Sabahattin Bilgiç: “Sigara yasağı ve kapsamının genişlemesine dair bir takım değişiklikler yapılacak.”

Sabahattin Bilgiç: “Sigara yasağı ve kapsamının genişlemesine dair bir takım değişiklikler yapılacak.”

  • Kendinizi tanıtır mısınız?

Sabahattin Bilgiç: 1965 Çanakkale Doğumluyum. İlahiyat fakültesi mezunuyum. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Edirne İl Müdürlüğünde İl Müdür yardımcısı olarak çalışmaktayım. Bununla birlikte Yeşilay Edirne Şube Başkanlığını yürütüyorum. Çocukluğumdan buya Yeşilay’ın çalışma alanlarına ilgi duymakta, bu alanda yapılan çalışmalara katılmaya çalışmaktayım. İlk olarak Edirne’ye lise öğrenimi için 1982 yılında geldim. Edirne’den evli 3 çocuk babasıyım.

  • Yeşilay’ın Edirne Şube Başkanlığını yürütüyorsunuz. Bu konumuz itibariyle, Edirnelilere ne söylemek istersiniz?

Sabahattin Bilgiç: Öncelikle biraz Yeşilay’ın tarihi sürecinden bahsedeyim. Yeşilay, 1920’ yılında kurulmuş çok köklü bir sivil toplum kuruluşudur. Biz 2020 Mart’ın ilk haftasında Yeşilay’ın 100.yılını kutlayacağız. Yeşilay’ın kuruluş amacı da oldukça önemli. Yeşilay, Birinci Dünya Savaşı sırası ve sonrasında işgal güçlerinin toplumumuzda alkol ve uyuşturucu maddeleri yaygınlaştırmasını ve işgale karşı mücadele ruhunun yıkılmasını önlemek amacıyla Gemiler dolusu getirdikleri içkileri bedava halka dağıtması sonucunda; Önlem amacıyla dönemin Şeyhülislam’ı İbrahim Haydarizade’nin himayesinde, Dr. Mazhar Osman Uzman ve arkadaşları tarafından kurulmuştur. Bu saldırıya karşı İstanbul halkı Mazhar Osman liderliğinde içkiye karşı topyekun bir savaş başlatıyor ve o günden bugüne mücadelesine devam ediyor. 1934 yılında  kamu yararlı dernekler statüsünü alan Yeşilay, 1950 yılından itibaren de okullarda Yeşilay Kolları faaliyetleri ile çalışmalarına ara vermeden devam etmiştir. Yeşilay ve Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan protokol gereği, Yeşilay’ın geliştirmiş olduğu “Türkiye Bağımlılıklar ile Mücadele” eğitimleri ile yalnızca milli eğitimde, Yeşilay’ın eğitmiş olduğu 32.872  TBM Uygulayıcı Rehber Öğretmen yetiştirmiştir. Bu sayı diğer bakanlıklarda yetiştirdiği uygulayıcı eğitimciler ile 40.000 civarındadır. Bu eğiticilerimiz vasıtasıyla öğrenciler, veliler ve ailelerin her bireyine ulaşıyor, dokunuyor ve onları bilinçlendirmeye çalışıyoruz.

Trakya ve Edirne’de de Türkiye’nin bazı illerinde olduğu gibi alkol ve tütün ürünleri kullanımı yadsınamayacak seviyede. Biz insanları bilinçlendirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Tütün ürünlerinin ve alkolün zararlarını anlatıyoruz. Halkımızla dünya genelindeki istatistikleri, sigara ve alkol tüketmeleri durumunda karşılaşabilecekleri sağlık problemlerini aktarıyoruz. Örneğin, trafik kazalarının yüzde altmışının, Cinayetlerin yüzde seksen beşinin, Tecavüzlerin yüzde ellisinin, şiddet olaylarının yüzde ellisinin, Kadına Şiddet olaylarının yüzde yetmişinin içki tüketiminden meydana gelmesi gibi mühim noktaları insanlarımızla paylaşıyoruz. İşimiz evvela bilinçlendirmek. Arzumuz tabi ki insanların bu kötü alışkanlıklardan arınması ve böylelikle toplumumuzun küçükten büyüğe, bağımlılıklardan uzak sağlıklı bir yaşam sürmeleri…

Yeşilay, beş alanda faaliyetlerini sürdürmekte: tütün bağımlılığı, alkol bağımlılığı, kumar bağımlılığı, madde bağımlılığı ve son olarak da teknoloji bağımlılığı kapsamında eğitim çalışmalarımız arasında yer alıyor.

  • Sigara yasağının kapsamı genişliyor mu?

Sabahattin Bilgiç: Sigara yasağı ve kapsamının genişlemesine dair bir takım değişikliklerin yapılacak. Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca’nın da açıkladığı gibi mecliste sigarayla ilgili yeni bir çalışmalar var. “Kapalı alan tanımı şekillendiriliyor. En iyi alanların sigara içenlere ayrıldığını, sigara içmeyenlere daha geride alanların verildiğini biliyoruz. İstismar edildiğini görüyoruz. Bununla ilgili bir düzenleme ve yeni bir tanımlama geliyor. Yarı açık ve kapalı alan istismar ediliyor. Yarı açılır-kapanır sistemi de kapalı tanımlayan ama açık alanı da nasıl bir alan olması gerektiğini netleştiren bir yaklaşım olacak. Ayrıca vatandaşın da katılımını sağlamak üzere, fahri sigara denetçiliğini getiriyoruz. Ceza kesip-kesemeyecekleri üzerinde çalışıyoruz. Cezalar dahil olmak üzere detaylı çalışıyoruz. Nargilede de bir tütün ürünü aynı kapsamda ele alıyoruz. Elektronik sigara, ülkeye girişi dahil olmak üzere yasaklı hale gelecek. Üzerinde yasal düzenleme çalışması yapıyoruz. Meclise gelecek. Kapalı ve açık alan tanımı yönetmelikle yapılabilecek bir düzenleme, ama kanunla yapılabilecek birkaç düzenlememiz de olacak. Elektronik sigaranın yasaklanması gibi” ifadelerini kullandı.

  • İnsanları alkol ve tütün alışkanlığından ayırmak için neler yapılabilir?

Sabahattin Bilgiç: Bu husus da her şeyin başı eğitim ve bilinçlenmeye dayalı. Her daim insanlarla buluşuyoruz, konuşuyoruz ve bu alışkanlıkların zararları üzerine sohbet ediyoruz. Bu kapsamda halk ile son buluşmamız Lala Şahin Paşa Camii’nde ki cemaatimiz ile öğlen namazı sonrası oldu. Bizler yalnızca yetişkinliklere yönelik çalışmıyoruz. Bizler okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite ve yetişkin yaş gruplarına yönelik Yeşilay’ın bilimsel materyallerini kullanarak sağlıklı yaşamdan bahsederek, sigaranın ve alkolün zararlarını anlatmaya çalışıyoruz. Zira sigaraya ve alkole başlamış olanları bıraktırmak çok daha zor iken, zararlı alışkanlık edinmemiş insanlarla daha erken yaşta iken konuşup, ikna etmek, bilinçlendirmek çok daha kolay. İstiyoruz ki insanlar bu konuda sorumluluk sahibi olsun. Bağımlı olan bireyler bırakabilirsin.org , ALO 171’e ve hastanelerin sigara bırakma polikliniklerine yönlendirile bilsin.

Ayrıca ‘Pasif içicilik’ de dikkat çekilmesi gereken oldukça mühim durum. Oturduğunuz yerde insanlar sigara yakıyorlar; arkadaşınız, eşiniz, dostunuz… Onun dumanına siz de maruz kalıyorsunuz ve içen kadar olmasa da size zarar veriyor. Bakın, size çok önemli olduğunu düşündüğüm iki bilgi vereyim: Dünya sağlık örgütünün verilerine göre her on saniyede bir kişi sigaraya bağlı sebeplerden hayatını yitiriyor. Bunun karşılığı yılda beş milyon kişi demek. Yine Bazı haber ajanslarının kaynaklarına göre Ülkemizde sigaraya her yıl 22 milyar lira, sigaranın yol açtığı hastalıklara da 10 milyar lira olmak üzere toplam 32 milyar lira harcanıyor. Bu meblağ ile kaç tane gençlik merkezi, hastane, fabrika, okul yapılabileceğini bir düşünün lütfen.

Dünya sağlık örgütü (WHO) şunu söylüyor: Bir insan günde bir tane bile sigara içme ihtiyacı hissederse o kişi bağımlıdır ve bağımlılık beyinde hasıl olan bir hastalıktır.

Sigara ve alkolün cebimize ve aile ekonomimize zararını da düşünmek gerekiyor. Hesap yapacak olursak, ortalama bir paket sigara 15 TL. Günde 1 Paket Sigara içen kişi ayda 450 TL, Yılda 5500 TL, Beş Yılda 27.500 TL, Yirmi beş yılda 137.500 TL harcama yapıyor. Sigaraya harcanan para ile yıllar içerisinde araç ve ev alınabilir… Sigaraya harcanan para daha müspet yerlere harcanabilir… Çoluğumuzun çocuğumuzun rızkından kısarak sigaraya para harcamak bana göre hiç doğru değildir.

Tabi ki eğitim faaliyetleri tek başına yeterli değil. Rehabilitasyon faaliyetleri de bu işin önemli bir ayağı. Yeşilay, Yeşilay Danışmanlık Merkezlerini açarak bu alanda da çalışmalarını devam ettirmekte. Yeşilay Danışmanlık Merkezlerinde (YEDAM);

  • 16 yaş ve üzerindeki kişilere
  • Alkol ve madde bağımlılığı konusunda destek almak ya da bırakmak isteyenlere
  • Kişiyi tedaviye yönlendirmek için gerekli yöntemleri öğrenmek isteyenlere hizmet verilir.

YEDAM’da sunulan tüm hizmetler tamamen gizlilik ilkesi esas alınarak yürütülür. YEDAM’da sunulan tüm hizmetler ücretsizdir. YEDAM, hizmetlerini ayaktan sürdürmektedir. YEDAM’ın yataklı tedavi programı yoktur. Randevu (4447975) sistemi ile çalışılmaktadır.

Ayrıca YEDAM dışında, Edirne’mize; 40 yatak kapasiteli, yatılı bir Yeşilay Rehabilitasyon Merkezi kazandırma çalışmaları içerisindeyiz.

Geçtiğimiz günlerde Amasya Üniversitesi’nin harikulade bir çalışma yaptığını öğrendik. Üniversite, sigarayı bırakan öğrencilere bir yıl boyunca ücretsiz yemek hizmeti vereceğini açıkladı. Bu uygulama ile yaklaşık 3000 öğrenciye ulaşmayı hedefliyorlar. Bizim de Trakya Üniversitesi’nde yapacağımız ilk çalışma bunun üzerine olacak ve sayın rektörümüzle bu tür bir çalışma yapmak üzerine görüşmeler gerçekleştireceğiz. Yani sigarayı bırakan Trakya Üniversitesi öğrencilerine ücretsiz öğle yemeği ikram etmek istiyoruz.

Bilhassa uyuşturucu kartelleri, insanları bağımlı hale getirmek adına elinden gelen her çabayı gösteriyor. Bağımlılık oluşturan yeni maddeler üretiyorlar. Burada milyon dolarlık bir sektör var ve özellikle terör örgütleri bu işten nemalanıyor.  1 kg uyuşturucu, terör örgütüne giden onlarca mermi demek. Terör örgütlerinin bu illeti taşere (taşeronluk) etmesiyle beraber, geleceğimize yazık oluyor. Türkiye’nin bulunduğu konum gereği, uyuşturucu ile mücadeleye kayıtsız kalamayız. Elbette bunun için toplum, medya ve devletimize büyük görevler düşüyor. Yeşilay da Türkiye’mizde ve Dünyada bu mücadelenin  baş aktörlerinden biri ve böylesine kutlu bir davaya hizmet etmek için çalışanları ve gönüllüleriyle elinden gelen gayreti gösteriyor.

Sigara bağımlılığın ilk basamağıdır ve maalesef bağımlılığın başka maddeler de tezahür etmesi durumu günümüzde yaygınlaşmış bulunuyor. Sigara içen gençler bir süre sonra bonzai, esrar gibi illetlere bulaşabiliyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda büyük hassasiyet gösteriyor, sigara bağımlılığına karşı bilinçli bir birey olarak mücadele ediyor. Bu durum elbette bizleri de motive ediyor ve çalışmalarımızı şevkle sürdürüyoruz.

Bizler çalışmalarımıza son sürat devam edeceğiz. Fırsat bulduğumuz her yerde, öncelikle geleceğimizin umudu gençlerimizi bilinçlendirmeye gayret edeceğiz.

  • Edirne tarihi bir turizm şehri. Bu bağamda iyisi ile kötüsü ile çözüm önerileri ile Edirne’yi değerlendirir misiniz?

Edirne kadim, Türk İslam medeniyetine beşiklik yapmış eski bir baş şehir. Baş şehirler, medeniyet şehirleri hiçbir zaman önemini, cazibesini yitirmez.

Her şehrin bir ruhu, bir dili vardır. Sokaklarından, caddelerinden, barındırdığı yapılarından, meydanlarından, akıp gelen nehirlerinden şehre ve ziyaretçilere bu kadim şehir her gün seslenir ve aslında bir ruh, bir huzur üfler …

Edirne şuan yurt içinden ve yurt dışından inanç, kültür ve gastronomi turizmi ile ziyaretçiler alıyor. Bu şehri idare edenlerin Edirne’nin ruhunu ve dilini dikkate alarak bu şehri yönetmeli ve imar etmeli. Yine bu şehrin sakinleri esnafıyla, memuruyla, genciyle, yaşlısıyla bu şehrin ruhuyla donanmalı ki bu şehre hakkıyla hizmet edebilsin, diye düşünüyorum.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: