuru yapılmadığına da üzüntü ile belirtmek durumundayım. Kaleiçi’nin binalarının kalitesi Safranbolu’daki evlerden daha yüksek ama maalesef Kaleiçi evlerin kalitesine rağmen içler acısı durumda. Orta kapı diye tabir ettiğimiz bölgenin etrafında çok güzel tarihi evler var. Proje de bu bölgeden başlanması gerektiğini düşünüyorum. Kırklareli’nde çok benzer bir proje bir ajans aracılığıyla yapıldı. Ayrıca hala bu konuda çalışmaları devam ediyor. Biz neden aynısını yapamayalım? Kültür bakanlığı da proje ve inşaat uygulama hibesi veriyor.Proje de bedava çiziliyor. Bunu da değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum. Ben Safranbolu’dan daha güzel ve hareketli bir Kaleiçi hayal ediyorum. Burada konut olmamalı. Günübirlikçi turistimiz çok. El işi satışları, yemek satışları yapılan kafe ve restoranlar, müzeler ile bölgeye gelecek turistler iki katına çıkartılabilir. Kırklareli Kültür Müdürlüğü bu işleri çok iyi yapıyor, çok iyi çalışıyorlar. Kurumlar birbirine destek oluyor. Ama bizler, daha fazla potansiyele sahip olmamıza rağmen bunu gerçekleştiremiyoruz.

Edirne’de kibir diğer sorun da otopark sorunu. Setin yanındaki büyük balonun olduğu bölgeye katlı otopark yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Bir başka sorun, Edirne’nin bir giriş kapısı yok. Edirne’ye girdiğinizi gösteren bir giriş kapısına ihtiyaç var. Edirne’ye giriş kapısı yapmazsanız, insanlar da Kapıkule’den transit bir biçimde geçer, Edirne’ye uğramadan giderler.

Edirne’de ki en büyük sorun kurumların bir araya gelerek hareket edememesi. Herkes çekiniyor, Edirne için çalışmak yerine kurumlar birbiri ile kavga etmeye çalışıyorlar. Olan Edirne’ye oluyor. Başta Kaleiçi’nin gelişmesi Edirne için büyük nimet olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: