Hiç düşündünüz mü Eskiden yaşadığımız günleri?

Hiç düşündünüz mü Eskiden yaşadığımız günleri?

Acaba o zaman yaşadığımız o güzel günler mi iyiydi, yoksa bizler mi güzeldik?

Çocukluğumuz, okul yıllarımız, komşularımız, akrabalık, ilişkilerimiz, internetsiz bir dünya eskiden ne kadar güzeldi.

Hele de akrabadan daha sağlam komşuluk ilişkilerimiz, ailece birlikte geçirdiğimiz yılbaşı geceleri, abi kardeş, abla hepimizin aynı çatı altında birlikte yaşadığımız çocukluk günlerimiz, ne kadar güzeldi o zamanlar.

Kimse evlenmemiş, birbirlerini üzmeyen aile yaşantısı,  anne babamızın hayatta olduğu ve aile içine henüz hiç bir yabancının girmediği, hep birlikte  sofrada yenen yemekler,  konuşulan o sıcacık, samimi güzel sohbetler,  hele de kış günlerinde sobanın üstünde pişen kestaneler, tencerede patlayan mısırlar,  çok güzel yaşadık o günleri.

Okul çıkışında sonra akşama kadar özgürce, korkusuzca, sokakta   kiremitlerden kaya, çelik çomak, misket bilye, oynayan plastik toplardan yakar top, voleybol oynayan özgür ruhlu çocuklardık.

Her şey güven üzerine kurulmuştu.

Hiç Renkli  televizyonumuz yoktu.

Radyo’dan gece yarıları türküler, sabahları arkası yarınlar dinleyen çocuklardık.

Okullarımızda,  her sabah Ant İçer, Ne mutlu Türküm diyen nesillerdik.

İnternetimiz yoktu.

Arkadaşlarımızla şimdilerde ki gibi sanal âlemde internet arkadaşları yerine gerçek arkadaşlarımızla oyunlar oynardık.

Hepimiz bir sofrada aynı tabaktan yemek yiyip, dört kişinin bir bardaktan su içmesine rağmen, hastalanmayan nesillerdik.

Anne babamızın bizlere sağlıklı yaşayabilmemiz için gıda takviyeleri, vitaminler alacak gücü  yoktu.

Yine de hastalanmazdık.

Oyuncaklarımızı bile kendimiz yapardık bezden bebekler, kâğıttan arabalar gazoz kapaklarından oyunlar  oynardık.

Pahalı oyuncaklarla oynamadık.

Ailemiz zengin olmasa da bizim hayatımıza en önemli değerimiz olan sevgi ile büyütülen çocuklardık.

Çok paramız, akıllı telefonlarımız, videolarımız İnternetimiz, DVD lerimiz,   olmadı.

Siyah beyaz televizyonlarımız vardı, haftada bir dizi veya Türk filmi izlerdik.

Haftanın gelmesini iple çekerdik  Tom ve Jery, Pembe Panter, Taş Devri, Temel Reis. Kaçak, Dallas, Şahin Tepesi, Küçük  Ev, vazgeçemediğimiz en güzel dizi ve çizgi filmlerimizdi.

Hiç bir zaman zengin olmadık onun yerine yerine anne, baba sevgisi ile büyütülen çocuklardık biz.

Her şeyi gerçek yaşadık.

Gerçek dostluk ve arkadaşlarımız vardı komşumuzun veya akrabamızın evine davet edilmeden canımızın istediği zaman veya, evimizden herhangi bir şey eksildiği zaman ansızın kapısını çalıp, eksiğimizi isteye bilen ve  onlarla bir sofraya otura biliyorduk.

Çok farklı olarak bütün akrabalar bir araya gelip gerçek samimi bağlar kurulurdu.

Çektiğimiz fotoğraflar siyah beyazdı.

Fakat içinde rengârenk anılarımız vardı.

Bizler çok mutlu nesiller olarak yetiştik.

Çünkü Ailemizin Her dediğini dinleyen çocuklardık.

Ders yaparken kütüphanelere gidip, kocaman Meydan Laurus Ansiklopedilerinden ödevlerini arayan çocuklardık.

Oysaki şimdi internet bizlerin hayatına girdikten sonra tüm alışkanlıklarımızı, yaşam tarzımızı, davranışlarımızı, baştan sona değiştiren bazen iyi yönde bazen kötü yönde bir araç oldu.

Tüm dostluklarımız, arkadaşlıklarımız samimiyetsiz, güvensiz, sanal, dolandırıcılık, sosyal hayatımız, komşuluk, insan ilişkilerimiz, neredeyse hiç Kalmadı.

Bu yüzden eskileri arar olduk.

Eskiden her şey iyi ve bizler çok güzel nesillerdik.

Sevgiler

Gülten Abacı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: