Recep Kozan: “Bizim hedefimiz daha güzel bir Edirne ve beka sorunudur.”

Recep Kozan: “Bizim hedefimiz daha güzel bir Edirne ve beka sorunudur.”

Recep Kozan: “İki araba fazla geçirmek için güzelim Eski Camiyi ‘zangır zangır’ titretiyoruz. Bizim gözümüzde ki gözlük rant gözlüğü değildir.”
  • Seçim atmosferine girdiğimiz şu günlerde, önümüzdeki yerel seçimle alakalı düşünceleriniz nelerdir?

Recep Kozan: Biliyorsunuz biz dava insanıyız… Davamız Edirne ve devletin bekası. Hedefe kitlendiğimiz zaman amacımızı gerçekleştirmek için elimizden geleni yaparız. Bizim hedefimiz daha güzel bir Edirne. Partimiz Genel Merkezinin kararlarına da her zaman saygımız var. Ak Parti Edirne Belediye Başkan Adayı Av. Koray Uymaz’a gerek Belediye Meclis Üyesi adaylarımızla, gerek projelerimizle destek vereceğiz. Partimiz Edirne İl Genel Meclisi Üyeliği seçimine MHP olarak girecektir.

  • Önümüzdeki yerel seçimlerle alakalı propaganda süreçlerinde şunu net bir biçimde görüyoruz, yerel seçime gidecek olmamıza rağmen propaganda süreçleri ideolojiler üzerinden götürülüyor. Cumhur ittifakının paydaşları, AKP ve MHP meseleyi beka meselesi olarak görüyorlar. MHP’nin Edirne Belediye Başkan Adayı olmuş bir kişi olarak buradaki beka meselesini nasıl açıklarsanız?

Recep Kozan: Yerel seçimlerde kişiler ön plandadır. Kişiler ön planda olduğu için insanlar daha çok kişilere, adayların bizatihi kendisine oy verirler. Ama bugün ülkemizin içinden geçtiği süreç nedeniyle durum biraz farklı. Son günlerde yaşanan gelişmeler ortada. Venezüella’da Amerika menşeili bir hükumet devirme operasyonu yapıldı. Devlet başkanına ve hükumetine yapılan bu operasyonun aynısını kendi topraklarımızda, 15 Temmuz hain darbe girişimi esnasında gördük.  Aynı zamanda Irak’ın kuzeyinde ve Suriye’nin kuzeyinde açılan koridor ile Türkiye ile İslam ülkeleri arasına bir set çekilmeye çalışıldı. Bu noktada Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin tespitleri, çıkışları ve Cumhurbaşkanlığı yönlendirmeleri çok etkili oldu. Sayın Genel Başkanımız, bu noktada taşın altına elini sokarak, kamuoyu oluşturdu ve şanlı Türk ordusu bu bölgeye girerek, hain terör odaklarını bölgeden söküp attı. Böylece olası bir kukla Kürt devleti hayali, aynı zamanda yüzyıllardır rüyalarını gördükleri ‘Büyük İsrail’ projesi yerle yeksan oldu. Şanlı Türk ordusunun bölgedeki başarılı faaliyetlerinin akabinde yine bizzat Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin önayak olması ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildiğini gördük. Bu ülkemize şunu getirdi; daha hızlı karar verme yetisi, verilen kararları bürokrasiye takılmadan uygulama azmi ve elbette klikler arası oluşacak sorunlara son verme iradesi… Yakın siyasi tarihimiz incelendiğinde, aynı dönemde görev yapmış olan Başbakan ve Cumhurbaşkanlarının sorun yaşadığını defaten görmekteyiz. Bunun son örneği Ahmet Davutoğlu ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan arasında yaşanan krizlerdir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, oluşması muhtemel bu tarz senaryoları da ortadan kaldırmıştır. Rahmetli İsmet İnönü Paşa, ‘En kötü karar, kararsızlıktan iyidir’ demiştir. Burada kararsızlıktan ziyade bir kararlılık, bir irade ortaya konuldu ve ülkemiz düze çıktı. Tüm bu gelişmeleri değerlendirdiğimiz vakit, yerel seçimler oldukça kritik. Yerel seçimlerde alınacak sonuçlar, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin güçlenerek devam etmesi için çok önemli. 15 Temmuz hain darbe girişimini gerçekleştiren teröristler, onlara destek olan işbirlikçiler ortada. Biz bu hainleri partimiz MHP’nin de güçlü bir irade göstermesi sayesinde bertaraf ettik, akabinde yapılan askeri operasyonlar ile şanlı Türk ordusu terörün belini kırdı. Hal böyleyken, yerel seçimlerde de bu birlikteliği zafere ulaştırarak, daha güçlü bir Türkiye yaratmak durumundayız. Mahalli seçimlerde vatandaşlarımız verdikleri oylarla, ülkemizdeki irili ufaklı yüzlerce belediyeyi ya vatanseverlere ya da terörle, cemaatçilerle arasına mesafe koyamamış partilerin adaylarına teslim edecekler. Beka dediğimiz konu tam olarak budur.

  • Yerel seçimlerle alakalı birçok projeniz olduğunu, ekibinizle birlikte gece gündüz demeden çalışmalar yaptığınızı biliyoruz. Edirne’yi üç hilalle buluşturduğunuz vakit, Edirne’de neler değişecek? Edirne’de yaşayan insanımıza neler vaat ediyorsunuz?

Recep Kozan: Evvela milletimizden beklentimiz şudur; doğru olana, çalışana, harama el uzatmayana oy versinler. Ben inanıyorum ki Türk milleti, çalışana, halkın hakkını gözetene, Edirne’ye dair hayalleri olana oy verecektir. Bizim gözümüzdeki gözlük rant gözlüğü değil, hizmet gözlüğüdür. Bizler Edirne’ye hizmet gözlüklerimizi takarak bakıyoruz.  Bu bir gönül işidir, deli işidir. Ancak deli olanlar, Edirne’nin kıymetini bilenler bu işi yapabilir. Bizler bu işe gönül vererek şunu söyledik: Edirne’ye üç hilal yakışır! Bizim çekilip Ak Partinin Belediye Başkan adayı Koray Uymaz’ın yola devam etmesi durumunda projelerimizle destek vereceğiz.

Edirne’de altyapıya büyük oranda ağırlık verilmesi gerekiyor. Geçtiğimiz aylarda yaşadığımız sel felaketinde büyük bir badire atlattık. Bunun da en büyük sebebi belediyenin altyapı konusunda sınıfta kalmasıdır. İnsanlar günlerce evlerine giremediler, maddi manevi zarara uğradılar, elektrik-su gibi temel ihtiyaçlar karşılanamadı. Bu sorunu ortadan kaldırmak zorundayız. Edirne’de yaşayan insanımız, her yağmur yağdığında, ‘bugün başıma ne gelecek’ diye düşünmemeli. Bununla birlikte yolların dar olduğunu görüyoruz. Kaldırımda iki insan yan yana yürüyemiyor. Bazı yollardan iki araç aynı anda geçemiyor. Bu da şehir planlamasının ne kadar noksanlıklar ile dolu olduğunu gösteriyor.

Kültürel anlamda da bu şehri geliştirmek zorundayız. Benim son görevim, Edirne Halk Eğitim Müdürlüğü… İşin içinden gelen birisi olarak şunu söylemek istiyorum, Edirne Halk Eğitim Müdürlüğü haricinde; müzik, tiyatro, el sanatları ve elbette yaratıcı kurslar… Gibi alanlarda çalışma yapan, halkımızı sanatla, kültürle buluşturan bir tane kurum yok. Edirne bunu hak etmiyor!  Bu işleri ekseriyetle belediyenin yönlendirmesi gerekiyor, kültürel faaliyetlerin arttırılması gerekiyor. 8-9 yıl geçti, Edirne insanı Kültür sarayının yapılmasını bekliyor, belediyeyi çürümeye terk ettiler. Bize para yok bahanesi ile gelmesinler, para var ama maalesef doğru kullanılmıyor.

Bununla birlikte Edirne’de trafik sorunu da had safhada. Bu trafik sorununu çözmek çok basit. Araç trafiğinin yoğun olduğu muhtelif yerlere, üst ve alt geçitler yaparak trafik sorununu çözecek, yayaların canını da güvence altına alacağız. Yapılacak üst ve alt geçitlerin projeleri hazır, zamanını bekliyor. Bunun yanında trafiği rahatlatmak için yolları genişletmek de kati suretle çözüm değildir. İki araba fazla geçirmek için güzelim Eski Camiyi ‘zangır zangır’ titretiyoruz. Oradan, her gün yüzlerce araba geçiyor. Trafik sorununu çözmek için yeraltı treni sistemleri projemiz var. Bu proje ile trafiği rahatlatmak oldukça mümkün. Edirne’de trafiği kendi kendimize kilitliyoruz. Yollara en basit şekilde, üç dört yere ‘girdi çıktı’ yapılsa bu sorun çözülür. Ama uzun vadede planımız şudur: Edirne’de merkez olarak nitelendirdiğimiz bölgeyi trafikten arındırmak zorundayız. Selimiye Camii, Eski Camii ve Üç Şerefeli Camii sacayağı olarak kabul edilecek olursa, bu sacayağının oluşturduğu bölgeyi tamamen trafikten arındırmak zorundayız.   Bu tarihe saygının da bir gereğidir. İfade ettiğim gibi Eski Camii, her saniye ‘zangır zangır’ titriyor. İfade ettiğim şekilde açılacak yeraltı tünelleri ile bu sorun kökünden çözülür. Ayşekadın mevkiinden girersiniz, Gazimihal mevkiinden çıkacaksınız.

Bununla birlikte otopark sorununu da çözerek, araç yoğunluğunu azaltmak gerekiyor. Birkaç katlı otoparklar yapılması lazım. Selimiye’nin yan tarafındaki büyük çukurun içine en az üç dört katlı park yapılabilir. Çevre yoluna, Muradiye Bölgesine bağlamak suretiyle bu iş uygun fiyatlara yapılabilir. Yine ‘kızanlık bahçesi’ diye tabir edilen bölgeye de otopark yapılabilir.

Edirne’yi tekrar yeşil Edirne yapmak şart. Yeşil alanlarımız, insanlarımızın şehrin keşmekeşinden çıkıp, teneffüs yapacağı alanlarımız çok yetersiz. Edirne’de mesire alanı olarak kullanabilecek çok fazla alan mevcut, Edirne’de ağaçlandırılıp, park yapılabilecek alan saymakla bitmez. Meriç ve Tunca bölgesindeki yeşil alanları da düzenleyip, genişletip bu doğal güzelliği insanımızın hizmetine sunmak zorundayız. Selimiye’nin gölgesinde arzı endam eden Edirne, tekrar yeşil Edirne olmayı hak ediyor!

Edirne tarihine sahip çıkmak da en büyük hedeflerimizden birisi olmalı. Tarihi alanlarımızın çevre düzenlemesini yapmak, eğer gerekiyorsa restore ederek sağlıklı bir biçimde turizme kazandırmak en büyük hedeflerin arasında olması gerekiyor. Kırkpınar alanındaki Balkan Şehitliği, Şükrü Paşa Anıtı Bölgesi ve elbette Kaleiçi Bölgesi var. Kaleiçi bölgesi, eski Edirne’nin gözbebeği olduğu için ve mimari bir zenginlik olduğu için bu bölgeye ayrı bir ehemmiyet gösterilmesi gerekiyor. Avrupa Birliğinden alınacak fonlar ile bu bölgedeki evler tek kuruş harcamadan restore edilebilir. Evlerin restore edilmesiyle birlikte Kaleiçi’nde tarihi sokaklar yaparak burayı turizme kazandırmak işten bile değil. Bu tarihi sokak, trafiğe kapatılarak, turistlerin uğrak yeri yapılabilir. Eskişehir’deki Odun pazarı projesi aynen gerçekleştirilebilir; eski binaları ayağa kaldırarak, çok katlı betonarme binaları ortadan kaldırarak.

Son olarak, her tarafı binalarla doldurduğumuz için Edirne’mizin bir şehir meydanı da yok. Bunun da gerçekleştirilmesi gerekiyor. Uğur Mumcu Parkının olduğu bölgeyi temel alarak, Atatürk heykelinin olduğu yer trafikten arındırılıp, meydana dönüştürülebilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: